Ondokuz Mayıs Üniversitesi Turizm Fakültesi ve Bafra Turizm MYO iş birliğiyle düzenlenen “İş Dünyasında Kadın Olmak: Deneyimler ve Gerçekler” başlıklı panel, akademisyenler, kamu temsilcileri ve sektör paydaşlarının katılımıyla gerçekleştirildi. Kadının iş dünyasındaki konumu, hukuki güvenceleri ve toplumsal yansımaları farklı perspektiflerden ele alındı.
Panelin Konuşmacıları
Panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. Yetkin Bulut (OMÜ Turizm Fakültesi Dekanı) üstlendi.
Panelde konuşmacı olarak şu isimler yer aldı:
Dr. Hamiyet Çaylı – Bafra İlçe Sağlık Müdürü
Vennas Akyol – Venn Grup Kurucu İşletmeci
Av. Büşra Çelebi – Avukat / Arabulucu
Şehnaz Dereli – SAMİKAD Yönetim Kurulu Başkanı
Rezzan Günday – Samsun TSO Kadın Girişimciler Kurulu Bafra Temsilcisi

Avukat Büşra Çelebi’den 6284 Sayılı Kanun Vurgusu: “Önce Hayat İlkesi Esastır”
Panelde söz alan Avukat Büşra Çelebi, kadına yönelik şiddetle mücadelede hukukun rolüne dikkat çekerek özellikle 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında önemli değerlendirmelerde bulundu.

Çelebi, kanunun 2. maddesinde yer alan şiddet tanımına vurgu yaparak, şiddetin yalnızca fiziksel değil; fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik zarar doğuran ya da doğurma ihtimali bulunan davranışları kapsadığını belirtti.
Buradaki “ihtimal” kelimesinin kritik önemde olduğunu ifade eden Çelebi, modern koruma hukukunun artık gerçekleşmiş bir zarar aramadığını söyledi.
“Hukuk artık ‘Bir darp raporu al gel’ demiyor. Risk varsa müdahale ederim diyor. Bu, modern koruma hukukudur.”

“Koruyucu Tedbir İçin Delil Aranmaz”
6284 Sayılı Kanun’un 8/3 maddesine de değinen Çelebi, koruyucu tedbir kararları için delil aranmadığını hatırlattı. Bunun bir mahkûmiyet hükmü olmadığını vurgulayan Çelebi, ceza yargılaması ile karıştırılmaması gerektiğini ifade etti.
“Bu bir cezalandırma süreci değil; önleyici bir mekanizmadır. Bu, ‘önce hayat’ ilkesidir. Çünkü hukuk şunu söyler: Şüphe sanık lehine yorumlanır; ama risk mağdur aleyhine bekletilmez.”
“Eşitlik Hukuki Bir Zorunluluktur”
Kadının iş dünyasındaki yerinin yalnızca sosyal bir mesele olmadığını belirten Çelebi, anayasal güvence, uluslararası sözleşmeler ve ulusal mevzuat çerçevesinde eşitliğin hukuki bir zorunluluk olduğunu dile getirdi.

Kadının güçlenmesinin bir tercih değil, devletin anayasal ve uluslararası yükümlülüğü olduğunun altını çizen Çelebi, hukuk okuryazarlığının artırılması gerektiğini söyledi.
“Kadının güçlenmesi yalnızca sosyal bir hedef değildir; anayasal ve uluslararası hukuk kaynaklı bir devlet yükümlülüğüdür. Hukuk okuryazarlığı, etkili koruma mekanizmaları ve yargının toplumsal cinsiyet duyarlı içtihatları ile kadının insan onuruna yaraşır yaşam hakkı teminat altına alınır.”
Panel, katılımcıların soruları ve karşılıklı değerlendirmelerin ardından sona erdi.









