Türk tiyatro tarihinin en parlak dönemlerine imzasını atan, yönetmen, oyuncu ve yazar Haldun Dormen, bir süredir tedavi gördüğü hastanede 97 yaşında hayata gözlerini yumdu. Yaklaşık üç hafta önce enfeksiyon nedeniyle kaldırıldığı hastanede durumu ağırlaşan ve yoğun bakım ünitesinde entübe edilen duayen sanatçıdan gelen acı haber, Türkiye’de sanatın her kesiminde derin bir üzüntüyle karşılandı. Oğlu Ömer Dormen’in "Sevgili babamı ebediyete uğurlamanın tarifsiz üzüntüsü içindeyim" sözleriyle duyurduğu vefat haberi, sadece bir sanatçının değil, Türk tiyatrosunun modernleşme mimarlarından birinin vedası olarak kayıtlara geçti.
Mersin'den Amerika'ya Uzanan Vizyoner Bir Çocukluk
5 Nisan 1928'de Mersin'de dünyaya gelen Haldun Dormen, aydın bir ailenin çocuğu olarak sanatla iç içe büyüdü. Babası Kıbrıslı iş adamı Sait Ömer Bey ve annesi Nimet Rüştü Hanım’ın vizyonuyla şekillenen çocukluğu, İstanbul Şişli’de devam etti. Sahne tozunu henüz ortaokul yıllarında Galatasaray Lisesi çatısı altında yutan Dormen, Robert Kolej’deki lise eğitiminin ardından rotasını sanatın kalbine, Amerika Birleşik Devletleri’ne kırdı. Dünyanın en prestijli okullarından Yale Üniversitesi’nde tiyatro eğitimi alarak yüksek lisans derecesiyle mezun olan Dormen, Hollywood’daki Pasadena Playhouse’da sahne alarak uluslararası deneyim kazanan ender Türk sanatçılardan biri oldu.
Dormen Tiyatrosu: Bir Ekolün Doğuşu
Türkiye’ye döndüğünde Muhsin Ertuğrul’un yönetimindeki Küçük Sahne’de "Cinayet Var" oyunuyla profesyonel kariyerine adım atan usta isim, kısa süre sonra kendi hayallerinin peşinden gitti. Beyoğlu’nun ara sokaklarında kurduğu 60 kişilik Cep Tiyatrosu, Türk tiyatro tarihinin en önemli okullarından biri haline geldi. 22 Ağustos 1955’te Süreyya Sineması’nda perde açan Dormen Tiyatrosu; Erol Günaydın, Altan Erbulak, Metin Serezli, Nisa Serezli ve İzzet Günay gibi sayısız ismi Türk sanat dünyasına kazandırdı. Batılı anlamdaki ilk müzikal olan "Sokak Kızı İrma"yı sahneleyerek Gülriz Sururi’yi Türkiye’ye tanıtan Dormen, tiyatronun halkla buluşmasında devrim yarattı.
Sinema ve Televizyonda Silinmez İzler
Haldun Dormen’in yaratıcılığı sadece sahneyle sınırlı kalmadı. "Bozuk Düzen" ve "Güzel Bir Gün İçin" gibi filmleri yöneterek Altın Portakal Film Festivali’nde toplamda yedi ödül kazandı. 1970’li yıllarda tiyatrosunu kapatmak zorunda kaldığında küsmek yerine televizyona, yazarlığa ve hocalığa yöneldi. "Unutulanlar", "Kamera Arkası" ve "Popstar" gibi programlarla milyonların evine konuk oldu. Milliyet gazetesindeki sekiz yıllık köşe yazarlığı ve yazdığı onlarca kitapla kültürel belleğe muazzam bir katkı sundu. 1980’li yıllarda Egemen Bostancı ile birlikte "Hisseli Harikalar Kumpanyası" ve "Şen Sazın Bülbülleri" gibi kapalı gişe oynayan dev prodüksiyonları hayata geçirdi.
Lüküs Hayat ve Afife Ödülleri Mirası
Usta sanatçının en büyük miraslarından biri de İstanbul Şehir Tiyatroları’nda tam 30 yıl boyunca aralıksız sahnelenen "Lüküs Hayat" operetidir. Onun rejisiyle bir efsaneye dönüşen bu eser, nesiller boyu ayakta alkışlandı. Sanata ve sanatçıya değer verilmesi gerektiğini her fırsatta dile getiren Dormen, 1997 yılında Türk tiyatrosunun en prestijli ödülleri olan Afife Tiyatro Ödülleri’ni başlatarak tiyatrocuların onurlandırılacağı bir platform kurdu.
Devlet Sanatçısı ve Bir İstanbul Beyefendisi
1998 yılında "Devlet Sanatçısı" unvanıyla onurlandırılan, yaşamı boyunca 250’den fazla ödül alan ve Hacettepe Üniversitesi tarafından "Onursal Bilim Doktoru" ilan edilen Haldun Dormen, son nefesine kadar öğretmeye ve üretmeye devam etti. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda yetiştirdiği öğrencilerle ekolünü geleceğe taşıdı. Halkla ilişkiler duayeni Betül Mardin ile olan evliliğinden dünyaya gelen oğlu Ömer Dormen ve tüm sanat camiası, bugün bir "İstanbul Beyefendisini" ve tiyatronun gerçek şövalyesini uğurlamanın hüznünü yaşıyor.
Haldun Dormen’in cenazesinin, düzenlenecek büyük bir törenin ardından ebedi istirahatgahına uğurlanması bekleniyor









