Kuzey Kutbu’nun kalbinde yer alan, uçsuz buçsuz buzulları ve devasa yüz ölçümüyle dikkat çeken Grönland, modern dünyanın en çok merak edilen coğrafyalarından biridir. Coğrafi olarak Kuzey Amerika kıtasının bir parçası gibi durmasına rağmen, siyasi haritalarda Avrupa ile anılması, "Grönland hangi ülkeye ait?" sorusunu her dönem güncel tutmaktadır. Özellikle küresel ısınma ile birlikte yeni ticaret yollarının açılması ve yer altı zenginliklerinin gün yüzüne çıkması, bu dev adayı dünya siyasetinin odak noktasına yerleştirmiştir.
Grönland, resmi statüsüyle Danimarka Krallığı'na bağlı özerk bir bölgedir. Her ne kadar fiziki haritalarda Kanada’nın kuzeydoğusunda ve Kuzey Amerika kıtasına bitişik gibi görünse de, siyasi ve kültürel olarak yüzyıllardır İskandinavya ile bağlarını sürdürmektedir. Ada, Danimarka'nın doğrudan bir eyaleti olmaktan ziyade, "Kendi Kendini Yöneten Özerk Ülke" statüsündedir. Bu durum, Grönland'ın iç işlerinde tamamen bağımsız hareket edebilmesini, ancak savunma ve dış politika gibi kritik alanlarda Kopenhag’a bağlı kalmasını öngörmektedir.
ABD ve grönland Arasındaki Stratejik İlişki
"Grönland Amerika'nın mı?" sorusunun sıkça sorulmasının arkasında tarihi ve askeri gerekçeler yatmaktadır. İkinci Dünya Savaşı sırasında Danimarka’nın Almanya tarafından işgal edilmesiyle birlikte ABD, Grönland’ı koruması altına almış ve burada askeri üsler kurmuştur. Bugün hala faaliyette olan ve stratejik bir öneme sahip olan Pituffik Uzay Üssü (eski adıyla Thule Hava Üssü), ABD’nin bölgedeki varlığının en somut kanıtıdır.
ABD, adanın jeopolitik konumundan dolayı 1946’da Harry Truman döneminde 100 milyon dolarlık altın karşılığında adayı satın almayı teklif etmiş, bu teklif 2019 yılında Donald Trump tarafından "dünyanın en büyük gayrimenkul anlaşması" nitelendirmesiyle tekrar gündeme getirilmiştir. Ancak Danimarka hükümeti, "Grönland satılık değildir, Grönland halkı kendi kaderini tayin etme hakkına sahiptir" diyerek bu kapıyı kesin bir dille kapatmıştır.
Özerklikten Tam Bağımsızlığa: Adanın Siyasi Dönüşümü
Grönland’ın Danimarka ile olan ilişkisi zaman içinde büyük değişimler geçirmiştir. 1953 yılında Danimarka kolonisi olmaktan çıkarak krallığın bir parçası haline gelmiş, 1979 yılında iç işlerinde özerklik kazanmıştır. 2008 yılında yapılan bir referandumla, 2009'da yetkileri daha da genişletilmiştir. Günümüzde Grönland:
Kendi parlamentosuna (Inatsisartut) sahiptir.
Resmi dili Grönlandca (Kalaallisut) olarak kabul edilmiştir.
Danimarka AB üyesi olmasına rağmen, Grönland 1985'te balıkçılık kotaları nedeniyle Avrupa Birliği'nden ayrılmıştır.
Adadaki bağımsızlık yanlısı partiler, Grönland'ın devasa altın, uranyum, demir ve nadir toprak metalleri rezervleri sayesinde ekonomik olarak Danimarka’dan alınan yıllık 600 milyon dolarlık yardıma ihtiyaç duymadan ayakta kalabileceğini savunmaktadır. Küresel ısınma nedeniyle buzların erimesi, bu yer altı kaynaklarına erişimi kolaylaştırdığı için bağımsızlık tartışmaları her geçen gün daha da alevlenmektedir.
Coğrafi ve Doğal Bir Mucize: Buzlarla Kaplı Dev Kara Parçası
Grönland’ın %80’inden fazlası, kalınlığı yer yer 3 kilometreyi bulan buz tabakalarıyla kaplıdır. Eğer bu buzlar tamamen erirse, dünya deniz seviyesinin yaklaşık 7 metre yükseleceği tahmin edilmektedir. 2.1 milyon kilometrekarelik yüz ölçümüyle Türkiye'nin yaklaşık üç katı büyüklüğünde olmasına rağmen, sert iklim koşulları nedeniyle sadece 56 bin kişilik bir nüfusa ev sahipliği yapar. Nüfusun büyük çoğunluğunu yerli İnuit halkı oluşturur ve ulaşım genellikle köpek kızakları, tekneler veya küçük uçaklarla sağlanır; zira adada yerleşim yerlerini birbirine bağlayan kara yolları yok denecek kadar azdır.








