Giresun ve Karadeniz genelinde fındıkta verim ile kaliteyi artırma yönünde yürüttüğü yenilikçi çalışmalarla tanınan Keşap Fındık Üreticileri Birliği Başkanı Mustafa Şahin, tarımsal üretimin stratejik önemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Küresel krizlerin ve salgın dönemlerinin toprağın değerini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdiğini belirten Şahin, "Toprak bir fabrikadır, o toprağı işleyen sahibi de aslında bir fabrikatördür" diyerek üreticilere yerel kalkınma vizyonu aşıladı.
Sektörün önde gelen paydaşlarının büyük destek verdiği “Bahçeye Gel” kampanyası kapsamında önemli değerlendirmeler yapan Birlik Başkanı Mustafa Şahin, fındık bahçelerinin adeta büyütülmekte olan bir çocuk gibi şefkat ve kesintisiz bakım beklediğini vurguladı.
Dünya fındık üretiminin ve ihracatının lideri konumunda olan Türkiye'de, geleneksel tarım kalıplarından sıyrılarak modern ve bilimsel yöntemlere geçiş süreci hız kazanıyor. Keşap Fındık Üreticileri Birliği, üreticilerin bahçeleriyle olan bağını güçlendirmek ve birim alandan alınan rekolteyi katlamak adına saha eğitimlerine ve bilgilendirme çalışmalarına aralıksız devam ediyor.
"Fındık da Bir Canlıdır ve İnsan Gibi İlgi İster"
Fındık ocaklarının sadece ekonomik birer meta olarak görülmemesi gerektiğini, onların da yaşayan birer organizma olduğunu hatırlatan Birlik Başkanı Mustafa Şahin, bitki besleme ve bakım süreçlerinin hassasiyetini şu sözlerle aktardı:
“Bir bebek nasıl özenle besleniyor ve büyütülüyorsa, fındık dalları da tam olarak aynı ilgiyi ve bakımı bekler. Yetiştiği toprağın mineral yapısından aldığı güneş ışığına kadar her aşamada kendisine doğru tekniklerle yardımcı olunmasını ister. Eğer üretici bu ilgi ve emeği bahçesinden esirgemezse, toprak da ödülünü hasat zamanı azami ölçüde, tonajlı ve kaliteli olarak üreticiye geri verir.”
Fındığın küresel piyasalarda her dönem yüksek talep gören son derece değerli ve stratejik bir tarım ürünü olduğunu anımsatan Şahin, tarımsal takvime göre bugünlerde fındık kurdu ve külleme hastalığı gibi rekolteyi doğrudan baltalayan zararlılara karşı ilaçlı mücadelenin tam zamanı olduğunu hatırlattı. Ayrıca bahçelerdeki besin ortakları olan yabancı otların biçilmesi ve dip sürgünlerinin temizlenmesinin verim artışı için olmazsa olmaz bir şart olduğunu ifade etti.
"Toprağın Azlığına Çokluğuna Bakmayın"
Toprağın kalıcı ve devredilemez bir servet olduğunu, doğru tarım politikalarıyla küçük arazilerden bile devasa kazançlar elde edilebileceğini belirten Mustafa Şahin, iş gücü planlamasına dair ezber bozan bir çıkış yaptı:
“Toprak bir fabrikadır, dolayısıyla onun sahibi de üretim potansiyeli bakımından bir fabrikatördür. Kimse kendi toprağının azlığına ya da çokluğuna bakarak ümitsizliğe kapılmasın. Doğru tekniklerle bir dönüm arazide bile çok ciddi katma değer yaratılabilir. Karadeniz bölgesinde 20 dekar fındık bahçesi olan bir kişi eğer şehirde işsiz olduğunu iddia edip kendine iş arıyorsa, o kişi aslında üretimden ve işten kaçıyordur.”
Üretimin insan psikolojisi ve toplumsal refah için en büyük mutluluk kaynağı olduğunu dile getiren Şahin, kaliteli fındık üretiminin ancak üreticinin tarımsal okuryazarlığını geliştirmesiyle mümkün olabileceğini söyledi. Eğitim ve bilinç süzgecinden geçmeyen kulaktan dolma uygulamaların bahçelere yarardan çok zarar getireceğini belirterek, "Yetiştirmeyi bilmeyenden profesyonel yetiştirici olmaz. Ancak fındık bahçeleri o kadar cömert ve asildir ki; üretici ona yanlış bakıp zarar verse bile ürün vermeye, sahibini beslemeye devam eder" dedi.
Başkan Mustafa Şahin, sözlerini "Modern tarım uygulamalarıyla emeğimizi ve çabalarımızı birleştirirsek, hem fındıkta kaliteyi dünya standartlarının üzerine çıkarırız hem de üretici ve ülke olarak makro düzeyde kazanırız. Unutmayalım ki üretim varsa umut her zaman vardır” çağrısıyla noktaladı.








