Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler (BM) nezdindeki yabancı dillerde kullanılan adının "Türkiye" olarak değiştirilmesini resmileştiren mektubu BM Genel Sekreteri'ne sundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde başlatılan küresel kurumsal marka dönüşüm süreci bu diplomatik hamleyle nihayete erdi. Alınan tarihi karar doğrultusunda, BM başta olmak üzere tüm uluslararası kuruluşlarda, resmi belgelerde, uluslararası organizasyonlarda ve diplomatik yazışmalarda artık yalnızca "Türkiye" ismi esas alınacak.
ürkiye Cumhuriyeti, küresel arenadaki kurumsal algısını, itibarını ve marka değerini tahkim etmek adına uluslararası hukuk zemininde tarihi bir diplomasi reformunu hayata geçirdi. Yabancı dillerdeki resmi yazışmalarda uzun yıllardır kullanılan ve çeşitli semantik karmaşalara yol açan "Turkey", "Turkei", "Turquie" gibi ibarelerin yerini, ülkenin öz kimliğini yansıtan "Türkiye" markası kalıcı olarak devraldı.
Diplomatik Tescil Mektubu BM Genel Sekreteri'ne İletildi
Sürecin yasal olarak yürürlüğe girmesini sağlayan nihai adım, Dışişleri Bakanlığı’nın kurumsal iradesiyle atıldı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, mevkidaşı BM Genel Sekreteri'ne hitaben kaleme alınan resmi tescil deklarasyonunu New York'taki BM Genel Merkezi'ne ulaştırdı. Konunun diplomatik ve sosyo-ekonomik arka planına ilişkin sosial medya mecralarından geniş bir açıklama yayınlayan Bakan Çavuşoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Ülkemizin küresel ölçekteki marka değerini en üst seviyeye yükseltmek amacıyla Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde büyük bir titizlikle başlattığımız stratejik süreç bugün itibarıyla nihayete eriyor. BM Genel Sekreteri'ne bugün diplomatik kanallarla gönderdiğim resmi mektupla, ülkemizin BM nezdinde yabancı dillerdeki adını da bundan sonra sadece 'Türkiye' olarak tescil ediyoruz. Atılan bu adım, asil milletimizin kültür, medeniyet ve değerlerinin uluslararası arenada doğru temsili adına hayati bir dönüm noktasıdır.”
"Turkey" İbaresinin Kaldırılmasının Stratejik Nedenleri
Alınan bu radikal karar sadece sembolik bir isim değişikliğinden ibaret olmayıp; turizm, dış ticaret, sanayi ve kültürel diplomasi alanlarında bütüncül bir "Made in Türkiye" şemsiyesi oluşturmayı hedefliyor. İngilizce başta olmak üzere bazı batı dillerinde "Turkey" kelimesinin "hindi" anlamına gelmesi, sözlüklerde zaman zaman taşısın ya da taşımasın olumsuz argümanlarla ve çağrışımlarla yan yana getirilmesi Ankara'nın uzun süredir gündemindeydi. Yeni kurumsal kimlikle birlikte, uluslararası literatürde Türkiye imajı ve tanınırlığı, kendi ana dilindeki fonetik ve asil yapısıyla yeniden inşa edilmiş oldu.
Uluslararası Kurumlarda Yeni Dönem Başladı
Mektubun BM Genel Sekreterliği tarafından işleme alınmasıyla birlikte, başta BM Genel Kurulu, Güvenlik Konseyi olmak üzere UNESCO, NATO, DSÖ, IMF ve Dünya Bankası gibi tüm küresel alt ve üst kurumsal mekanizmalarda harf dizilimi "Türkiye" olarak güncellenecek. Diplomatik protokol listeleri, devlet başkanları düzeyindeki ikili anlaşma metinleri, pasaport kabulleri ve uluslararası tescil belgelerinde de bu yeni yazım kuralı tavizsiz şekilde zorunlu kılınacak. Ekonomi yönetimi de ihracat liginde bir süredir kullanılan "Made in Türkiye" damgasının, bu diplomatik zaferle birlikte küresel pazarda çok daha güçlü bir hukuki korumaya kavuştuğunu bildirdi.









