Din İşleri Yüksek Kurulu, tüm dünyayı etkileyen Kovid-19 salgını gölgesinde eda edilecek Ramazan ayı için merak edilen soruları yanıtladı. Kurul, sağlıklı bireyler için orucun bir risk taşımadığını vurgularken, hastalık teşhisi konulanlar ve risk grubunda yer alanlar için önemli muafiyet detaylarını paylaştı.
Oruç İbadetinde Muafiyet Kapsamına Giren Gruplar
Kurul tarafından yapılan açıklamada, salgın şartları ve sağlık riskleri göz önüne alınarak bazı kişilerin oruç tutmama veya erteleme hakkına sahip olduğu belirtildi. İşte o gruplar:
Teşhis Konulanlar ve Kronik Hastalar: Kovid-19 teşhisi konulmuş ve doktoru tarafından oruç tutması sakıncalı bulunanlar ile hastalığı ağır geçirme riski olanlar.
Risk Grubundakiler: Yaşlılık nedeniyle direnci düşük olanlar, hamile veya emziren kadınlar.
Sağlık Çalışanları: Sağlığının bozulmasından veya yoğun mesai nedeniyle sağlık hizmetinin aksamasından endişe eden sağlık personeli.
Ağır İşçiler: Meşakkatli işlerde çalışıp sağlık riski taşıyanlar.
Bu gruplardaki bireylerin, tutamadıkları günler için imkanları varsa fidye vermeleri, imkanları yoksa daha sonra kaza etmeleri gerektiği hatırlatıldı.
Bağışıklık Sistemi ve Oruç İlişkisi
Sağlıklı bireylerin oruç tutmasının hastalığın yayılmasına dair özel bir risk oluşturmadığı ifade edildi. Kurul, oruç tutmanın bağışıklık sistemini zayıflattığına dair bilimsel bir kanıt bulunmadığını, aksine ibadetin manevi huzurla birlikte vücut direnci üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini belirtti. Ancak bireylerin kendi durumlarını ihlasla değerlendirmesi ve şüphe durumunda doktorlarına danışmaları gerektiği vurgulandı.
Sosyal Mesafe: İftar, Teravih ve Mukabele
Salgınla mücadelenin sekteye uğramaması için Ramazan ayının geleneksel ritüellerinde değişikliğe gidilmesi istendi:
İftar Sofraları: Kalabalık iftar organizasyonlarından kesinlikle kaçınılmalı, sadece hane halkı ile iftar yapılmalıdır.
İbadet Alanları: Teravih namazları, mukabeleler ve diğer ibadetlerin camiler yerine evlerde eda edilmesi, sosyal izolasyonun korunması açısından büyük önem taşımaktadır.
Dini ve Medeni Sorumluluk Vurgusu
Kurul, toplum sağlığını korumak amacıyla devletin koyduğu kurallara riayet etmenin hem bir vatandaşlık görevi hem de dini bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Ramazan ayının maneviyatının evlerde yaşatılması çağrısında bulunan Kurul, sürecin tüm insanlık için hayırlara ve şifaya vesile olmasını temenni etti.









