Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Merkez Disiplin Kurulu (MDK) ortak toplantısının ardından yayımladığı yazılı basın açıklamasında, iç ve dış siyasete yön verecek tarihi mesajlar verdi. "Terörsüz Türkiye" hedefinin altını çizen Bahçeli, etnik ve mezhepsel bölücülük üzerinden toplumu ayrıştırmak isteyen şer odaklarına set çekti.
Toplantının ardından net ifadeler kullanan MHP Lideri Devlet Bahçeli, "Alevi de bizim, Kürt de bizimdir. Cami de bizim, Cemevi de bizimdir. Biz hep birlikte Türk milletiyiz" diyerek milli birlik ve kardeşlik vurgusunu en üst perdeden dile getirdi.
Milliyetçi Hareket Partisi’nin en yetkili karar organlarının katılımıyla gerçekleştirilen basına kapalı ortak zirve, yayımlanan yazılı deklarasyonla Türkiye gündemine oturdu. Türkiye’yi doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyen her makro meselede MHP’nin güçlü fikri altyapısıyla çözüm üretmeye kararlılıkla devam ettiğini belirten Devlet Bahçeli, Türk milliyetçiliğinin şanlı tarihimizin, milli kimliğimizin ve bağımsızlığımızın en büyük güvencesi olduğunu hatırlattı.
"Bölünme Rüyası Kutsaklarda Kalacaktır"
102 yıllık Cumhuriyet tarihinin boyunca etnik ve mezhepsel bölücülüğün sürekli olarak dış tahriklerle diri tutulmaya çalışıldığını ifade eden Bahçeli, hedeflenen yeni vizyonu şu sözlerle aktardı:
"Yeni yüzyılda 'Terörsüz Türkiye’nin adım adım inşasıyla birlikte, şer odaklarının bu bölünme rüyası da kursaklarında kalacaktır. Türkiye’nin kardeşlik hukuku içinde, toplumu yapay fay hatlarıyla ayrıştırma çabaları tamamen karşılıksız kalmaya mahkumdur. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi milli birliğimizi ve bin yıllık kardeşliğimizi daha da pekiştirmiştir."
Cumhurbaşkanı Yardımcılığı Önerisi ve Eleştirilere Cevap
Yürütme, yasama ve yargıyı simgeleyen ağaçlar üzerinden oluşturulan üçgen sistemin bir siyasi önerme olarak masada olduğunu aktaran Bahçeli, iki Cumhurbaşkanı Yardımcısından birinin Alevi, diğerinin ise Kürt kökenli vatandaşlarımız arasından seçilebileceği yönündeki vizyoner fikrin, tamamen Türkiye’nin kendi iç kardeşlik hukukuyla ilgili olduğunu belirtti. Bu yapıcı öneriyi "Lübnan modeli" gibi dış kaynaklı kırılgan yapılarla ilişkilendirmeye çalışanların art niyetli bir çarpıtma içinde olduğunu vurguladı.
Ana muhalefet partisine de yüklenen MHP Lideri, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) yıllar boyunca Alevi ve Kürt vatandaşları sadece birer siyaset malzemesi olarak kullandığını ancak necip milletimizin bu tehlikeli tuzaklara asla düşmediğini dile getirdi.
Kulislere Sızan Bilgilere Sert Tepki
Basına kapalı olarak gerçekleştirilen MYK ve MDK toplantısında sarf edilen bazı stratejik sözlerin çarpıtılarak medyaya servis edilmesine de sert tepki gösteren Devlet Bahçeli, bu sızdırmaların zamanlama açısından manidar olduğunu ifade etti. Bahçeli, söz konusu iddiaları ortaya atan gazeteciyi sert bir dille eleştirerek, "dedikodu markası" ve "her ipte cambazlık yapan" bir figür olarak nitelendirdi.
Açıklamasının son bölümünde Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın sarsılmaz iradesine dikkat çeken Genel Başkan Bahçeli, Türkiye'nin etnik ve mezhep temelli yapay bir sarsıntıya uğramasına asla müsaade etmeyeceklerinin altını çizerek, yapay bir milliyetçilik yarışına giren zehirli çevrelerin tüm çabalarının beyhude olduğunu beyan etti.









