Türkiye, haziran ayının son haftasında uluslararası ilişkilerde dengeleri değiştirecek ve ülkenin jeopolitik konumunu pekiştirecek iki büyük diplomatik temasa kilitlendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülecek bu yoğun diplomasi trafiğinin ilk ayağını Ankara'da ağırlanacak olan Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman oluştururken, ikinci ve en kritik halkası ise İspanya’nın başkenti Madrid’de gerçekleştirilecek tarihi NATO Liderler Zirvesi olacak.
Hem bölgesel ekonomik iş birlikleri hem de küresel güvenlik mimarisi açısından büyük önem taşıyan bu temaslar, Türkiye'nin dış politikadaki çok boyutlu ve proaktif duruşunu bir kez daha gözler önüne serecek.
Türkiye'nin küresel ve bölgesel krizlerde üstlendiği stratejik rol, haziran ayının son günlerinde zirve noktasına ulaşıyor. Dış politikada bir süredir yürütülen normalleşme adımları ve ittifak içi hak arayışları, önümüzdeki günlerde atılacak somut imzalarla ve liderler zirvesindeki net duruşla taçlanacak.
Ankara'da Yeni Dönem: Veliaht Prens Selman ile Ekonomik Ortaklık
Diplomasi trafiğinin ilk perdesi 22 Haziran’da Ankara’da açılıyor. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Türkiye’ye resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. Bu kritik hamle, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaklaşık 4,5 yıllık bir aranın ardından nisan ayı sonunda Riyad’a yaptığı iade-i ziyaretin devamı niteliğini taşıyor.
İki bölgesel güç arasındaki ilişkilerin yeniden en üst seviyeye taşınmasını amaçlayan zirvede, özellikle ekonomi, finans ve yatırım alanlarında makro ölçekli anlaşmalara imza atılması bekleniyor. Ankara’daki heyetler arası görüşmelerde; enerji koridorlarının güvenliği, savunma sanayiinde ortak üretim modelleri, ikili ticaret hacminin artırılması ve turizm teşvikleri masaya yatırılacak temel başlıklar olacak.
Madrid’de NATO Sınavı: Terörle Mücadelede Tavizsiz Duruş
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'daki yoğun programın hemen ardından 28-30 Haziran tarihlerinde İspanya'nın başkenti Madrid'de düzenlenecek olan NATO Liderler Zirvesi’ne katılmak üzere Türkiye'den ayrılacak. Rusya-Ukrayna savaşının gölgesinde toplanacak olan zirvede, ittifakın yeni yol haritası ve genişleme politikaları ele alınacak.
Zirvenin Türkiye açısından en sıcak maddesini ise İsveç ve Finlandiya’nın resmi NATO üyelik başvuruları oluşturuyor. Türkiye, özellikle İsveç’in PKK/YPG başta olmak üzere kırmızı çizgi olarak kabul edilen terör örgütlerine sağladığı siyasi ve finansal desteği gerekçe göstererek bu üyeliklere açıkça şerh koymuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Madrid sahnesinde, Türkiye’nin ulusal güvenlik endişelerini ve meşru taleplerini belgeleriyle dünya liderlerinin önüne koyması bekleniyor. Zirve marjında ABD Başkanı başta olmak üzere pek çok devlet ve hükümet başkanıyla ikili görüşmeler de gerçekleştirilecek.









