Yeni tip koronavirüsün (COVID-19) merkez üssü olan Çin'den, küresel salgınla mücadelede çığır açabilecek nitelikte bir haber geldi. Pekin Üniversitesi bünyesinde yürütülen araştırmalar neticesinde geliştirilen yeni bir ilacın, sadece hastaları tedavi etmekle kalmayıp aynı zamanda virüse karşı kısa süreli bağışıklık sağladığı açıklandı.
Dünya genelinde milyarlarca insanı etkileyen koronavirüs pandemisine karşı aşı çalışmaları tüm hızıyla sürerken, Çinli araştırmacılardan ezber bozan bir hamle geldi. Pekin Üniversitesi’ndeki bilim insanları, COVID-19 hastalarının iyileşme sürelerini radikal bir şekilde kısaltan ve virüse karşı geçici koruma kalkanı oluşturan bir ilaç geliştirdiklerini duyurdu.
Hem Tedavi Ediyor Hem de Koruyor
Geliştirilen bu yeni formülü, şu an dünya genelinde kullanılan diğer antiviral ilaçlardan ayıran en büyük özellik, sağlıklı bireylere uygulandığında koronavirüse karşı kısa vadeli bağışıklık kazandırma potansiyeli taşıması. Bu yönüyle ilaç, sadece bir tedavi aracı değil, aynı zamanda salgının yayılımını durdurabilecek bir önleyici olarak da görülüyor.
Hayvan Deneyleri Başarıyla Tamamlandı
Uluslararası haber ajansı AFP'ye araştırma detayları hakkında konuşan proje sorumlusu Sunney Xie, ilacın hayvanlar üzerindeki test aşamasının son derece başarılı geçtiğini belirtti. Enfekte edilen hayvanlar üzerinde yapılan klinik denemelerde, ilacın virüs yükünü ciddi oranda düşürdüğü ve tedavi edici gücünün kanıtlandığı aktarıldı.
2020 Sonunda Kullanıma Sunulması Planlanıyor
Henüz insanlı deney (klinik faz) aşamasına geçmeyen ilacın, laboratuvar başarılarının ardından hızla onay süreçlerine tabi tutulması bekleniyor. Dr. Xie, her şeyin planlandığı gibi gitmesi durumunda ilacın 2020 yılının son aylarına doğru salgınla mücadelede aktif olarak kullanılabileceğini öngörüyor.
Küresel ölçekte bir aşının tamamen hazır hale gelmesi için uzmanlar tarafından 12 ila 18 aylık bir takvim öngörülürken, Çin halihazırda 5 farklı aşı projesinde insanlı deneylerini sürdürüyor. Ancak bu yeni ilaç projesinin başarısı, aşıya olan küresel bağımlılığı azaltarak normalleşme sürecini çok daha erkene çekebilir.









