Küresel finans piyasalarında risk iştahının azalması ve belirsizliklerin tırmanmasıyla birlikte yatırımcılar, geleneksel güvenli limanları olan altına sığındı. Genişleyici para politikaları, jeopolitik gerilimler ve salgın kaynaklı ekonomik endişelerin bir araya gelmesi, altın fiyatlarını son 8 yılın en yüksek seviyesine fırlattı.
Küresel ekonomide taşlar yerinden oynamaya devam ederken, finans dünyasının gözü yeniden emtia piyasalarına çevrildi. Amerika Birleşik Devletleri ile Çin Halk Cumhuriyeti arasında yeniden alevlenen ticaret savaşı gerilimleri, salgının makroekonomik etkileri ve merkez bankalarının piyasaları fonlama konusundaki ısrarcı tutumu, altına olan talebi zirveye çıkardı.
Ekim 2012'den Bu Yana En Yüksek Seviye!
New York merkezli emtia borsası COMEX’te altının ons fiyatı, Türkiye saati ile 15:00 itibarıyla 1.775,80 dolara kadar tırmandı. Bu hamleyle birlikte sarı metal, Ekim 2012’den bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaşarak tarihi bir eşiği geride bıraktı. Eş zamanlı olarak spot altın piyasasında da yüzde 1'i aşan değer kazançları gözlendi ve işlemler 1.763 dolar sınırından karşılık buldu.
Negatif Faiz ve Tahviller Altını Besliyor
Piyasa uzmanları, dünya genelinde faiz oranlarının tarihi düşük seviyelerde seyretmesinin ve negatif getirili tahvillerin yaygınlaşmasının altının elini güçlendirdiğini belirtiyor. Paranın reel getirisinin azaldığı bu dönemde yatırımcılar, hem fiziksel hem de dijital altın fonlarına (ETF) yönelerek varlıklarını koruma altına alıyor.
Analistler, önümüzdeki süreçte altının yönünü tayin edecek temel unsurların; ABD-Çin diplomatik ilişkileri, küresel büyüme verileri ve başta Fed olmak üzere majör merkez bankalarının sıkılaşma ya da genişleme yönündeki adımları olacağını öngörüyor.








