Ekonomi ve finans piyasalarında son günlerde kulaktan kulağa yayılan "kripto para ve borsa kazançlarına vergi geliyor" iddialarına Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten birinci ağızdan net bir bülten açıklaması geldi. Yatırımcıların merakla beklediği vergi mimarisine dair detayları paylaşan Bakan Şimşek, yatırım ekosistemini koruyacak bir yaklaşım sergilediklerini belirterek, kazançlara yönelik herhangi bir vergilendirme niyetlerinin olmadığını, sadece sembolik düzeyde sınırlı bir işlem vergisinin (tobin vergisi benzeri) masada olduğunu ilan etti.
Finansal piyasaların ve makro ekonomik dengelerin sürdürülebilirliği açısından vergi reformu hazırlıklarını yürüten Hazine ve Maliye Bakanlığı, sermaye piyasalarını yakından ilgilendiren spekülasyonlara açıklık getirdi. Yatırımcı algısını ve piyasa lojistiğini doğrudan etkileyen iddialar üzerine konuşan Bakan Mehmet Şimşek, ekonomi yönetiminin temel felsefesinin "vergide adalet" olduğunu ancak bu süreçte sermaye piyasalarının derinleşmesine ve dijital varlık inovasyonuna zarar verilmeyeceğini vurguladı.
"Kazançları Vergilendirmeyeceğiz, Sınırlı Bir Hizmet/İşlem Vergisi Gelebilir"
Bloomberg’e verdiği demeçte, “YASED Küresel Yatırım Günleri ve Ankara Resepsiyonu” kapsamında makroekonomik projeksiyonları değerlendiren Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, finans dünyasının odağındaki konuya dair şu kurumsal ifadeleri kullandı:
"Hükümet olarak temel felsefemiz, kayıt dışılıkla mücadele etmek ve vergilendirilmemiş hiçbir alan bırakmamaktır. Ancak bu kuralı uygularken finansal piyasalarımızın likidite lojistiğini korumak zorundayız. Kamuoyunda tartışılanın aksine, kripto varlıklar ve hisse senedi (borsa) kazançlarına yönelik herhangi bir gelir veya kazanç vergisi planımız kesinlikle bulunmuyor. Bizim üzerinde durduğumuz çalışma, piyasa işleyişini ve derinliğini bozmayacak, oldukça düşük oranlı ve sınırlı bir işlem vergisi enstrümanıdır."
Seçimsiz 4 Yıllık Reform Dönemi ve Yatırım Lojistiği
Türkiye’nin makro vizyonunda önünde seçimsiz geçecek altın değerinde bir dört yıl bulunduğunu hatırlatan Bakan Şimşek, bu stabil dönemin yapısal reformlar ve uluslararası doğrudan yatırımlar açısından tarihi bir fırsat penceresi sunduğunu söyledi. Türkiye’nin küresel tedarik zinciri ve lojistik endekslerinde harika bir kavşak noktasında yer aldığını belirten Şimşek, modern liman altyapısı ve havaalanı lojistiği sayesinde küresel sermayenin en güvenli limanlarından biri olduklarının altını çizdi.
Enflasyonda Sert Düşüş Trendi Başlıyor
Orta Vadeli Program (OVP) hedefleri doğrultusunda dezenflasyon sürecinin teknik olarak başladığını deklare eden Bakan Şimşek, fiyat istikrarını kalıcı hale getirerek enflasyonu yeniden tek haneli seviyelere düşürmekte kararlı olduklarını yineledi. Bu sürecin zamana yayılacağını ancak önümüzdeki aydan itibaren baz etkisi ve sıkı para politikasının lojistik katkısıyla enflasyon grafiğinde çok sert ve aşağı yönlü bir kırılma izleyeceklerini belirtti.
Rezervler Güçlendi, Türkiye’nin Risk Primi (CDS) Çakılıyor
Finansal istikrarın en somut göstergelerindeki iyileşmeyi rakamlarla ortaya koyan Şimşek, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) swap hariç net rezervlerinin 60 milyar dolarlık muazzam bir artış kaydettiğini, brüt rezervlerin ise 142 milyar dolar eşiğini aşarak tarihi bir direnç noktası oluşturduğunu açıkladı. Türkiye’nin uluslararası piyasalardaki borçlanma maliyetini belirleyen risk priminin (CDS) ise ekonomi programına duyulan güven sayesinde hızla gerilediğini, gelecek yıl itibarıyla 100 baz puan seviyelerine kadar inmesini öngördüklerini sözlerine ekledi. Bu durum, yabancı sermaye lojistiğinin Türkiye'ye akışını daha da hızlandıracak.









