Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'de dijital güvenliğin en önemli kalelerinden biri olan ve 2011 yılında hayata geçirilen Güvenli İnternet Hizmeti’ne yönelik güncel verileri paylaştı. Bakan Uraloğlu'nun açıkladığı bültene göre, internetin zararlı içeriklerinden korunmak amacıyla sisteme dahil olan toplam abone sayısı 44 milyon 287 bin barajını geride bırakarak rekor bir seviyeye ulaştı.
Dijitalleşme süreçlerinin hız kazanması ve internet kullanım yaşının düşmesiyle birlikte, siber dünyanın barındırdığı risklere karşı koruyucu mekanizmaların önemi her geçen gün artıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı koordinesinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından yürütülen Güvenli İnternet Hizmeti, ailelerin ve bireylerin dijital dünyada güvenle yol almasını sağlayan en kitlesel siber güvenlik lojistiği haline geldi.
Bakan Uraloğlu, tamamen ücretsiz ve isteğe bağlı olarak sunulan bu kurumsal hizmetin, vatandaşlar tarafından çok güçlü bir kabul gördüğünü ve abone grafiğinin her geçen gün yukarı tırmandığını aktardı.
Abone Tercihlerinde "Aile Profili" Ezici Çoğunlukta
Sistemin kullanım detaylarına dair istatistiksel verileri paylaşan Bakan Uraloğlu, hizmeti aktif hale getiren kullanıcıların profil dağılımını gözler önüne serdi. Paylaşılan analize göre, 44 milyonu aşan abonelerin yüzde 99,5’i "Aile Profili" lojistiğini tercih ederken, daha sıkı filtrelerin yer aldığı "Çocuk Profili" kullanım oranı ise yüzde 0,5 seviyelerinde kaldı.
Eğitim ve bilişim otoriteleri, Aile Profili'nin genel internet deneyimini fazla kısıtlamadan zararlı siteleri engellemesi nedeniyle popüler olduğunu belirtirken, Çocuk Profili'nin kullanım oranının düşük olmasını ise ailelerin bu profile yönelik farkındalık bültenlerinin artırılması gerektiğinin bir işareti olarak yorumluyor.
"Çocuklarımızı Zararlı İçeriklerden Korumak Birinci Önceliğimiz"
Sistemin ana odak noktasının aile yapısı ve çocukların ruhsal-fiziksel gelişimi olduğunu hatırlatan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, kurumsal mesajında şu ifadeleri kullandı:
"Siber dünya sadece bilgiye erişim sunmuyor, aynı zamanda kontrol edilmediğinde çocuklarımız için ciddi tehlikeler barındırıyor. Çocuklarımızı internet ortamındaki olumsuz ve travmatik içeriklerden korumak bizim en temel devlet önceliğimizdir. Bu hizmetle yalnızca evlatlarımızı değil, her yaştan vatandaşımızı kumar, şiddet, nefret söylemi, yasa dışı ticaret ve terör propagandası gibi toplumsal huzuru tehdit eden dijital virüslerden uzak tutmayı amaçlıyoruz. Geri bildirimlere açık olan bu yapay zeka destekli filtreleme mekanizması, kullanıcı önerileriyle her gün daha da mükemmel hale getiriliyor."
Hem Anayasal Güvence Hem Uluslararası Standart
Güvenli İnternet Hizmeti, sadece idari bir karar olmanın ötesinde, hem ulusal mevzuatta hem de uluslararası insan hakları şemalarında çok güçlü bir hukuki zemine oturuyor. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ailenin korunmasını düzenleyen 41. maddesi ile gençliğin korunmasını içeren 58. maddesi bu hizmetin ana yasal dayanağını oluşturuyor. Elektronik Haberleşme Kanunu ve Tüketici Hakları Yönetmeliği ile kurumsal çerçevesi çizilen hizmet, aynı zamanda küresel lojistik sözleşmelerle de tam uyum gösteriyor.
Türkiye, bu dijital koruma kalkanını uygularken Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesi, Çocukların Cinsel Sömürü ve İstismara Karşı Korunmasına Yelik Sözleşme (Lanzarote Sözleşmesi) ve Birleşmiş Milletler (BM) Çocuk Haklarına Dair Sözleşme parametrelerini harfiyen yerine getiriyor. Bakanlık, sistemin daha geniş kitlelere ulaştırılması adına dijital okuryazarlık ve bilinçlendirme çalışmalarına kesintisiz devam edileceğini duyurdu.









