Küresel ölçekte devam eden koronavirüs pandemisiyle mücadelede bilim dünyası stratejik bir eşiği daha aştı. Pittsburgh Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Türk bilim insanı Dr. Ergin Koçyıldırım ve ekibi, laboratuvar ortamında geliştirdikleri aşının ilk sonuçlarını prestijli bilim dergilerinde paylaştı. Küçük hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde, enjekte edilen özel proteinlerin virüse karşı güçlü bir antikor tepkisi oluşturduğu gözlemlendi. Bu gelişme, virüsün yayılım hızını kırma noktasında en somut adımlardan biri olarak nitelendiriliyor.
Fare Denemeleri Başarılı, Hedef İnsan Testleri
Araştırmanın sonuçları EbioMedicine dergisinde yayımlanırken, Dr. Koçyıldırım sosyal medya hesabı üzerinden sürece dair umut verici detaylar paylaştı. Ekibin geliştirdiği protein tabanlı aşının, laboratuvar ortamında bağışıklık sistemini harekete geçirdiğini belirten Koçyıldırım, "Şimdi Faz 1 insan testleri için Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi'nden (FDA) onay bekliyoruz" dedi. Araştırmanın bir diğer ismi Doç. Dr. Andrea Gambotto ise daha önceki SARS ve MERS deneyimlerinin, yeni tip koronavirüsün zayıf noktalarını tespit etmede kendilerine büyük hız kazandırdığını ifade etti.
400 Mikro İğneyle Devrimsel Uygulama
Geliştirilen bu yeni aşı, geleneksel şırınga yöntemlerinden farklı bir teknolojiyle dikkat çekiyor. Üzerinde tam 400 mikro iğne bulunan küçük bir yama (patch) şeklinde tasarlanan aşı, virüsün vücuda tutunmasını sağlayan "spike" (diken) proteinlerini deri altına doğrudan aktarıyor. Grip aşısına benzer bir üretim mantığıyla geliştirilen bu yöntem, hem uygulamanın kolaylığı hem de bağışıklık tepkisinin gücü açısından umut vaat ediyor. Yamadaki iğneler şeker ve protein karışımından oluştuğu için deri üzerinde eriyerek emiliyor.
FDA Onayı Sonrası Birkaç Ay İçinde Başlayabilir
Bilim insanları, yasal süreçlerin tamamlanmasının ardından insanlar üzerindeki denemelere birkaç ay içinde başlanabileceğini öngörüyor. Dr. Ergin Koçyıldırım’ın bu denli kritik bir çalışmanın merkezinde yer alması Türkiye’de de gururla karşılanırken, aşının seri üretimi ve küresel dağıtımı için gerekli lojistik hazırlıkların da planlandığı bildirildi. Eğer insan testleri de hayvan deneylerindeki gibi başarılı olursa, mikro iğne teknolojisi koronavirüsle mücadelede dönüm noktası olabilir.









