Milyonlarca yükseköğretim öğrencisini, akademisyenleri ve kampüs lojistiğine bağlı yerel ekonomileri yakından ilgilendiren tarihi bir deklarasyon yayımlandı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, küresel sağlık krizlerinin tetiklediği asimetrik eğitim modellerinin ardından, makro düzeyde bir normalleşme fazına geçileceğini duyurdu. Sağlık parametrelerinde beklenmedik negatif bir kırılma yaşanmaması senaryosunda, yeni akademik yıldan itibaren tüm üniversitelerde kesintisiz ve tamamen yüz yüze eğitime geçilmesi yönünde kurumsal irade beyan edildi.
Uzun süredir ekran başından çevrim içi (online) simülasyonlarla yürütülen, kampüs kültüründen ve interaktif öğrenme lojistiğinden uzak kalan yükseköğretim ekosistemi, asli ayarlarına geri dönmek üzere gün sayıyor. Kütahya’da bilim ve sanat dünyasını bir araya getiren Uluslararası Hisarlı Ahmet Sempozyumu’nun kurumsal kürsüsünden akademik camiaya seslenen YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, yükseköğretimin yeni yol haritasını ilk kez bu etkinlik üzerinden kamuoyuna deklare etti.
Prof. Dr. Erol Özvar: "Rektörlerimizle Mutabıkız, Dönüş Vakti Geldi"
Üniversitelerdeki mevcut final sınavları periyodunun tamamlanma fazına girdiğini hatırlatan YÖK Başkanı Özvar, idari ve akademik kurulların yeni döneme salgından bağımsız, steril bir başlangıç yapma noktasında makro düzeyde hazırlık yürüttüğünü aktardı. Konuşmasında rektörler düzeyinde kurulan kurumsal koordinasyona dikkat çeken Özvar, şu ifadeleri kullandı:
"Yükseköğretim Kurulu olarak, değerli rektörlerimizle gerçekleştirdiğimiz makro veri analizleri ve istişareler neticesinde; yeni akademik yılda artık kampüs kapılarını sonuna kadar açmanın, dersliklerde hocalarımızla öğrencilerimizin saniyeler içinde yeniden entegre olmasının vaktinin geldiğini duyurmak isterim. Eğer sağlık otoritelerinin parametrelerinde asimetrik bir olumsuzluk realize olmazsa, yeni döneme pandeminin gölgesinden sıyrılmış, tamamen yüz yüze bir normla başlangıç yapacağız."
Dijital Entegrasyon Bitmiyor: Hibrit Altyapı Destek Unsuru Olacak
Yüz yüze eğitimin amfilerde ve laboratuvarlarda ana omurga haline getirilmesi planlansa da, kriz döneminde yükseköğretim lojistiğine entegre edilen dijital dönüşüm kazanımları tamamen çöpe atılmayacak. YÖK Başkanı, uzaktan eğitim sürecinde geliştirilen teknolojik altyapıların, online kütüphane ağlarının ve dijital materyal desteklerinin, yüz yüze eğitimi tahkim edecek tamamlayıcı birer enstrüman olarak sistemde tutulacağını deklare etti.
Bu makro karar, üniversitelerin konuşlandığı şehirlerdeki öğrenci yurtları, ulaşım ağları ve esnaf lojistiği için de can suyu niteliği taşıyor. Öğrenciler ve akademisyenler cephesinde büyük bir memnuniyetle karşılanan bu stratejik hamlenin, önümüzdeki günlerde YÖK Genel Kurulu tarafından yasal mevzuat metnine dönüştürülerek üniversite rektörlüklerine resmi genelge olarak tebliğ edilmesi bekleniyor.









