Türkiye’nin enerji arz güvenliğini sağlama ve dışa bağımlılığını azaltma stratejisi, meyvelerini en somut şekilde vermeye devam ediyor. Dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Türkiye'nin yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminde tarihi bir rekora imza attığını duyurmuştu. Bakan Dönmez'in paylaştığı verilere göre, ilgili pazar günü üretilen toplam elektriğin tam %90’ı tamamen milli ve yenilenebilir kaynaklardan elde edildi.
Başarının arkasındaki kararlılığa vurgu yapan Fatih Dönmez, “Milli enerjimiz yenilenmeye, yatırımlarımız meyvelerini vermeye devam ediyor” ifadelerini kullanarak yeşil enerjiye geçiş sürecinin altını çizdi.
Türkiye’nin uzun yıllardır sürdürdüğü "Milli Enerji ve Maden Politikası" kapsamında hayata geçirilen yatırımlar, elektrik üretim altyapısında devrim yaratıyor. Özellikle yerli kömür, hidrolik, rüzgar ve güneş enerjisi gibi öz kaynaklara yönelim, Türkiye'yi küresel enerji krizlerine karşı korunaklı bir liman haline getirirken, üretim modelinde de tarihi bir dönüşümün önünü açtı.
Zirve %43,7 ile Hidrolik Enerjinin Oldu
Rekorun kırıldığı pazar günü gerçekleşen elektrik üretiminin kaynaklara göre dağılımında en büyük payı barajlar üstlendi. Hidrolik enerji tek başına toplam üretimin %43,7’sini karşılayarak rekorun lokomotifi oldu.
Termik santrallerde kullanılan yerli kömür %16,5 ile ikinci sırada yer alırken, son yıllarda yatırımların hız kazandığı rüzgar enerjisi %14,5 seviyesine ulaştı. Temiz enerji portföyünün diğer önemli aktörlerinden güneş enerjisi %7,2, jeotermal enerji %5,3 ve biyokütle tesisleri %2,6 oranında katkı sağladı. Diğer yerli kaynakların payı ise %0,2 olarak kayıtlara geçti. Bu oranların birleşimiyle, ithal kaynaklara ihtiyaç duyulmadan üretilen elektrik miktarı %90 gibi muazzam bir seviyeye ulaştı.
Uzmanlar: "Yeşil Enerjiye Geçişte Büyük Bir Kilometre Taşı"
Enerji piyasası uzmanları, bu verilerin sadece bir günlük bir rekor olmadığını, Türkiye’nin sürdürülebilir çevre ve yeşil enerji politikasındaki kararlılığının somut bir kanıtı olduğunu ifade ediyor. Hidrolik ve rüzgar gibi doğa dostu kaynakların bu denli yüksek oranlara ulaşması, karbon salınımının azaltılması noktasında da Türkiye’nin elini güçlendiriyor. Sektör temsilcileri, depolamalı yeni nesil enerji yatırımlarının da devreye girmesi








