Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda arz güvenliğini tahkim etmek ve ülke genelindeki tarımsal üretim hacmini zirveye taşımak adına radikal bir mevzuat reformunu hayata geçiriyor. Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, mülkiyet sahiplerinin rızası ya da çeşitli hukuki engeller nedeniyle yıllardır ekilmeyen atıl tarım arazilerinin üretime kazandırılması için düğmeye basıldığını açıkladı.
Yeni sisteme göre, üst üste boş bırakılan tarım arazileri bakanlık tarafından dijital olarak takip edilecek ve yasal süreçlerin ardından bölgedeki üreticilere rayiç bedel üzerinden kiralanacak.
Kırsal nüfusun kente göç etmesi ve miras hukuku kapsamındaki çoklu ortaklık anlaşmazlıkları sebebiyle Türkiye genelinde milyonlarca metrekarelik verimli tarım arazisi atıl vaziyette bekliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, bu yapısal sorunu çözerek tarımsal hasılayı artırmak amacıyla hazırlanan yasal düzenlemede son viraja girdi.
İki Yıl Boş Kalan Arazi Takibe Alınacak
Yeni düzenlemenin operasyonel detaylarını paylaşan Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, mülkiyet hakkı ile kullanım hakkının hukuki olarak birbirinden ayrılacağını vurguladı. Toprağın boş kalmasının ulusal ekonomi için büyük bir kayıp olduğunu belirten Kirişci, süreç yönetimini şu sözlerle özetledi:
"Mirasçılar arasındaki uyuşmazlıklar ya da şehre göç gibi gerekçelerle tarlaların boş kalmasına göz yumamayız. Bir yıl boyunca ekim yapılmaması mazeret kabul edilebilir ancak ikinci ve üçüncü yıldan itibaren o arazinin atıl kalmasına izin vermeyeceğiz. Toprak sahiplerimizi kesinlikle mağdur etmeyeceğiz. Arazi tespiti yapıldıktan sonra, o bölgenin rayiç kira bedeli hesaplanacak. Bu bedel mülk sahibine ödenmek kaydıyla, yanı başındaki aktif çiftçiye 'bu araziyi üretime kazandır' diyerek kiralama modelini uygulayacağız."
Tarımsal Üretimde Beyan ve Bildirim Dönemi
Planlı tarım ekonomisine geçişin en önemli sacayaklarından biri de veri yönetimi olacak. Yeni yasal altyapı ile birlikte üreticilere, tarım arazilerinde gerçekleştirdikleri tüm faaliyetleri belgelendirme ve bildirme zorunluluğu getiriliyor. Çiftçiler, tarlalarına hangi mahsulü ektiklerini, rekolte beklentilerini ve lokasyon bilgilerini bağlı bulundukları Tarım İl ve İlçe Müdürlüklerine beyan etmekle yükümlü olacak. Bakan Kirişci, üretim verilerinin kayıt altına alınmasının tarım politikalarını doğru yönlendirmek adına hayati olduğunu belirterek, "Birinin üretim yapıp merkeze bildirmediği, devletin de sahadaki arz miktarından haberdar olmadığı bir ekosistemde tarımı rasyonel yönetemezsiniz. Bu karmaşayı önlemek için mevzuatla 'neyi, ne kadar ve nerede üreteceğini bildir' kuralını yasal kılacağız" dedi.
Sözleşmeli Tarım Modeli Hayvancılığa Entegre Ediliyor
Bakanlığın ajandasındaki bir diğer önemli reform ise sözleşmeli üretim modelinin kapsamının genişletilmesi oldu. Bitkisel üretim süreçlerinde başarıyla uygulanan, üretici ile alıcıyı hasat öncesi fiyat ve miktar garantisiyle buluşturan sözleşmeli model, artık hayvancılık sektöründe de devreye alınacak.
Bu sayede besici ve yetiştiriciler, pazar ve fiyat dalgalanmalarına karşı koruma altına alınırken, et ve süt işleme sanayisi de hammadde tedarik zincirini uzun vadeli planlayabilecek. Uzmanlar, hayata geçirilecek bu entegre tarım reform paketinin Türkiye'nin gıda arz güvenliğini kalıcı olarak koruyacağını ifade ediyor.









