Yaz mevsiminin gelmesi ve hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkmasıyla birlikte, Samsun Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) kamu güvenliğini korumak adına çok kritik bir acil durum uyarısı yayımladı. İl genelinde serinleme motivasyonuyla baraj gölleri, yapay göletler ve tarımsal sulama kanalları gibi kontrolsüz alanlara yönelen vatandaşlara seslenen kurum, bu hidrolojik yapılarda suya girmenin makro düzeyde hayati risk barındırdığını deklare etti.
Samsun hinterlandında yer alan su rezervlerinin hidrolik yapısı ve dip zemin dinamikleri, profesyonel yüzücüler için bile aşılması imkansız fiziki engeller barındırıyor. SASKİ Genel Müdürlüğü bünyesindeki İş Sağlığı ve Güvenliği ile Tesisler Daire Başkanlığı koordinasyonunda hazırlanan risk analiz raporunda, tatlı su kaynaklarının morfolojik yapısı deşifre edilerek toplumsal bir farkındalık barikatı kurulması amaçlandı.
"Yüzmek İçin Sadece Kontrollü Deniz ve Plaj Hatlarını Tercih Edin"
Özellikle kırsal ve iç bölgelerde yaşayan gençlerin ve çocukların tarımsal sulama altyapılarına yönelmesinin önüne geçmek isteyen SASKİ kurmayları, resmi uyarı bildirisinde şu net lojistik rotayı çizdi:
"Yaz dönemlerinde sirkülasyonu artan ve aileleri yasa boğan boğulma vakalarının lojistik nedenlerini incelediğimizde, kontrolsüz su kütlelerinin ilk sırada yer aldığını görüyoruz. Vatandaşlarımızın serinleme ve rekreasyon ihtiyaçlarını sadece Büyükşehir Belediyemiz ve cankurtaran ekiplerimizin gözetimindeki güvenli sahil şeritlerinde, mavi bayraklı deniz plajlarında gidermelerini önemle tavsiye ediyoruz. İçme suyu barajları, sel kapanları, regülatör kanalları ve yapay gölet havzaları yüzme faaliyeti için kesinlikle birer lojistik saha değildir."
Tatlı Suyun Kaldırma Kuvveti Düşük, Tabanı İse Balçık Tuzaklarıyla Dolu
SASKİ mühendisleri, baraj ve gölet sularının dışarıdan bakıldığında oldukça dingin ve güvenli göründüğünü, ancak bu durumun optik bir yanılsamadan ibaret olduğunu tescilledi. Tatlı suların yoğunluk indeksinin deniz suyuna oranla daha düşük olması, suyun doğal kaldırma kuvvetini dikey yönde azaltarak bireyin su yüzeyinde kalmasını zorlaştırıyor. Ayrıca bu yapay havzaların taban kısmında yer alan dik eğimler, ani derinlik değişimleri, su altı akıntı dalgaları ve bitki köklerinin oluşturduğu yoğun balçık katmanları, suya giren kişileri saniyeler içinde dibe çeken ölümcül birer mekanizmaya dönüşüyor. Coğrafi alanların makro büyüklükte olması sebebiyle tüm tatlı su akslarının fiziki çit veya tel örgülerle lojistik olarak kapatılmasının imkansız olduğu, bu noktada bireysel sağduyunun en büyük koruma kalkanı olduğu hatırlatıldı.
Gizli Katil: Soğuk Şoku ve Ani Kalp Durması
Uyarının teknik detaylarında, tatlı su kaynaklarındaki mikroklima dengesizliklerine de dikkat çekildi. Yüzey sıcaklığı yüksek görünse de, baraj ve derin göletlerin alt katmanlarındaki su sıcaklığının aniden düşmesi hipotermi (soğuk şoku) riskini tetikliyor.
Vücudun ani soğuk su kütlesiyle temas etmesi neticesinde insani reflekslerin kilitlendiğini aktaran uzmanlar; anlık panik, kontrolsüz hızlı nefes alıp verme (hiperventilasyon), solunum yetmezliği, kas krampları ve dikey kalp ritmi bozukluklarının ani boğulma reflekslerini başlattığını vurguladı. SASKİ yetkilileri, geçmiş yıllarda Samsun genelinde yaşanan can kayıplarının acı hatıralarını hatırlatarak, ebeveynlerin çocuklarının seyahat ve serinleme lojistiklerini yakından izlemelerini ve idari uyarılara azami hassasiyet göstermelerini talep etti. Resmi denetimler ve devriye lojistiği su havzalarında artırılarak devam ediyor.








