Bu yıl sekizincisi düzenlenecek olan Samsun Yöresel Ot Yemekleri Festivali, doğayla iç içe, otantik ve lezzet dolu bir programla kapılarını açmaya hazırlanıyor.
Samsun Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda, 29 Mayıs - 1 Haziran 2025 tarihleri arasında gerçekleşecek festivalin başvuru süreci devam ediyor. Son başvuru tarihi 25 Mayıs olarak açıklanırken, katılım sağlamak isteyenler için detaylı bilgiler, belediyenin resmi internet sitesi üzerinden erişime açık: otyemeklerifestivali.samsun.bel.tr
Doğayla Buluşma Noktası: Sürmeli Köyü
Festivalin açılış günü olan 29 Mayıs Çarşamba, doğanın kalbine bir yolculuk yapılacak. Katılımcılar, Samsun merkezden hareket edecek otobüslerle Bafra'nın Sürmeli Köyü’ne götürülecek. Burada doğal bitki örtüsünün zenginliğini yansıtan “Yabani Otların Keşfi ve Tanıtımı” başta olmak üzere, “Otlu Gıda İkramı”, “Çocuklarla Doğada Resim” ve “Doğada Bilim Şenliği” gibi etkinliklerle doğa, bilim ve gastronomi bir araya gelecek.
Lezzet Dolu Etkinlikler Çobanlı’da
Festivalin diğer üç günü olan 30-31 Mayıs ve 1 Haziran, Samsun’un sahil hattındaki önemli noktalarından Çobanlı İskelesi’nde devam edecek. Burada kurulacak stantlarda hem yöresel ürünler sergilenecek, hem de bu otlarla hazırlanan tarifler ziyaretçilere sunulacak. Ayrıca, ünlü şeflerin ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleşecek söyleşiler, paneller, ot yemekleri yarışmaları ve atölye çalışmaları, festivalin zengin içeriğini oluşturacak.
Birlikte Üreten Samsun
Festival, yalnızca lezzetleri değil, aynı zamanda kültürel işbirliğini de ön plana çıkarıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Samsun Valiliği, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, OKA, Türkiye Aşçılar Federasyonu ve Karadeniz Aşçılar Birliği gibi birçok kurumun desteğiyle gerçekleşen etkinlik, Samsun’un gastronomi potansiyelini ülke çapında tanıtmayı amaçlıyor.
Gastronomi Turizmine Açılan Kapı
Doğal yaşamla mutfağın iç içe geçtiği bu özel festival, sadece damaklara değil, aynı zamanda bölgesel turizme de katkı sağlamayı hedefliyor. Samsun’un zengin bitki örtüsü ve yerel tarifleri, bu etkinlik sayesinde hem bilimsel hem kültürel bir platformda yeniden hayat buluyor.









