Samsun’un Tekkeköy Belediyesi’nde görevini icra eden İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabiri Ünsal Karka’nın darp edilmesine ilişkin basın camiasından tepkiler yükseldi. Samsun 19 Mayıs Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Yusuf Ziya Çakır, yaşanan olayı kınayarak meslektaşlarına yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Tekkeköy Belediyesi bünyesinde haber takibi gerçekleştiren İHA muhabiri Ünsal Karka, görevi esnasında fiziksel saldırıya uğradı. Cep telefonuna el konularak haber yapması engellenen gazetecinin darp edilmesi üzerine Samsun 19 Mayıs Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu yazılı bir açıklama yayımladı.
Cemiyet adına kamuoyunu bilgilendiren Başkan Yusuf Ziya Çakır, son dönemde basın mensuplarına yönelik artan fiili müdahaleler ve saldırılar karşısında hukuki sürecin takipçisi olacaklarını bildirdi.
Yusuf Ziya Çakır: "Herkes Haddini Bilmeli"
Yaşanan darp olayının ardından tepkisini dile getiren Samsun 19 Mayıs Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Yusuf Ziya Çakır, şu değerlendirmelerde bulundu:
"İHA muhabiri Ünsal Karka'nın görevi başında yumruklanarak darp edilmesi, biz gazetecileri derinden üzmüştür. Bu saldırı yalnızca meslektaşımıza değil, tüm basın camiasına yöneliktir. Gazetecilik suç değildir, ancak gazetecilere saldırmak açık bir suçtur. Basın, demokrasinin temel taşıdır. Bu çirkin saldırılar, meslektaşlarımızı asla yıldıramayacak, korkutamayacak ve susturamayacaktır."
"Haber Takibi Engellendi, Telefonuna El Konuldu"
Gazetecinin görev yapma hakkının gaspedildiğine dikkat çeken Çakır, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
"Bu olay sadece bir basın mensubuna değil, ifade özgürlüğüne ve demokrasiye yapılan bir saldırıdır. Hepimize yapılmış olarak kabul ediyoruz ve kınıyoruz. Mesleğini icra eden gazetecilere karşı gösterilen bu tahammülsüzlük artık kabul edilemez. Yaşanan son olay, benzer saldırıların devamı niteliğindedir. Sabrımız taşıyor. Herkes haddini bilmelidir. Bu olayın takipçisi olacağız."
Olayla ilgili adli ve idari incelemelerin başlatıldığı bildirildi.










Saldırgan kim? Ne ceza aldı? Belediye bu işin neresinde? Cevap yoksa, bu suskunluk da en az yumruk kadar suçtur!
Bu kadar aleni bir şekilde gazeteci dövüldü, hala susan yetkililer varsa onlar da bu suça ortaktır. Sessiz kalan herkes bir gün hedef olur!
Demek artık belediyeye röportaj için değil, dövüş sporu için gidiyoruz. Kafes dövüşü mü varmış Tekkeköy’de, haberimiz yok!
Her ne yaşanmış olursa olsun şiddetin hiçbir gerekçesi olamaz. Kamu kurumları, basınla sağlıklı ilişkiler kurmalı. Umarım bu olay bir dönüm noktası olur.
Bir belediye binasında böyle bir olay yaşanıyorsa, kimse güvende değildir. Görevi başındaki gazeteciye yumruk atmak ne demek? Bu olayın üstü örtülmemeli!
Gazetecilere yönelik fiziksel saldırı sadece bireysel bir suç değil, ifade özgürlüğüne darbedir. Bu olay yargıya taşınmalı ve örnek bir ceza verilmelidir.
Sahada çalışan bir gazeteci olarak bizlerin can güvenliğinin bu kadar kolay tehlikeye atılması ürkütücü. Darp değil, dayanışma görmemiz gerekiyor!
Basın mensuplarına yapılan bu tür saldırılar kabul edilemez. Gazeteciler görevini yaparken tehdit altında olmamalı. Cemiyetin tepkisi çok yerinde.