Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), ekonomi yönetiminin makas değişimini tescilleyen, piyasaların kilitlendiği Haziran ayı Para Politikası Kurulu (PPK) kararını ilan etti. Yeni Başkan Hafize Gaye Erkan liderliğinde ilk kez toplanan kurul, tam 26 aylık aranın ardından radikal bir adım atarak faiz artırım dönemini resmen başlattı.
Politika faizi (bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı), yüzde 8,50 seviyesinden 650 baz puanlık sert bir artışla yüzde 15’e yükseltildi. Bu hamleyle piyasalara "ortodoks para politikalarına dönüş" ve "kademeli sıkılaşma" yönünde ilk somut sinyal verilmiş oldu.
Ekonomi yönetiminin direksiyonuna Mehmet Şimşek'in, Merkez Bankası başkanlığına ise Hafize Gaye Erkan'ın getirilmesinin ardından para politikasının yönü resmen değişti. Son olarak asrın felaketinin yaşandığı Şubat ayında 50 baz puan indirilerek yüzde 8,50'ye sabitlenen politika faizi, yerini parasal sıkılaşma lojistiğine bıraktı. Toplamda 1050 baz puanı bulan faiz indirim serisi bu kararla sonlandırıldı.
Piyasa Beklentilerinin Altında Ama Kademeli Bir Sıkılaşma Stratejisi
Karar öncesinde küresel ve yerel finans çevrelerinde faiz oranının hangi seviyeye çekileceğine dair geniş bir tahmin yelpazesi bulunuyordu. Birçok yerli ve yabancı ekonomist, ilk faiz artışının yüzde 20 ile yüzde 25 bandında gerçekleşebileceğini, hatta agresif bir senaryoda yüzde 40'lara varan bir şok faiz artırımı gelebileceğini öngörüyordu.
Gelen 650 baz puanlık artışla faizin yüzde 15'te tutulması, Merkez Bankası’nın piyasaları ani şoklara sokmak yerine, ekonomik dengeleri gözeterek daha temkinli ve kademeli bir geçiş stratejisini benimsediğini gösterdi.
Tarihi Karşılaştırma: Naci Ağbal Döneminden Sonra Bir İlk
Merkez Bankası hafızasında en son faiz artırım kararı, Mart 2021 tarihinde dönemin başkanı Naci Ağbal liderliğinde alınmıştı. O dönem politika faizinin yüzde 17'den yüzde 19'a çıkarılmasının hemen ardından Ağbal görevden alınmış ve uzun sürecek gevşeme politikasının fitili ateşlenmişti. Erkan başkanlığında alınan bu son karar, o tarihten bu yana atılan ilk yukarı yönlü adım olarak kayıtlara geçti.
PPK Metninde Yatırımcıya "Güven ve Şeffaflık" Mesajı
Faiz oranının kendisi kadar, karar sonrası paylaşılan PPK metnindeki kurumsal üslup değişimi de dikkat çekti. Geçmiş dönem metinlerine kıyasla çok daha sade, net ve küresel finans diliyle uyumlu ifadelerin yer aldığı metinde öne çıkan başlıklar şunlar oldu:
Kararlılık Vurgusu: Enflasyon kontrol altına alınana ve orta vadeli hedeflere yaklaşılana kadar sıkılaşma adımlarının devam edeceği belirtildi.
Şeffaflık İlkesi: Piyasa beklentilerinin rasyonel zeminlerde yönetileceği, şeffaflık ve öngörülebilirlik ilkelerinden ödün verilmeyeceği ifade edilerek yabancı yatırımcıya yeşil ışık yakıldı.
İslam Memiş’ten Yatırımcılara Kritik Uyarılar
Faiz kararının sisteme düşmesinin ardından döviz kurları ve emtia fiyatlarındaki hareketlilik yakından izleniyor. Karar öncesinde değerlendirmelerde bulunan Altın ve Para Piyasaları Uzmanı İslam Memiş, faiz kararı sonrası oluşabilecek anlık dalgalanmalara karşı yatırımcıları uyardı. Kısa vadeli geri çekilmelerin veya ani düşüşlerin yanıltıcı olabileceğini belirten Memiş, bu dönemde rehavete kapılınmaması gerektiğinin altını çizdi. Kararın ardından serbest piyasada dolar/TL kuru için 22,80 ve 21,80 destek seviyeleri takip edilirken, gram altın fiyatları ise 1.400 – 1.450 TL geniş bandında yön arayışını sürdürüyor.








