Dünya genelinde koronavirüs (Kovid-19) kaynaklı can kaybı 191.228’e ulaşırken, toplam vaka sayısı 2.719.522 olarak kayıtlara geçti. Pandeminin hızıyla birlikte virüsün yayılma yollarına dair endişeler de artıyor. Vatandaşların günlük hayatta en çok temas ettiği nesnelerin başında gelen banknotlar ve madeni paraların virüs taşıma riski, dünya genelinde merkez bankalarını ve sağlık örgütlerini harekete geçirdi.
Paralar Karantinaya Alınıyor
Virüsün yüzeylerde kalma ihtimaline karşı ülkeler radikal önlemler alıyor. Salgının merkezi Çin’in ardından ABD Merkez Bankası (FED) de benzer bir uygulama başlattı. FED, özellikle Asya bölgesinden gelen banknotları güvenlik gerekçesiyle 7 ile 10 gün arasında değişen sürelerle karantinaya alarak dezenfekte ediyor.
DSÖ: "Risk Düşük, Tedbir Yüksek Olmalı"
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), nakit para veya kredi kartı kullanımı üzerinden virüs bulaşma ihtimalinin "çok düşük" olduğunu belirtti. Ancak örgüt, paranın çok el değiştiren bir nesne olması sebebiyle şu uyarılarda bulundu: Para ile temas ettikten sonra, özellikle yemek yemeden önce eller mutlaka yıkanmalıdır. Eller her saat başı en az 20 saniye boyunca sabunla yıplanarak dezenfekte edilmelidir.
Nem ve Sıcaklık Faktörü
Bilim insanları, virüsün cansız yüzeylerde hayatta kalma süresinin ortamdaki nem oranına göre değişebileceğini ifade ediyor. Yüksek nemin virüsün tutunma süresini artırabileceği belirtilirken, Prof. Dr. Sibel Gündeş konuya dair önemli bir ayrıntıya dikkat çekti:
"Virüs tabak, koltuk veya bardak gibi yüzeylerde geçici olarak tutunabilir ancak çoğalabilmesi için mutlaka canlı bir hücreye ihtiyaç duyar. Cansız yüzeylerde çoğalma yeteneği yoktur. Bu nedenle Çin’den gelen kargo paketleri veya ürünler üzerinden bir bulaşma riski beklenmemektedir; çünkü değişen sıcaklık koşulları virüsün hayatta kalmasını zorlaştırır."
Ortak Eşya Kullanımına Dikkat
Prof. Dr. Gündeş, asıl riskin kalabalık ortamlarda ortak kullanılan ve temizlenmeyen eşyalar olduğunu vurguladı. Uzmanlar, yüzey temasından ziyade el-yüz temasından kaçınılması ve sosyal mesafenin korunması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.









