Dünya genelinde bilim insanları, iyileşmiş hastaların kanındaki savunma gücünü, yaşam mücadelesi veren hastalara naklederek olumlu sonuçlar elde ediyor. Çin’in Wuhan ve Shenzhen şehirlerinde yapılan araştırmalar, plazma nakli sonrası semptomların üç gün gibi kısa bir sürede azaldığını ortaya koydu.
Küresel salgınla mücadelede geleneksel ancak etkili bir yöntem olan plazma tedavisi, modern tıbbın imkanlarıyla yeniden hayat buluyor. Temel prensibi; virüsü yenen bireylerin kanında oluşan antikorların, hastalığı ağır geçiren kişilere aktarılması olan bu yöntem, hem FDA hem de Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı tarafından onaylanmış durumda.
Çin’deki Araştırmalar: Üç Günde Belirgin İyileşme
Wuhan’da gerçekleştirilen ilk çalışmada, durumu ağır olan 10 hastaya uygulanan plazma nakli sonrası; ateş, öksürük ve nefes darlığı gibi belirtilerin üç gün içinde hafiflediği gözlemlendi. Shenzhen'deki ikinci araştırmada ise daha çarpıcı bir sonuç elde edildi: Beş kritik hastadan üçü, tedavinin ardından sadece 10 gün içinde solunum cihazından (ventilatör) ayrılarak kendi başlarına nefes almaya başladı. Uzmanlar, plazmanın virüs yükünü hızla temizlediğini ancak kesin sonuçlar için daha geniş çaplı klinik testlerin gerektiğini vurguluyor.
Türkiye’de İmmün Plazma Uygulaması ve Başarı Oranı
Türkiye, Sağlık Bakanlığı ve Türk Kızılayı koordinasyonunda bu tedavi yöntemini en hızlı devreye alan ülkelerden biri oldu. Türk Kızılayı Genel Başkanı, bağışıklığı güçlü bireylerden alınan plazmanın hastalarda %98 oranında başarı sağladığını bildirdi. Tedavi süreciyle ilgili paylaşılan teknik detaylara göre; plazma bağışı iyileşme sürecinden 14 gün sonra yapılabiliyor. Antikor seviyeleri bağıştan sonraki üç hafta boyunca zirve noktasında kalırken, ilerleyen süreçte doğal bir azalma eğilimine giriyor.
Vatandaşlar İçin Kritik Uyarılar
Sektör paydaşları ve tıp dünyası, plazma tedavisinin "mucizevi bir ilaç" olarak görülmemesi ancak destekleyici tedaviler arasında en güçlü silahlardan biri olduğu konusunda birleşiyor. Vatandaşların iyileşme süreci tamamlandıktan sonra Kızılay merkezlerine giderek plazma bağışında bulunmaları, hastanelerde yaşam mücadelesi veren diğer kişiler için hayati önem taşıyor. Özellikle antikor seviyesinin yüksek olduğu ilk haftalarda yapılan bağışlar, tedavinin etkinliğini maksimum düzeye çıkarıyor.









