Kısa çalışma ödeneği, iş yerinde faaliyetin tamamen veya kısmen durdurulması durumunda çalışanlara verilen geçici bir gelir desteğidir. Bu desteği alabilmek için kritik eşik, "hizmet akdi" süreleridir. Hizmet akdi, işçi ile işveren arasındaki hukuki bağın (sigortalı çalışma sürecinin) devam etmesini ifade eder.
Bir işçinin kısa çalışma ödeneğinden yararlanabilmesi için temel şart, işverenin Türkiye İş Kurumu’na (İŞKUR) başvuru yapması ve söz konusu işçinin ismini listeye dahil etmesidir. Ancak bu listenin onaylanması için çalışanın şu teknik şartları sağlaması zorunludur:
60 Gün Hizmet Akdi Şartı
Kısa çalışma uygulamasının başladığı tarihten geriye dönük olarak, işçinin son 60 gün boyunca aynı işyerinde kesintisiz bir hizmet akdiyle (sigortalı olarak) çalışıyor olması gerekir. Bu süre zarfında işsizlik sigortası primlerinin ödenmiş olması ve iş akdinin feshedilmemiş olması esastır.
450 Gün Prim Ödeme Şartı
Sadece son 60 gün çalışıyor olmak yeterli değildir. İşçinin, kısa çalışmanın başladığı tarihten önceki son 3 yıl içinde toplamda en az 450 gün sigortalı olarak çalışmış ve işsizlik sigortası primi ödemiş olması gerekmektedir. (Pandemi dönemi öncesi bu süre 600 gün olarak uygulanmaktaydı.)
Ücretsiz İzin Durumu
Eğer bir işçi ücretsiz izin kullanmışsa ve bu süre bir yıl içerisinde toplamda bir ayı geçmiyorsa, kısa çalışma ödeneği hakkı korunabilir. Ancak ücretsiz izin, iş kanununda istisnai bir durum olduğu için bu sürecin işveren tarafından bildirilen kısa çalışma listesinde doğru şekilde yer alması hayati önem taşır. Eğer işçi listede yoksa, ödenek alması mümkün olmaz.
Özet Tablo: Kimler Ödenek Alabilir?
| Şart | Gerekli Süre |
| Hizmet Akdi Süresi | Son 60 gün kesintisiz çalışma |
| Son 3 Yıl Prim Gün Sayısı | En az 450 gün |
| İşveren Bildirimi | İŞKUR listesinde yer alma zorunluluğu |
60 gün hizmet akdi, işçinin işyerine olan bağlılığını ve sigortalılık durumunu belgeler. İşçinin bu şartları sağlaması, işverenin ise doğru zamanda başvuru yapması durumunda ödenek süreci başlar. Bu destek sayesinde, faaliyetine ara veren iş yerlerinde çalışanların gelir kaybı devlet tarafından karşılanarak istihdamın korunması hedeflenir.









