Albayrak, AK Parti'nin Kızılcahamam kampında milletvekillerinin sorularını yanıtlarken bu ifadeyi kullanmıştı. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ise konuya ilişkin, "Yıllık 30 milyar liralık bir ek bütçe gerektirir" diyerek, popülist bir yaklaşım sergilemeyeceklerini vurgulamıştı.
EYT Sorununun Potansiyel Çözüm Yöntemleri
EYT sorununun çözümü için kamuoyunda ve uzmanlar arasında üç farklı yöntem öne çıkıyor:
Birinci Yöntem: Bu yaklaşıma göre, 1969 ve öncesinde doğmuş, yani 50 yaşını doldurmuş kadınlar ile 1964 ve öncesinde doğmuş, yani 55 yaşını doldurmuş erkekler, eğer 3600 gün prim ödemişlerse erken emekli olabilecekler. Bu düzenlemenin yasalaşması halinde belirli bir yaş ve prim gün sayısı kriterini karşılayanlar için emeklilik yolu açılabilir.
İkinci Yöntem: Bu yöntemde yaş şartının tamamen kaldırılması öngörülüyor. Sadece çalışma süresi ve prim gün sayısı göz önünde bulundurularak emeklilik hakkı elde edilebilecek. Örneğin, 20 yıl çalışan bir kadın ve 25 yıl çalışan bir erkek, bu düzenleme ile erken emekli olabilecekler. Ancak, bu yöntemin uygulanması halinde 1994 sonrasında işe başlayanların emeklilik hakkı ortadan kalkacak gibi bir durum ortaya çıkabilir.
Üçüncü Yöntem: EYT'lilerin en çok beklediği düzenleme olarak bilinen bu seçenek, 1999 öncesinde işe başlayıp 5 bin gün çalışmış olanların yaş şartına takılmadan emekli olmalarını sağlayacak. Eğer bu yasa çıkarsa, sürecin yaklaşık 2-3 ay sürmesi ve EYT'lilerin 2020'nin ilk aylarından itibaren emekli olabilmesi bekleniyor.
EYT'liler için bu açıklamalar, sürecin nasıl şekilleneceğine dair önemli ipuçları taşısa da, şu an itibarıyla hükümetin bu konuda net bir adım atıp atmayacağı ve hangi yöntemi benimseyeceği belirsizliğini koruyor. Kamuoyunun ve EYT mağdurlarının gözü kulağı, gelecek resmi açıklamalarda olacak.









