Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KFMİB), tarımsal ihracatın amiral gemisi olan fındıkta Cumhuriyet tarihinin en büyük ticaret başarısına ulaşıldığını ilan etti. Sezonun ilk 10 aylık periyoduna ilişkin makroekonomik verileri kamuoyuyla paylaşan Birlik Başkanı Edip Sevinç, Türk fındığının küresel pazarlarda hem miktar hem de ülkeye kazandırılan döviz girdisi açısından tüm zamanların rekorunu kırdığını duyurdu.
1 Eylül ile 30 Haziran tarihleri arasındaki stratejik ihracat takviminde 311 bin ton iç fındık satışı barajı aşılırken, küresel ticaret ağından Türkiye ekonomisine doğrudan milyarlarca dolarlık net döviz girdisi sağlandı.
Türkiye’nin dünya üretim ve ihracat lideri olduğu fındık sektöründe, doğru piyasa konumlandırması ve yüksek küresel talep ekonominin yüzünü güldürdü. Sezon başında yüksek rekolte nedeniyle oluşabilecek fiyat düşüşü kaygıları, Türk fındık sanayicisinin küresel pazarlama kabiliyeti sayesinde yerini tarihi bir zafer tablosuna bıraktı.
Hedef 330 Bin Ton İhracat ve 2,2 Milyar Dolar Döviz Girdisi
Açıklanan resmi üretim ve gümrük raporlarına göre, 1 Eylül ile 30 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilen dış ticaret hacmi 311 bin 499 ton iç fındık seviyesine ulaşarak kırılması güç bir rekora imza attı. Sezonun tamamen sona ereceği 31 Ağustos tarihine kadar bu hacmin 330 bin ton sınırını geçeceği öngörülüyor. Ticari performansın finansal ayağında ise şu ana kadar Türkiye'ye 2 milyar dolarlık net döviz girdisi kazandırıldı; dönem kapanışında bu tutarın 2,2 milyar dolara yaklaşacağı tahmin ediliyor.
Piyasadaki bu istikrarlı yükseliş trendi, hem sanayicinin pazar payını korumasını sağladı hem de yüksek taban fiyat seviyeleri sayesinde fındık üreticisinin emeğinin karşılığını fazlasıyla aldığı bereketli bir dönem olarak kayıtlara geçti.
"Devlet ve Piyasa Aktörlerinin Ortak Koordinasyon Başarısı"
Yakalanan tarihi zirvenin kolektif bir devlet aklının ve doğru ekonomi politikalarının ürünü olduğunu vurgulayan KFMİB Başkanı Edip Sevinç, kurumsal iş birliğinin altını çizerek şunları kaydetti:

"Bu muazzam sonuç; sadece fındık sanayicisi ve ihracatçısının değil, doğru tarım ve ticaret politikalarını zamanında devreye alan tüm devlet kademelerinindir. Fiyat istikrarını ve arz dengesini piyasada çok başarılı bir şekilde yöneten Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ile her daim ihracatçının önünü açan ekonomi yönetiminin ortak çabasıdır. Özetle; üreticinin kazanmadığı bir ortamda sürdürülebilir bir tarımsal sanayi modelinin kurulamayacağını çok iyi biliyoruz. Bizler, üretici memnuniyetini ve refahını odak noktasına alan bir stratejiyle hareket ediyoruz."
Yeni Sezonda ABD Bademi ve Düşük Rekolte Tehdidi
Gelecek dönemin makro risk analizini de yapan Başkan Sevinç, yeni fındık sezonunun küresel piyasalardaki sert rekabet ve tarımsal dalgalanmalar nedeniyle daha çetin geçeceği uyarısında bulundu. Yeni sezonda fındık endüstrisini etkileyecek ve yakından takip edilmesi gereken temel parametreler ise şöyle sıralandı:
Türkiye iç piyasasında rekoltenin dönemsel olarak düşük, rakip fındık üreten ülkelerde ise yüksek seyretmesi beklentisi
Küresel pazarda fındığın en büyük ikamesi olan ABD bademinin agresif bir fiyat politikasıyla yarı fiyatına piyasaya sunulması
Pandemi kaynaklı lojistik ve finansal belirsizliklerin küresel sanayi talebini baskılama riski
Fındığın Türkiye için döviz ikamesi yaratmayan, %100 yerli girdiye dayalı stratejik bir ürün olduğunu hatırlatan Sevinç, bu değerin günübirlik popülist kararlarla riske atılamayacağını, yeni sezon planlamalarında küresel piyasa dengeleri ile üretici haklarının korunduğu hassas bir denge modelinin kurulacağına inandığını ifade etti.









