EYT'de son dakika! Yeni formül belli oldu, çifte tazminat alma hakkı doğacak

Eylül 1999 tarihi itibarıyla 23 yıldan az süredir sigortalı olan erkek sigortalılar ile 18 yıldan az süredir sigortalı olan kadın sigortalıların yeni şartlara geçişi kademeli olarak sağlandı. Kademe şartlarının tespitinde sigortalılık süresi dikkate alındı. Sigortalılık süresi az olanlar yeni yasadan fazla, çok olanlar daha az etkilenecek şekilde emeklilik şartları yeniden belirlendi (4447 sayılı yasa ile). Belirlenen kademelere göre emekliliği 18 yıla kadar uzayanlar oldu. İşte EYT’li kesim bu düzenlemeyle ortaya çıkı.

4.5 MİLYONU BULUYOR 

Sayıları yaklaşık 4.5 milyonu bulan EYT’liler yıllardır yaşadıkları mağduriyetin sona ermesini talep ediyordu. Bu talep karşılık buldu ve kısa süre önce başlayan çalışmalar teknik olarak tamamlandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, sorunun çözümü için tek tip formülün gündemde olduğunu vurguladı. Gerekli hazırlıkların tamamlanmasıyla birlikte aralık ayında nihai taslak ortaya çıkacak. Sonra düzenlemenin yasalaşması için mesai hızlanacak.

YILLARIN BİRİKİMİ 

EYT yasası çıktıktan sonra emekliliği uzayanlara yeni kapı açılacak. Yapılan açıklamalara göre ilk etapta 1.5 milyon kişinin emekli olacağı öngörülüyor. Çalışmaya devam edenler EYT hakkıyla emekli olduklarında emekli maaşına ek olarak yılların birikimi olan kıdem tazminatlarına da kavuşacaklar. Mevcut uygulamada emekli olmak için aranan koşullardan yaş dışındaki, prim ve sigortalılık süresini tamamlayan, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) ‘emekli olabilir’ dilekçesiyle kıdemini ve diğer yasal haklarını alıp işten ayrılabiliyor.

ÜÇ FARKLI UYGULAMA 

Yaş dışındaki şartlar için de 3 farklı uygulama söz konusu. Buna göre:

1-8 Eylül 1999’dan önce ilk kez sigortalı olup da 15 yıl 3600 gün sigortalılık süresini dolduranlar,

2-8 Eylül 1999’dan sonra sigortalı olanlardan 25 yıl sigortalılık süresi ve 4.500 gün primi tamamlayanlar,

3-7.000 gün prim ödeme süresini (19 yıl 5 ay 10 gün) dolduranlar. SSK’lılar bu şartlarla istifa ederek kıdem tazminatlarını talep edebiliyor. EYT çıktıktan sonra yaş, yıl ve prim süresi tamam olanlar işten ayrılacaklarında eğer aynı işyerinde en az 1 yıllık süreyi tamamlamışlarsa kıdemlerini de talep edebilecek. Şirketlerin de bu taleplere karşı hazırlıklı olmasında fayda var.

SGDP AYRINTISI 

Posta'da yer alan habere göre; EYT düzenlemesiyle emekli olan bir vatandaş, aynı veya farklı bir işyerinde yeniden çalışmaya başlarsa, ikinci tazminat hakkını da kazanıyor. Emekli olan SSK’lı (4A) çalışmaya devam etmek isterse, yasaya göre onun için 1 Ekim 2008 tarihi devreye giriyor. Bu tarihten önce işe başlamış veya emekli olmuş kişiler SSK’lı çalışmalarını sürdürmek isterse ya emekli aylıklarını kestirecek ya da sosyal güvenlik destek primine (SGDP) tabi olarak çalışacak. Emekli aylığını kestirmeden destek primine tabi olarak çalışmaya devam edenler, tekrar emekli olamıyor. Dolayısıyla ‘emeklilik gerekçesiyle’ tekrar kıdem tazminatı da alamıyor.

NORMAL İŞÇİ GİBİ 

Fakat kişi; işten çıkarma, geçerli nedenle (maaşın geç ödenmesi, bulaşıcı hastalık ve mobbingpsikolojik baskı gibi zorlayıcı sebepler) sözleşme feshi gibi normal bir işçiyle aynı kurallara tabi olarak (aynı işyerinde en az 1 yılı tamamlamışsa) tazminat alabiliyor. Kıdem tazminatını sıfırladıktan sonra emekli maaşını kestirip çalışmaya devam eden emekliler ise yeniden emeklilik dilekçesi vererek, emeklilik sonrası sürelerin tazminatını almaya hak kazanıyor. Aynı işyerinde çalışılacaksa emekli olurken kıdem tazminatı hakkının çekilmesinde fayda var. Çünkü bu durumda ileride itilaf yaşanabiliyor.

İHBAR TAZMİNATI VAR MI? 

Kanuna göre; işveren, işten çıkarmadan önce bunu işçisine bildirmek zorunda. İşçinin çalışma süresi 6 aydan kısaysa 2 hafta, 6 ay ile 1.5 yıl arasındaysa 4 hafta, 1.5 yıl ile 3 yıl arasındaysa 6 hafta, 3 yıldan fazla olursa 8 hafta (56 gün) önce haber vermek zorunda. Buna ‘ihbar süresi’ deniyor. Haber vermeden işten atanlar, kıdemin yanında ihbar tazminatını da öder. 10 gün çalışan bir işçi de ihbar tazminatına hak kazanır. Fakat emeklilik hakkıyla kendisi işten ayrılanlar ihbar tazminatı alamazlar. Hatta cezai durum oluşmaması için emekli adayının emekli olup ayrılacağını belirlenen sürelerden önce işveren bildirmesinde fayda var.

BİRİKEN İZİN HAKLARI NE OLACAK? 

Yoğun iş temposu veya personel eksikliği nedeniyle çoğu çalışan yıllık izinlerini tam olarak kullanamıyor. İzinler birikiyor ama yanmıyor. Herhangi bir sebeple işten ayrılanlar veya çıkarılanlar izinlerin ücretini alır. Çalışan, işten ayrıldığında hak kazandığı izin sürelerine ilişkin paraları, sözleşmenin sona erdiği tarihteki (son) net veya brüt ücret üzerinden alabilir. Yani patron bu ücreti mutlaka ödemek zorunda. İzin parası hesabı genelde net ücrete göre yapılıyor. Brüt hesapta ise vergi ve prim kesintisi oluyor. Yasaya göre; izin zamanına denk gelen hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil günleri yıllık izin süresinden düşülemiyor. Ayrıca, iznin kullanıldığını imzalı defter ve belgeyle işveren ispat etmek zorunda.

EYT düzenlemesi ile ilgili yeni gelişmeleri gazetevatan.com'a değerlendiren Sosyal Güvenlik Uzmanı Mert Nayır, 1.7 milyon staj mağduru olduğunu belirterek, “Staj döneminde başlatılan sigorta başlangıç kabul edilmediğinden bu kapsamdaki kişiler 08.09.1999 tarihi öncesinde staj yapmış olsalar da EYT’li olamıyorlardı” hatırlatmasını yaptı.

Nayır, çıraklık ve staj dönemlerinde emekliliği etkileyen uzun vadeli sigorta kolları yatırılmadığını belirterek, “Staj dönemlerinin sigorta başlangıcı sayılmasıyla ilgili yapılacak düzenlemede bu yatırılmayan uzun vadeli primlere borçlanma hakkı getirilmesi bekleniyor” dedi.

“EMEKLİLİK GÜNLERİNE EKLENMİYOR” 

Geçmişte staj yapmış olanlar primlerin borçlanarak geçerli olmasını veya staj başlangıcının emeklilik hesabında da sigorta başlangıcı sayılmasını talep ettiğini ifade eden Nayır, “Staj süresince verilen sigorta numarası geçerli sayılsa da yatırılan primler meslek hastalığı ve iş kazası ile sınırlı olduğu için uzun vadeli sigorta kollarından sayılmıyor. Dolayısıyla stajda yatırılan primler emeklilik günlerine eklenmiyor” uyarısında bulundu.

ÜNİVESİTELERDE KISMİ SÜRELİ ÇALIŞANLARLA İLGİLİ DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA 

Üniversitelerdeki kısmı süreli çalışanların durumuna ilişkin de merak edilenleri yanıtlayan Nayır, “Üniversite dönemlerinde yapılan stajlar konusu biraz karışık. Çünkü üniversitelerin zorunlu staj bölümlerinde okuyan öğrencilerin bu dönemlerde sigorta girişleri yapılıyor.

Sigorta numarası alındıysa staj düzenlemesinden yararlanabilme hakkına sahip olacaklar. Ancak diğer bölümlerde okuyan ve eğitim dönemlerinde çalışan öğrencilerin sigortaları yapılmadıysa SGK’nın bu durumu tespit edebilmesi olanaksız olacağından düzenleme kapsamına alınması mümkün olmayacaktır” ifadelerini kullandı.

“AVUKATLIK VE DOKTORLUK MESLEĞİ EMSAL OLUR” 

Avukat adaylarının mezuniyet sonrasında 1 yıl kadar staj yaptıklarını belirten Nayır, “Eğer bu süreler içerisinde sigortalı olmaksızın staj yapmışlarsa, bu süreleri borçlanmaları mümkün. Bu süreler için belirleyecekleri prime esas kazanç seviyesi üzerinden yüzde 32 oranında prim ödeyerek borçlanmalarını gerçekleştirebiliyorlar” dedi.

Nayır, avukatlık dışındaki staj borçlanmaları şu ifadelerle aktardı: “Sigortalı olmaksızın doktora öğrenimi veya tıpta uzmanlık için yurtiçinde veya yurtdışında geçirdikleri normal doktora veya uzmanlık öğrenim süreleri, sigortalı olmaksızın, 8/4/1929 tarihli ve 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanuna göre yurtdışına gönderilen ve öğrenimini başarıyla tamamlayarak yurda dönenlerden yükümlü bulunduğu mecburi hizmet süresini tamamlamış olanların, yurtdışında resmi öğrenci olarak geçirmiş oldukları öğrenim sürelerinin 18 yaşının tamamlanmasından sonraki döneme ait olan kısmı borçlanılarak sigortalılıktan sayılıyor.”

Diğer meslekler için de aynı hakların verilmesinin eşitsizliği ortadan kaldıracağını ifade eden Nayır, “Aynı hakların tüm staj yapan ve yapacak olanlara verilmesi hem bu mağduriyeti giderecektir hem de meslekler arasındaki eşitsizliği ortadan kaldıracaktır” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin katıldığı telvizyon programında EYT ile ilgili merak edilenler hakkında bilgi verdi.

Bakan Bilgin şu ifadeleri kullandı:1999'da Türkiye'de bir reform denilen bir uygulama yapılmış. O tarihten önce işe başlayanlarla, o tarihten sonra başlayanlar arasında kademeli bir düzenleme yapılmış. Bizim emeklilik sistemimizde 3 kriter var.

Prim gün sayısı, yıl sayıları ve bir de yaş buna eklenmiş. Daha önce yaş şartı olmayan 32 yaşında emekli olanlar gerekçe gösterilerek bu uygulama yapılmış. Prim gün sayısının artması, prim günleri çok önemli. Yaş da çok önemli. 38-40 yaşındaki adamı emekli ettiğiniz zaman hayat süresini 80 olarak düşünürseniz onların emekliliğini finanse edecek bir ortam olması lazım.

Biz burada 1999 öncesi işe girmiş olanların emeklilikte karşılaştıkları yaş sorunu üzerine çözüm hazırlıkları içindeyiz. Bize daha çok uzman diye çıkanlar bir hesap yapıp, şöyle olacak diyen arkadaşların rakamları doğru değil. Ellerinde veriler yok. Bizde tüm çalışanların verileri elimizde.

Bizim emeklilik sistemimizdeki denge bozulmuş. Bunu etkileyen faktörlerden biri de nüfustaki yaşlanma. Biz burada EYT’lilerin sorunun çözümüne yönelik bir çalışma içindeyiz. Tek tip bir düzenleme olacak.

Bütün çalışanların gerçek verileri elimizde. Biz bu çalışmayı aralıkta Meclis’e sunacağımızı duyurduk. . Sigorta girişi yapılmamış çıraklık ve stajyerlik durumu bu kapsama dahil değil.

Stajyer ve çırak olarak çalışmış olanların emeklilik sigortalarından faydalandırılmamaları ve tabi oldukları staj sigortasının emeklilikte başlangıç sayılmaması haklı olarak hep yakınma konusu olmaktadır.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Jülide Sarıeroğlu ise, EYT ile ilgili değerlendirmelerde bulunarak, "Geçmiş senelerde hizmet süresi ve prim günü süreleri vardı. Bunda yapılan değişiklik. Bu düzenleme yapıldıktan sonra ilk etapta emekli olacak kişi sayısı 1 milyonun üzerinde. Dosya bazlı yaklaşık 12,5 milyon emeklimiz var. İlk etapta 1,5 milyona yakın kişinin emekli olacağı, sonra da sisteme girişin devam edeceği bir düzenleme olacak. Yaklaşık 3-4 milyon arasında bir vatandaşımızın bu kapsamda olduğunu tahmin ediyoruz. Hepsi bir anda olmayacak. Tabii detaylar için en doğru ağız Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız, benim de hocamdı üniversitede, Sayın Vedat Bilgin olacak' ifadelerine yer verdi.

EYT ile ilgili açıklamalar art arda gelirken Emeklilikte Yaşa Takılanlar da toplumun büyük kesimi gibi torba yasa ile ilgili detayları merak ediyor.

AK Parti'nin, bu hafta içinde Meclis Başkanlığı'na sunmayı planladığı torba yasa teklifinde yer alacak düzenlemeler için bakanlıklardan talep yağdı. İstenen maddelerin sayısı 100'ü bulunca paketin ikiye bölünmesi görüşü benimsendi.Bu hafta içinde verilecek ilk torba yasa teklifinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna açıklanan bazı düzenlemeler yer alacak. Bunlardan bazıları şöyle:

"Kur korumalı mevduat uygulamasının süresinin 31 Aralık 2023'e kadar uzatılması. 2022 tarihinden önce icra takibi başlatılan 2 bin lira ve altındaki alacakların tasfiyesi. 50 liraya kadar olan yemek bedelleri için vergi indirimi getirilmesi."

Torbada bakanlıklar ve bazı kamu kurumlarının işleyişlerine ilişkin teknik düzenlemeler de yer alıyor. FETÖ ile mücadele kapsamında kapatılan İç Güvenlik Akademisi'nin tekrar açılması, korucuların özlük hakları, Ulaştırma Bakanlığı ve Kamu İhale Kurumu'nun yapısına ilişkin maddeler de bulunuyor. İkinci ve önemli torba yasa teklifinin ise bütçe sonrasında TBMM gündemine taşınması planlanıyor. Bu da düzenlemenin en geç aralık ayında yapılacağı anlamına geliyor.

EYT VE YEŞİL PASAPORT 

Bu pakette ise ihracatı 500 bin doların üzerinde olan ihracatçı firma temsilcilerine iki yeşil pasaport verilmesi gibi düzenlemeler bulunuyor. Emeklilikte yaşa takılanlarla (EYT) ilgili kademeli düzenlemenin de yine ikinci torbada yer alması bekleniyor.

EYT'DE SON DURUM 

EYT ile ilgili yeni gelişmeler yaşanırken milyonlarca vatandaş Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) yasasının çıkmasını bekliyor. Bu konuda teknik çalışma tamamlanırken şimdi müzakerelerin bitirilip yasa aşamasına geçilmesi bekleniyor. Son olarak gündeme gelen staj sigortasının emeklilik hesabını etkilemesi ise merak edilen konular arasında yer alıyor.

Ülkelerin gelişmesinde mesleki ve teknik eğitim sistemi önemli rol oynuyor. Özelikle iş gücünün niteliğinin artırılarak katma değer oluşturulmasında ve dolayısıyla ekonomik kalkınmada bu durum yadsınamaz.

Ülkemizde küçük çocuklar bile bir iş yerinde hizmet akdine göre çalıştıklarında tüm sigorta kollarına tabi tutulmalarına karşın aday çırak, çırak ve stajyer öğrenciler ise emeklilik (yaşlılık, malullük ve ölüm) sigortalarının kapsamı dışında tutuluyor. Bunlar hakkında iş kazası ve meslek hastalıkları sigortası ile GSS uygulanıyor. Oysa stajyer ve çırakların da tüm sigorta kollarından faydalandırılması hem işverenlerin kalifiye eleman ihtiyaçlarının giderilmesinde hem de SGK’nın aktüaryel yapısında iyileşmeye yol açacak.

Stajyer ve çırakların emekliliklerini kolaylaştırmak amacıyla geçtiğimiz günlerde TBMM’ye yeni kanun teklifi verildi. TBMM komisyonlarına kadar intikal ettirilen bu kanun teklifi çerçevesinde stajyer ve çırakların taleplerini Türkiye gazetesinden İsa Karakaş bugünkü köşesinden staj sigortası ile ilgili bir yazı kaleme aldı. İşte Karakaş'ın yazısı...

Stajyerler arasında eşitliğe aykırı düzenlemeler 

Sosyal güvenlik mevzuatımıza bakıldığında hakikaten stajyerler arasında emeklilikte avantaj sağlayan hizmet borçlanmaları açısından eşitliğe aykırı düzenlemelerin bulunduğu hemen göze çarpmaktadır. Keza SGK uygulamasında hâlen avukatlar, sigortalı olmaksızın ilk altı ay mahkemelerde, kalan altı ay da avukat yanında olmak üzere toplam 1 yıllık staj sürelerini gösteren onaylı baro belgesi ve borçlanma talep dilekçesi ile kuruma başvurmaları hâlinde bu süreleri borçlanabilmektedir.

Yine 1416 Sayılı Kanun uyarınca yurt dışında geçen öğrenim süreleri, hekimlerin fahri asistanlıkta geçen süreleri hatta doktora veya tıpta uzmanlık öğreniminde geçen süreler borçlanılarak emeklilik başlangıcında dikkate alınmaktadır. Ancak diğer stajyerler ile çırakların bu hakkı bulunmamaktadır.Anayasanın eşitlik ilkesi gereği bu kesimin de borçlanma hakkından faydalanması gerektiği kanaatindeyim. Kaldı ki stajyerlerin bütçeye çok büyük yük getirmesi de söz konusu değildir.

Stajyerlerin istekleri 

Staj yapmış olanlardan gelen talep ve yakınmaların çoğu stajyer ve çırak olarak çalışmış olanların bu çalışmalarının emeklilikte sigorta başlangıcı sayılması ya da bu süreler için borçlanma hakkının verilmesi noktasında toplanmaktadır. Bize ulaşan taleplerde en azından yukarıda açıkladığımız stajyer avukatlar ile yurt dışında geçen öğrenim süreleri, hekimlerin fahri asistanlıkta geçen süreleri hatta doktora veya tıpta uzmanlık öğreniminde geçen süreleri borçlanma hakkı olanlarda olduğu gibi kendilerine de bu hakkın verilerek eşitsizliğin giderilmesidir.

SGK’nın uygulamadaki kanuna göre aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler hakkında iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık sigortası hükümleri uygulanmaktadır. Stajyer ve çıraklık sigortası SSK kapsamında bulunmaktadır. Ancak emekliliğe yarayan uzun vadeli sigorta kolları diye tabir edilen yaşlılık-malullük ve ölüm sigortaları kapsamında bulunmamaktadır. Bütün mesele stajyerlerin çalışırken bu sigorta kollarına da tabi tutulmamalarında yatmaktadır. Bu bağlamda staj ve çıraklık sigortası ile emekli olmak için iki yol bulunmaktadır. Bu yollar;

Birincisi stajyer ve çırakların çalışma başlangıçlarının doğrudan emeklilikte başlangıç kabul edilmesi veİkincisi ise staj ve çıraklıkta geçen sürelere aynen askerlikte olduğu gibi borçlanma hakkının verilmesinden ibarettir. Bu iki yol için de mutlaka yasal düzenleme yapılması gerekmektedir.

TBMM’ye stajyer ve çıraklar için yeni kanun teklifi verildi 

TBMM’ye intikal ettirilen yeni Kanun teklifi ile stajyer ve çırak olarak çalışmış olan vatandaşların talepleri doğrultusunda ve yaşanan mağduriyetlerin giderilmesinin yanında mesleki ve teknik eğitim okullarının teşvik edilmesi ve daha fazla talep görmesine katkı sunulmasının amaçlandığı belirtilmektedir.

Söz konusu Kanun Teklifinde; 

Kısa vadeli sigorta kollarına sahip olan çırak, bursiyer, kursiyer ve stajyerlerin uzun vadeli sigorta kolları açısından da sigortalı olarak tanımlanmalarının sağlanması,

Çıraklık, kursiyerlik ve staj sürelerinin başlangıç tarihlerinin uzun vadeli sigorta kolları açısından da hizmet ve sigorta başlangıç tarihi sayılması,Çıraklık, kursiyerlik ve staj sürelerinin uzun vadeli sigorta kolları açısından borçlanılabilmesinin yasal güvenceye alınması,

08/09/1999 tarihinden önce yapılan çıraklık ve staj sürelerinin uzun vadeli sigorta kolları açısından borçlanılabilmesine ve borçlanılan bu sürelerin sigortalılık başlangıç tarihinden önce ise sigortalılık başlangıç tarihinin borçlanılan süre kadar geriye götürülmesi

Öngörülmektedir. Görüldüğü üzere TBMM’ye en son verilen inceleme konusu Kanun teklifi hakikaten stajyer ve çırakların tüm sorunlarını çözebilecek maddeleri ihtiva etmektedir. Ancak daha önceden de bu yeni kanun teklifine benzer muhalefet milletvekillerince birçok teklif verilmişti. Ama yasalaşmadı. Umarız bu kez yasalaşır ve stajyerler arasında borçlanma ve dolayısıyla emeklilik yönünden eşitlik sağlanmış olur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.