Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Doğu Anadolu çıkarma programı kapsamında Van’da düzenlediği “Bizim Belediye Başkanları Van’da” başlıklı stratejik belediye başkanları çalıştayının ikinci gününde önemli açıklamalarda bulundu. CHP’li yerel yönetimlerin karşı karşıya kaldığı yoğun mülki ve idari denetim istatistiklerini kamuoyuyla paylaşan Kılıçdaroğlu, aralarında 29 kez denetimden geçen Samsun Atakum Belediyesi'nin de yer aldığı çok sayıda belediyenin sistematik bir idari baskı çemberine alınmak istendiğini savundu.
Dönemin Atakum Belediye Başkanı Av. Cemil Deveci de dahil olmak üzere Türkiye genelindeki 248 CHP’li belediye başkanının eksiksiz katılım sağladığı dev zirvede konuşan Kılıçdaroğlu, muhalefet belediyelerinin ülke nüfusunun yarısından fazlasına birinci elden yerel hizmet ulaştırdığının altını çizdi.
Yerel yönetimlerin mali yapıları, harcama kalemleri ve idari tasarrufları üzerinden yürütülen bakanlık denetimleri, siyasetin en sıcak tartışma başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. CHP Genel Merkezi'nin yerel yönetim stratejilerini masaya yatırmak ve bölge halkıyla temas kurmak adına Van'da organize ettiği geniş katılımlı çalıştay, lider düzeyinde sert idari eleştirilere sahne oldu.
"Samsun Atakum 29, Çanakkale Merkez 78 Kez Denetim Geçirdi"
Belediyelerin hukuki sınırları içerisinde rutin teftişlere her zaman açık olduğunu ancak mevcut tablonun iyi niyetli bir mali kontrolü aştığını iddia eden CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, mülki müfettişlerin adeta belediye binalarında konuşlandırıldığını ifade ederek çarpıcı kurumsal veriler paylaştı:
“Belediye başkanlarımızın elini kolunu bağlamak, onları sahada iş yapamaz ve halka hizmet üretemez hale getirmek için müfettiş ordularını üzerlerine salıyorlar. Bakınız; Çanakkale Merkez Belediyemiz 78 kez, Mudanya 35 kez, Çeşme 42 kez denetlenmiş. İzmir Büyükşehir Belediyemiz 14, Antalya Kemer 23, Karadeniz'deki gururumuz Samsun Atakum Belediyesi ise tam 29 kez idari denetimden geçirildi. Bu yoğunluk ve bu yaklaşım tarzı demokratik bir hukuk devleti normlarıyla asla bağdaşmaz. Ancak bizim verilemeyecek hiçbir hesabımız yok; biz halka hesap vermeyi en büyük namus borcu sayan bir gelenekten geliyoruz.”
"Müfettişler Şeffaflık İçin Değil, Algı Oluşturmak İçin Gönderiliyor"
İçişleri Bakanlığı ve ilgili mülki birimler tarafından görevlendirilen teftiş heyetlerinin ana misyonunun zaman zaman saptırıldığını öne süren Kılıçdaroğlu, yerel yönetim mekanizmalarının polis baskınları ve şafak operasyonları imajıyla yıpratılmaya çalışıldığını savundu.
Kılıçdaroğlu konuşmasını şu kararlı sözlerle noktaladı: "Belediyelerimize yönelik peşin hükümlü, önyargılı ve cezalandırma motivasyonuna dayalı denetim süreçleriyle, kamuoyu nezdinde organize bir algı operasyonu yürütülüyor. Müfettiş göndererek CHP’li belediyelerin temiz sicilinde açık, hata veya açık arayan odaklara Van’dan net sesleniyorum: Biz attığımız her yasal adımın, halkın parasıyla yaptığımız her bir kuruşluk harcamanın hesabını milletimize alnımız açık bir şekilde veririz. Bu bizim ne pahasına olursa olsun namus görevimizdir."









