CHP Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, ülkede derinleşen gelir adaletsizliğini sert bir dille eleştirdi. Gelir dağılımındaki bozulmanın toplumsal barışı ve ekonomik istikrarı tehdit ettiğini savunan Hancıoğlu, CHP Grubu adına sundukları araştırma önergesi üzerine kürsüye çıkarak mevcut tablonun sosyal bir krize dönüştüğünü vurguladı. Hancıoğlu, son 17 yıllık süreçte uygulanan ekonomik politikaların israf ve plansızlık nedeniyle adaletsizliği zirveye taşıdığını iddia etti.
"Zengin Daha Zengin, Fakir Daha Fakir"
Konuşmasında Türkiye'nin gelir adaletsizliğini ölçen Gini katsayısındaki yükselişe dikkat çeken Hancıoğlu, çarpıcı bir kıyaslama sundu. 2007 yılında 0,38 olan katsayının bugün 0,42 seviyesine çıktığını belirten Milletvekili, "En yüksek gelir grubunun toplam gelirden aldığı pay yüzde 47,4 iken, en düşük gelir grubunun aldığı pay sadece yüzde 6,3 seviyesinde kalmıştır. Bu uçurum artık sürdürülebilir değildir" dedi.
Rakamlarla Toplumsal Çöküş Uyarısı
Gençler ve Borçlular Kıskaca Girdi
Hancıoğlu’nun TBMM kürsüsünden paylaştığı sosyal veriler, ülkedeki geçim sıkıntısının boyutlarını gözler önüne serdi:
İcra Dosyaları Patladı: İcra dairelerinde işlem gören dosya sayısı 20 milyonu aşmış durumda.
KYK ve E-Haciz: 210 bin genç, öğrenim kredisi borçları nedeniyle elektronik haciz işlemiyle karşı karşıya kaldı.
Mutluluk Oranı Düştü: 2011'de vatandaşların %62’si hayatından memnunken, bu oran günümüzde %52’ye geriledi.
Geçim Sıkıntısı ve İntiharlar: 2018 yılında 246 vatandaşın geçim sıkıntısı sebebiyle hayatına son verdiği verisini paylaşan Hancıoğlu, gençlerin %60’ının gelecekten umudunu kestiğini ifade etti.
"Bu Tabloyu Görmeyen Ya Kördür Ya Umursamaz"
Konuşmasının sonunda iktidar sıralarına seslenen Neslihan Hancıoğlu, verilerin reddedilemez bir gerçeklik taşıdığını savundu. Araştırma önergesine destek isteyen Hancıoğlu, "Bu tabloyu görüp de rahatsız olmayanlar ya kördür ya da halkın dertlerine karşı umursamazdır. Eğer paylaştığımız bu verileri inkar ediyorsanız 'hayır' dersiniz; ancak doğruluğunu kabul ediyorsanız bu önergeye 'evet' demelisiniz" diyerek sözlerini tamamladı.







