Chery, Türkiye’de kuracağı yeni otomobil fabrikası için Samsun ve Manisa arasında tercih yapmaya hazırlanıyor. Samsun kamuoyunda büyük heyecan yaratan yatırım için yerel destek çağrısı yapıldı.
Dünyanın önde gelen otomobil üreticilerinden biri olan Çinli Chery, Türkiye’deki yeni üretim tesisi için yer arayışında sona yaklaşıyor. Fabrikanın kurulacağı il konusunda Samsun ve Manisa arasında değerlendirme yapan şirketin nihai kararı büyük merak konusu.
Bu süreçte Samsun, yatırım için öne çıkan güçlü adaylardan biri olarak dikkat çekiyor. Kentte, Chery’nin potansiyel yatırımı büyük bir heyecanla karşılandı. Sevdamız Samsun Genel Merkezi Başkanı Nuri Seven, bu fırsatın Samsun’un geleceği açısından kritik olduğunu vurgulayarak, yerel yetkililere ve siyasetçilere çağrıda bulundu.
"Samsun Bu Yatırımı Hak Ediyor"
Nuri Seven yaptığı açıklamada, "Fabrikanın Samsun’a kurulması, bölgemizde işsizliği büyük ölçüde azaltacaktır. Ayrıca ana fabrikanın yanı sıra yan sanayi de gelişecek ve bu da şehrimize ek istihdam yaratacaktır," ifadelerini kullandı.
Seven, yatırımla birlikte şehrin yalnızca ekonomik olarak değil, sosyal anlamda da dönüşeceğini belirterek, işsizlik oranlarındaki düşüşün asayiş olaylarında azalma sağlayacağını ve genel yaşam kalitesini artıracağını söyledi.
Topyekûn Destek Çağrısı
Chery’nin yatırım kararında Samsun’un öne çıkabilmesi için yerel yöneticiler, milletvekilleri ve iş dünyasının el birliğiyle hareket etmesi gerektiğini belirten Seven, “Bu yatırım bir dönüm noktası olabilir. Bu fırsatın kaçırılmaması için hep birlikte çalışmalıyız,” dedi.

Gözler Chery’nin Kararında
Türkiye’nin otomotiv üretimindeki potansiyelini değerlendiren Chery, stratejik konum, ulaşım altyapısı, iş gücü kapasitesi ve yerel destek unsurlarını göz önünde bulundurarak karar verecek. Uzmanlar, Samsun’un lojistik avantajları ve genç nüfusu ile ciddi bir alternatif oluşturduğuna dikkat çekiyor.
Yatırımın hangi şehre yapılacağı kısa süre içerisinde netleşmesi beklenirken, Samsun’da umutlar yüksek. Kentin bu büyük yatırımı çekmesi, hem şehir hem de Karadeniz Bölgesi için tarihi bir adım olarak değerlendiriliyor.









