Samsun’un tarımsal merkezlerinden biri olan Çarşamba Ovası’nda hayata geçirilmesi planlanan Biyokütle Enerji Santrali (BES) üzerindeki kamuoyu tartışmaları devam ederken, projeyi yürüten Oltan Köleoğlu Enerji (OKE), Kimya Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Osman Nuri Pilgir’in iddialarına yönelik yazılı bir açıklama yayınladı. Şirket kanadından yapılan bilgilendirmede, Pilgir tarafından ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığı, bölge halkının eksik ve yönlendirici ifadelerle yanıltılmaya çalışıldığı ileri sürüldü.
Çarşamba ilçesindeki enerji yatırımı, sivil toplum kuruluşları ile yatırımcı firmanın karşılıklı açıklamalarıyla yerel gündemdeki yerini koruyor. Projeye yönelik eleştirilere yanıt veren enerji şirketi, santral bünyesinde herhangi bir arıtma ve filtreleme mekanizması bulunmadığı yönündeki beyanatları asılsız olarak nitelendirdi.
Baca Filtre Sistemi ve Denetim Altyapısı Açıklandı
Yatırımcı firma, tesisin planlama aşamasında hazırlanan resmi Proje Tanıtım Dosyası'nda yüksek verimli elektrostatik filtreleme ünitelerinin tüm teknik detaylarıyla yer aldığını ve bu donanımların sahada montaj işlemlerinin tamamlandığını duyurdu. İlgili bakanlık tarafından yapılan incelemeler neticesinde proje için ÇED Gerekli Değildir kararının onaylandığını hatırlatan şirket yetkilileri, kurulmuş olan filtre mekanizmasının yüzde 96 oranında bir başarı performansıyla çalışacağını ve bacalardan salınacak emisyon oranlarının yasal mevzuatta belirlenen sınırların oldukça altında tutulacağını iddia etti. Ayrıca Sürekli Emisyon Ölçüm Sistemi (SEÖS) adı verilen dijital altyapı sayesinde, tesisten çıkan tüm hava değerlerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 7 gün 24 saat boyunca çevrimiçi olarak takip edilip denetleneceği bilgisi paylaşıldı.
Biyokütle Enerjisine Dair Akademik Araştırmalar Öne Çıkarıldı
Firmanın savunmasında, biyokütle kaynaklı enerji üretim modellerinin küresel ölçekte doğa dostu ve yenilenebilir enerji kategorisinde kabul gördüğüne dair çeşitli üniversite raporlarına yer verildi. Yıldız Teknik Üniversitesi bünyesindeki uzman kadroların hazırladığı bilimsel çalışmalara ve çevre kürsülerindeki akademisyenlerin beyanlarına atıfta bulunulan açıklamada, bu sistemlerin tarımsal faaliyetler sonucunda açığa çıkan bitkisel atıkları çevreye zarar vermeden ortadan kaldırdığı, karbon dengesini koruduğu ve kırsal bölgelerin iktisadi kalkınmasına stratejik destek sağladığı aktarıldı.
Söylemlerin Yatırım Politikalarına Zarar Verdiği İfade Edildi
Yazılı metnin son bölümünde, Kimya Mühendisleri Odası şube başkanının iddiaları taraflı bir algı çalışması olarak değerlendirilerek sert bir dille eleştirildi. Tesisin arıtma donanımı olmadan faaliyete geçeceğini öne süren yaklaşımların rasyonel temelden uzak olduğu, bu tarz ithamların bölgede yaşayan vatandaşları tedirgin etmek ve ideolojik saiklerle yatırımların önünü kesmek amacını taşıdığı savunuldu. Şirket, bu tip bilimsel dayanağı bulunmayan açıklamaların hem yerel istihdama, hem bölge sakinlerine hem de ülkenin genel enerji bağımsızlığı politikalarına olumsuz yansımaları olduğunu ifade etti.
Çarşamba Ovası'ndaki biyokütle santrali projesi, kentin endüstriyel altyapısı ve tarımsal atık yönetimi açısından önem taşırken, bölgedeki ekolojik denge ve insan sağlığı üzerindeki potansiyel etkilerine dair farklı kesimlerin endişeleri ve tartışmaları da sıcaklığını korumaya devam ediyor. Yatırıma muhalif olan çevreler tarım arazilerinin gelecekte zarar görebileceğini ve emisyon risklerini ön plana çıkarırken, destekleyen taraflar ise modern teknolojilerle işletilen bir tesisin ekonomik kazanımlarını vurguluyor.









