Samsun’un Çarşamba ilçesi Eğercili Mahallesi’nde faaliyete geçirilen Biyokütle Enerji Santrali (BES) ile ilgili yürütülen bazı algı operasyonları ve spekülasyonlar, bölge sakinleri ve enerji otoritelerinin sert tepkisiyle karşılaşıyor. Sektör temsilcileri ile yenilenebilir enerji uzmanları; tesis hakkında ortaya atılan asılsız iddiaların hem Türkiye'nin milli enerji politikalarına ket vurduğunu hem de yerel tarım ekonomisinin lojistik kalkınmasını engellediğini savunuyor.
Sermaye yatırımlarının ve yeşil enerji projelerinin odağındaki Samsun Çarşamba, enerji bağımsızlığı kulvarında stratejik bir öneme sahip olan biyokütle tesisini tartışmaya devam ediyor. Son dönemde ilçe merkezinde kimliği belirsiz odaklarca dağıtılan ve içeriğinde lösemili çocukların görselleri kullanılarak duygu sömürüsü yapılan broşürler, Çarşamba halkının büyük tepkisini çekti. Vatandaşlar, toplumsal hassasiyetlerin bu derece manipüle edilmesini "açık bir istismar" olarak yorumlayarak tepki gösterdi.
Bakanlık Tescilli Çevreci Enerji Modeli
Söz konusu propaganda materyallerinde yer alan "biyokütlenin yenilenebilir bir kaynak olmadığı" yönündeki iddiaların bilimsel hiçbir temelinin bulunmadığı açıklandı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın yasal mevzuatlarında biyokütleyi net bir şekilde "Yerli ve Yenilenebilir Enerji Kaynağı" olarak tescillediğini hatırlatan uzmanlar, çevre politikalarıyla bilinen Almanya’da sadece bu alanda faaliyet gösteren tam 1172 aktif santralin bulunduğuna dikkat çekiyor.
Projenin akademik ayağında ise Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi bünyesinde "Biyokütle Enerji" başlığının ders olarak okutulduğu gerçeği öne çıkıyor. Üniversite tarafından hazırlanan bilimsel raporlar, bu teknolojinin tarımsal ve hayvansal atıkları katma değere dönüştürerek çevre kirliliğini minimize ettiğini ve ekolojik dengeye doğrudan lojistik katkı sağladığını net bir şekilde ortaya koyuyor.
Anız Yangınlarını Önlüyor, Çiftçinin Cebini Rahatlatıyor
Yatırımın çevresel faydalarının yanı sıra bölge tarımına sunduğu ekonomik katkı da dikkat çekici boyutlarda. Projeyi üstlenen Oltan Köleoğlu Enerji’nin Afyonkarahisar ve Çorum’da kurulu olan diğer tesislerinde yaklaşık 25 bin çiftçiye ham madde tedariki üzerinden doğrudan gelir sağlandığı biliniyor. Tarlada kalan atıkların santral tarafından toplanması, hem hava kirliliğine yol açan anız yakma alışkanlığının önüne geçiyor hem de olası yangın risklerini sıfıra indiriyor. Benzer ekonomik dönüşümün Çarşamba'da da ivme kazanması bekleniyor.
Manidar Kuruluş Tarihi Soru İşaretleri Doğuruyor
Santral aleyhine yürütülen hukuksal ve sosyal reaksiyonların merkez üssü konumundaki Çarşamba Çevre ve Çiftçiler Derneği’nin (ÇAÇED) kurumsal geçmişi de kamuoyunun dikkatinden kaçmadı. Derneğin, enerji yatırımı projesinin kamuoyuna ilk kez duyurulmasının hemen ardından, 2 Aralık 2019 tarihinde kurulmuş olması, "Bu yapı spesifik olarak sadece yatırımı engellemek amacıyla mı organize edildi?" sorusunu beraberinde getiriyor.
Enerji sektörü temsilcileri, gerçek dışı argümanlar ve asılsız korku senaryolarıyla halkın provoke edilmesinin, Türkiye’nin küresel yenilenebilir enerji hedeflerine kalıcı zarar verdiğini savunuyor. Kamu yararının ve enerji bağımsızlığının her şeyin önünde tutulması gerektiğini belirten yetkililer, tüm süreçlerin bilimsel veriler ve tam şeffaflıkla yürütülmesinin bölge halkının en büyük menfaati olduğunu vurguluyor.









