UNESCO Dünya Doğal Miras Geçici Listesi'nde yer alan Kızılırmak Deltası ve Kuş Cenneti, doğal güzellikleri ve zengin biyolojik çeşitliliği ile ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Samsun'un 19 Mayıs, Bafra ve Alaçam ilçeleri sınırlarında bulunan 56 bin hektarlık devasa ekosistem, bu yılın başından itibaren 50 bin 227 kişiyi ağırlayarak geçtiğimiz yılın 35 bin olan ziyaretçi sayısını geride bıraktı.
Samsun Büyükşehir Belediyesi, alanın doğal dokusunu koruyarak turizme kazandırılması için ulaşım ve sosyal imkanlar noktasında çeşitli hizmetler sağlıyor. Deltayı ziyaret eden vatandaşlar için bisiklet, elektrikli bisiklet, otobüs, golf aracı ve akülü araçlar gibi çevre dostu ulaşım seçenekleri sunuluyor.
56 Bin Hektarlık Doğal Yaşam Alanı
Türkiye'nin en önemli biyolojik zenginlik alanlarından biri olan Kızılırmak Deltası, doğal gölleri ve ilkbaharda tabanı tamamen suyla kaplanan su basar ormanlarıyla dikkat çekiyor. Sazlık alanları, gün doğumu ve gün batımı manzaralarıyla doğaseverleri ve fotoğrafçıları bölgeye çeken delta, 7/24 koruma altında tutuluyor.
Ziyaretçiler için alanda şu tesisler hizmet veriyor:
Ziyaretçi merkezi ve görüntü izleme birimi
Sergi salonu
Bölgeye has ürünlerin tanıtıldığı satış reyonları
Özellikle hafta sonları yoğunluğun iki katına çıktığı deltada, hem yerli hem de yabancı turistler mevsimsel güzellikleri yerinde görme fırsatı buluyor.
356 Kuş Türüne Ev Sahipliği Yapıyor
Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti, fauna açısından sahip olduğu zengin popülasyonla dünya çapında bir öneme sahip. Ülkede görülen 420 kuş türünden 356’sı bu alanda gözlemlenebiliyor. Ayrıca, nesli tükenme tehlikesi altında bulunan 24 kuş türünden 15’i burada yaşamını sürdürüyor.
Her yıl 7 milyondan fazla göçmen kuşun göç rotasında bulunan deltada, 140 kuş türü üreme gerçekleştirirken yaklaşık 100 bin su kuşu kış konaklaması yapıyor. Göçmen kuşların en bilinenlerinden olan leylekler de her yıl geleneksel olarak yuvalarını bu zengin ekosistem içerisinde kuruyor. Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin sunduğu çevre dostu araçlar, bu hassas ekosisteme zarar vermeden ziyaretçilerin alanı keşfetmesine imkan tanıyor.





