Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı tanınmasının yıl dönümünde düzenlenen buluşmaya, Başkan Deveci'nin yanı sıra eşi Gülay Deveci, kadın meclis üyeleri, muhtarlar ve sivil toplum kuruluşlarının kadın temsilcileri katıldı.
"Türk Kadını İçin Tarihi Bir Devrim"
Programın açılış konuşmasını yapan Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Kadın Kolları Başkanı ve Atatepe Mahalle Muhtarı Havva Rendeci, 5 Aralık 1934'ün Türk kadını için bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Rendeci, "85 yıl önce Türk kadınına tanınan bu hak, bugün birçok ülkede hâlâ kadınlara verilmemiş durumda. Bu tarih, kadınlar için bir devrimdir. Atatürk’ün bu hakkı bir imtiyaz olarak değil, iade edilmiş bir hak olarak tanımlaması, Cumhuriyetimizin kadına verdiği değerin en açık göstergesidir" dedi. Kadının dışlanmadığı, ötekileştirilmediği bir toplumun kalkınmayı hızla yakalayacağını belirten Rendeci, şiddete, tacize ve ayrımcılığa maruz kalan kadınlar için toplumun tüm kesimlerine büyük sorumluluklar düştüğünü ifade etti.
Başkan Deveci: "Türk Kadını Bu Hakkı Hak Etti"
Başkan Cemil Deveci ise bir gün önce aynı salonda kadına yönelik şiddet konusunun ele alındığını hatırlatarak, 5 Aralık'ın çok daha anlamlı bir gün olduğunu söyledi. Deveci, "1934 yılında Türk kadınına bir lütuf değil, hak ettiği bir hak teslim edildi. Türk kadını, demokrasisiyle övünen birçok ülkenin kadınlarından daha önce seçme ve seçilme hakkına sahip oldu. Çünkü o kadınlar, bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin bir parçasıydı. TBMM’nin kuruluşunda, Cumhuriyetin inşasında, demokrasi mücadelesinde hep Türk kadını vardı. Çanakkale’de bu mücadele başladı. Eşi, oğlu cephede olan Türk anası da bu ülkenin kahramanıdır" diye konuştu.
"Kendinizle Gurur Duyun, Birlik Olun"
Türk kadınının her zaman saygın bir yerde olduğunu ifade eden Başkan Deveci, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: "Kendinizle övünün. Anadolu kadını, her koşulda ayakta durmasını bildi. Elbette hâlâ sorunlar var; şiddet, ayrımcılık, ekonomik eşitsizlik… Ama bu coğrafyada kadın olmak, aynı zamanda güçlü olmayı da gerektiriyor. Atatürk döneminde her alanda aktif olan Türk kadını, bugün de aynı kararlılıkla yoluna devam etmelidir. Sizler sadece siyaset arenasında değil; evde, iş yerinde, sokakta bu toplumun temel direğisiniz. Kol kola girin, birlik olun. Dün olduğu gibi bugün de Anadolu kadını çok şey hak ediyor. Gününüz kutlu olsun. Demokrasisiyle ve kadın-erkek eşitliğiyle övünen tüm ülkelere selam olsun!”
5 Aralık Kadın Hakları Günü'nün anlam ve öneminin bir kez daha vurgulandığı bu tür etkinlikler, kadınların toplumdaki yerinin güçlenmesi adına ne kadar kritik?








