Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen COP29 İklim Değişikliği Konferansı, Türkiye’nin ulaştırma ve altyapı alanındaki karbon azaltım hedeflerinin uluslararası kamuoyuyla paylaşıldığı önemli platformlardan biri oldu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, üst düzey katılımcıların yer aldığı konferansta yaptığı konuşmada, Türkiye’nin sürdürülebilir ulaşım politikalarını kapsamlı şekilde anlattı. Uraloğlu, Türkiye’nin hem şehir içi ulaşımda hem de uluslararası taşımacılıkta karbon salınımını azaltmaya yönelik ciddi adımlar attığını vurguladı.
Konuşmasının önemli noktalarından biri, Türkiye’nin Çin’den Londra’ya uzanan Orta Koridor üzerindeki stratejik konumuna yönelik değerlendirmeler oldu. Uraloğlu, bu geniş ticaret hattının geleceğinde elektrikli tren ve lokomotiflerin yaygınlaşacağını, Türkiye’nin bu konuda hazırlıklarını hızlandırdığını söyledi. Elektrikli tren teknolojilerinin geliştirilmesi ve fosil yakıtlı sistemlerin azaltılması, Türkiye'nin ulaşımda yeşil dönüşüm politikasının temel taşlarından biri olarak öne çıkıyor.
Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi doğrultusunda hazırlanan ulaşım yol haritasını COP29’da detaylandırdı. Bu kapsamda şehir içi ulaşımda elektrikli araçların payının arttırılması, bisiklet yolları ağının genişletilmesi ve metro gibi raylı sistem çözümlerinin yaygınlaştırılması planlanıyor. Yerel yönetimlerle iş birliği içinde karbon salınımını azaltacak projelerin geliştirildiğini belirten Uraloğlu, şehirlerin net sıfır hedefine ulaşmasının ülke politikalarında öncelikli olduğunu ifade etti.
Demir yolu ulaşımı Türkiye’nin iklim dostu stratejisinde özel bir yer tutuyor. Uraloğlu, yerli ve milli olarak geliştirilen elektrikli trenler ve lokomotiflerin üretimine başlandığını belirterek, fosil yakıt kullanımının aşamalı olarak azaltılacağını açıkladı. Bu adımın hem enerji verimliliğini artıracağı hem de karbon salınımını önemli ölçüde düşüreceği vurgulandı. Bakan, bu alandaki uluslararası iş birliklerinin de genişletildiğini aktardı.
Konuşmada dikkat çeken bir diğer başlık ise Kalkınma Yolu Projesi oldu. Irak’tan başlayarak Türkiye’ye, oradan da Avrupa’ya uzanan bu yeni ticaret koridorunun Orta Koridor’u güçlendireceğini belirten Uraloğlu, projenin bölgesel ticarete canlılık katacağını ve daha sürdürülebilir bir ulaşım altyapısına hizmet edeceğini söyledi. Bu iki koridorun birlikte çalışması, Türkiye’nin lojistik üstünlüğünü artırırken karbon ayak izini düşürme hedeflerine de katkı sağlıyor.
Türkiye'nin yeşil dönüşüm politikaları yalnızca kara ve demir yollarıyla sınırlı değil. Bakan Uraloğlu, havacılık altyapısında da önemli kazanımlar elde edildiğini belirtti. Türkiye’deki 58 havalimanından 50’sinin karbon sertifikası aldığını ifade eden Uraloğlu, bu alanda dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olma yolunda ilerlediklerini söyledi. Deniz taşımacılığında ise fosil yakıt tüketimini azaltmak amacıyla yeni nesil, çevre dostu yakıtlarla çalışan gemilerin üretimine başlandığını aktardı.
İklim değişikliğinin şehirler üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Uraloğlu, son yıllarda artan aşırı yağışların şehir güvenliğini tehdit ettiğini belirterek, iklim dirençli şehirler oluşturmak için kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Altyapının güçlendirilmesi ve afet risklerini azaltacak projelerin hızla hayata geçirildiğini ifade eden Uraloğlu, “Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak için tüm imkânlarımızla çalışıyoruz” dedi.
COP29’da yapılan bu açıklamalar, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede ulaştırma ve altyapı politikalarını kararlılıkla sürdürdüğünü ortaya koydu. Türkiye’nin uluslararası platformlarda deneyim paylaşımına verdiği önem, sürdürülebilir ulaşım vizyonunun küresel ölçekte desteklendiğini gösteriyor.









