Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, katıldığı televizyon programında çalışma hayatına ilişkin en çok merak edilen konuları yanıtladı. Asgari ücretten Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesine, sözleşmeli personelin kadroya geçişinden enflasyon beklentilerine kadar pek çok başlıkta açıklamalarda bulunan Bilgin, hükümetin izlediği sosyal devlet politikasının altını çizdi.
Asgari Ücrette Bilimsel Yaklaşım ve Rekor Seviye
Bakan Bilgin, belirlenen 8 bin 500 liralık asgari ücret rakamının Cumhuriyet tarihinin rekoru olduğunu ifade etti. Karar verilmeden önce geniş kapsamlı ve bilimsel bir araştırma yaptırdıklarını belirten Bilgin; işçilere, işverenlere ve kamuoyuna danışılarak bu rakama ulaşıldığını söyledi. Enflasyonun ücretler üzerindeki tahribatını engellemek için kararlı bir duruş sergilendiğini kaydeden Bilgin, açıklanan rakamın beklentilerin üzerinde olması nedeniyle bazı çevrelerde şaşkınlık yarattığını dile getirdi.
EYT Düzenlemesinde Yaş Sınırı İhtimali
Milyonlarca vatandaşın beklediği EYT düzenlemesine dair son aşamayı Kabine Toplantısı'nda Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sunacağını belirten Bilgin, yaş şartına dair önemli bir ipucu verdi. Düzenlemede bir yaş aralığının olmasının ihtimal dahilinde olduğunu ancak henüz netleşmediğini ifade etti. Aralık ayı itibarıyla yaklaşık 1 milyon 900 bin kişinin EYT kapsamında olduğunu açıklayan Bilgin, çözümün imkanlar dahilinde en kapsayıcı şekilde hayata geçirileceğini vurguladı.
Sözleşmeli Personel İçin Kadro Müjdesi
Kamu çalışanlarının uzun süredir talep ettiği sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi konusuna da değinen Bakan Bilgin, bu çalışmanın tamamlandığını duyurdu. Hazırlanan taslağın yarın itibarıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulacağını belirten Bilgin, 50D statüsündeki araştırma görevlileri için de YÖK ile koordineli bir çalışmanın yürütüldüğünü ve bu sorunun da çözüleceğini aktardı.
Enflasyon ve Ekonomi Beklentileri
Enflasyonun düşüş eğilimine girdiğini ve Mayıs ayı itibarıyla yüzde 35-40 bandına gerilemesini beklediklerini ifade eden Bilgin, Türkiye’nin yeni sanayileşme hamleleri ve teknolojik yatırımları sayesinde küresel resesyon etkilerini sınırlı hissedeceğini öngördü. Özellikle savunma sanayindeki ivmenin diğer sektörlere de girdi sağladığını ve Türkiye’nin pazar çeşitliliğini artırdığını sözlerine ekledi.









