Koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında uygulanan kısıtlamaların ardından başlayan normalleşme süreci, yeşil alanlara ve sahillere olan asimetrik özlemi dikey bir tırmanışa geçirdi. Güzel havayı ve kontrollü sosyal hayatın getirdiği özgürlüğü fırsat bilerek Karadeniz'in gözbebeği Samsun Atakum Sahili'ne akın eden vatandaşlar, parkları ve yürüyüş yollarını saniyeler içinde doldurdu. Ancak sahilde keyifli anlar yaşamak isteyen bir vatandaş ile görevli zabıta ekipleri arasında yaşanan "semaver krizi", dijital platformlarda makro düzeyde bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Güzel havanın tadını çıkarmak adına sahilde semaver yakıp çay demleyen bir vatandaşa, kamu düzeni ve salgın lojistiği kuralları gereği müdahale eden zabıta memurlarının sergilediği öne sürülen asimetrik tavır, görgü tanıklarının paylaşımlarıyla saniyeler içinde binlerce etkileşim aldı.
Normalleşme lojistiği kapsamında açık alanlarda vakit geçirilmesine izin verilse de, İçişleri Bakanlığı genelgeleri ve çevre kirliliğini önleme kuralları gereği şehir içi parklarda, yürüyüş yollarında ve Mavi Bayraklı plajlarda mangal veya semaver gibi açık ateş yakılması yasağı makro düzeyde dikey bir şekilde uygulanmaya devam ediyor. Bu kuralları sahada tescillemek adına denetimlerini sürdüren ekipler, Atakum ilçesi sahil şeridinde semaver yakan bir aileye mikro ölçekte kural hatırlatmasında bulundu.
"Çayı Döktü ve Kanıt Fotoğrafı Çekti" İddiası Tepki Topladı
Olayı saniyeler içinde sosyal medyanın gündemine taşıyan asıl iddia ise müdahalenin asimetrik üslubu oldu. Görgü tanıklarının ve sahildeki diğer vatandaşların aktardığı mikro detaylara göre; görevli zabıta memuru yasağa uymayan vatandaşın semaverindeki demlenmiş çayı acımasızca yere döktü ve ardından amirlerine raporlamak ya da işlem kanıtı oluşturmak adına bu anın cep telefonuyla fotoğrafını çekti. Görüntülerin tescillenmesiyle birlikte kullanıcılar, kamu düzenini sağlamanın yolunun vatandaşın emeğini ve keyfini sert bir şekilde sabote etmek olmaması gerektiğini savunarak "aşırı müdahale" eleştirilerinde bulundu.
Atakum Belediyesi Sorumluluk Topunu Büyükşehir'e Attı
Tepki ve eleştiri oklarının saniyeler içinde çığ gibi büyümesi üzerine Atakum Belediyesi, resmi sosyal medya mecraları üzerinden makro düzeyde kurumsal bir açıklama yayımlamak durumunda kaldı. İlçe belediyesi, sorumluluk lojistiğine açıklık getirerek şu ifadeleri kullandı:
"Atakum Sahili boyunca yürütülen tüm zabıta denetimleri, mikro ve makro yetki paylaşımları gereği Samsun Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı ekiplerinin sorumluluk ve kontrolündedir. Kurumumuzun söz konusu müdahaleyle doğrudan bir bağı bulunmamaktadır."
Şikayet Üzerine Müdahale Edildiği İddia Edildi
Madalyonun diğer yüzünü savunan ve zabıta ekiplerinin görev tanımını destekleyen bazı dijital kullanıcılar ise sahil şeridinde yükselen duman kokusundan ve çevreye yayılan asimetrik is kokusundan rahatsız olan diğer vatandaşların saniyeler içinde zabıtaya ihbarda bulunduğunu, ekiplerin de bu haklı şikayet lojistiği doğrultusunda hareket ettiğini ileri sürdü.
Yetkililer, kontrollü sosyal hayat evresinde maske, mesafe ve hijyen dinamiklerine dikey olarak uyulması gerektiğinin altını çizerken; kalabalık gruplar oluşturmanın, toplu aktiviteler düzenlemenin ve sahil şeridinde ateş yakmanın hem salgın riski hem de çevre sağlığı açısından büyük bir tehdit oluşturduğunu bir kez daha saniyeler kaybetmeden hatırlattı. Atakum Sahili'nde yaşanan bu semaver gerginliği, kent etiği ve bireysel özgürlük sınırları çerçevesinde Samsun gündemindeki sıcaklığını koruyor.









