Dünya genelinde hızla yayılan koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı Türkiye’de tıp dünyası teyakkuza geçmiş durumda. Hastalığın erken teşhis edilmesi ve virüsün yayılım zincirinin kırılması adına hayati bir adım atan Hacettepe Üniversitesi, koronavirüsün kuluçka ve gelişim evrelerini içeren "Gün Gün Belirti Takvimi"ni kamuoyuyla paylaştı. Bu rehber, vatandaşların vücutlarındaki değişimleri gözlemleyerek ne zaman sağlık kuruluşlarına başvurmaları gerektiği konusunda yol gösterici olmayı amaçlıyor.
İlk Evre: Hafif Belirtiler ve Grip Benzeri Tablo
Salgının ilk üç gününde semptomlar genellikle soğuk algınlığı veya hafif grip ile karıştırılabiliyor. Hafif ateş ve boğaz ağrısının eşlik ettiği bu süreçte, bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde mide bulantısı ve ishal gibi sindirim sistemi şikayetleri de baş gösterebiliyor. Ancak dördüncü günden itibaren boğaz ağrısı şiddetleniyor, ses boğuklaşmaya başlıyor ve yeme-içme eylemi zorlu bir hal alıyor.
Orta Evre: Şiddetli Ağrılar ve Kuru Öksürük
Beşinci ve altıncı günlerde virüsün etkisi belirginleşiyor. Yutkunma güçlüğü artarken, vücut hareketlerini kısıtlayan şiddetli eklem ve sancılar ekleniyor. Altıncı gün itibarıyla kuru öksürük başlarken; halsizlik, mide bulantısı ve başlangıç seviyesindeki nefes darlığı tabloya dahil oluyor. Bu aşamada ishal ve kusma şikayetlerinin de arttığı gözlemleniyor.
Kritik Eşik: Yedinci ve Dokuzuncu Gün Arası
Yedinci güne gelindiğinde vücut ısısı 38°C sınırına dayanıyor. Şiddetli öksürüğün yanı sıra balgam oluşumu ve yoğun kusma nöbetleri yaşanabiliyor. Sekizinci güne geçildiğinde ise en kritik belirti olan nefes alma güçlüğü (dispne) ve göğüste ağır baskı hissi başlıyor. Dokuzuncu gün, tüm belirtilerin en yoğun yaşandığı evre olarak tanımlanıyor. Bu aşamada kandaki oksijen seviyesinin düşmesine bağlı olarak yüz ve dudaklarda morarma (siyanotik belirtiler) görülebiliyor.
Hacettepe Üniversitesi yetkilileri, bu belirtilerin her hastada aynı şiddette seyretmeyebileceğini ancak özellikle nefes darlığı ve yüksek ateş durumunda vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini önemle vurguluyor.









