<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
         <channel>
         <title>SAĞLIK</title>
         <link>https://www.amisoshaber.com/saglik/</link>
         <description></description><item>
			<title><![CDATA[Samsun Ekonomisine Kadın Eli: SAMİKAD Resmileşen GİFED Üyeliğiyle Ulusal Arenaya Çıktı]]></title>
			<description><![CDATA[SAMİKAD, Venn Otel'de düzenlenen Olağanüstü Genel Kurul ile GİFED üyeliğini resmileştirdi. Genel kurulun ardından iş kadınları arasında ticari iş birlikleri için networking oturumu yapıldı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Samsun’da kadın girişimciliğinin makro düzeyde temsil edilmesi, ticari lojistiğin geliştirilmesi ve kadın liderlerin ulusal karar alma mekanizmalarına entegre edilmesi adına stratejik adımlar atılmaya devam ediyor. Samsun İş Kadınları Derneği (SAMİKAD), Venn Otel’de düzenlediği tarihi Olağanüstü Genel Kurul ile Girişimci İş Kadınları Federasyonu (GİFED) üyeliğini resmi olarak tescilledi.

Samsun ve Karadeniz ekonomisindeki sektörel ağırlığını her geçen gün dikey yönde artıran SAMİKAD, bu kurumsal hamleyle yerel sınırları aşarak ulusal ölçekte bir temsil vizyonu deklare etti. Genel kurul yasal prosedürlerinin saniyeler içinde tamamlanmasının ardından, üye firmaların entegrasyonu için kapsamlı bir B2B networking oturumu organize edildi.



Karadeniz Bölgesi'nin en dinamik sivil toplum reflekslerinden biri olarak öne çıkan SAMİKAD, üye sayısındaki asimetrik artış ve temsil ettiği iş kollarındaki çeşitlilikle kentsel büyümenin ana aktörlerinden biri haline geldi. Samsunlu kadın girişimcilerin endüstriyel, ticari ve finansal kapasitelerini ulusal lobi ağlarıyla birleştirmeyi hedefleyen dernek, GİFED şemsiyesi altına girerek kurumsal kimliğine makro bir vizyon kazandırdı.



GİFED Delegasyon Şeması Oy Birliğiyle Tescillendi

Genel kurulun birinci fazında, SAMİKAD’ı federasyon genel kurullarında ve yasal komisyonlarında temsil edecek kurumsal şema şekillendirildi. Dernek adına görev yapacak 14 asil ve 14 yedek delegenin isim matrisi genel kurul delegelerinin oy birliğiyle karara bağlandı. Seçim operasyonunun ardından SAMİKAD Başkan Yardımcısı Sinem Özkurt, GİFED’in ulusal organizasyonel yapısı, mali ve idari işleyiş protokolleri ile orta vadeli stratejik hedefleri hakkında üyelere yönelik detaylı bir oryantasyon sunumu gerçekleştirdi.

"Deneyimi Aktarmak İçin Yönetim Olarak Kadro Halindeyiz"

Genel kurulun kapanış fazında kurumsal kürsüye gelerek üyelere seslenen SAMİKAD Başkanı Şehnaz Dereli, federasyon entegrasyonunun dernek içi kurumsal hafızaya katkı sunacağını belirtti. Adil yönetim ve dönüşümlü liderlik modeliyle hareket edeceklerini vurgulayan Başkan Dereli, şu kurumsal deklarasyonda bulundu:

"GİFED üyeliğimiz, büyüyen derneğimiz ve şehrimizin üretim lojistiği adına hayırlı uğurlu olsun. Federasyondan elde edeceğimiz makro deneyimi ve kurumsal hafızayı ilk etapta dernek ekosistemimize doğru kanalize edebilmek adına, tarafımıza iletilen tavsiye kararı doğrultusunda yönetim kurulu olarak komple kadro halinde delege listesinde yer aldık. Bunun yanı sıra asil ve yedek delege listelerimizi de titizlikle netleştirdik.

Bu görevlendirme 2 yıllık bir yasal periyodu kapsamaktadır. Dönemini tamamlayan her delege arkadaşımız, bir sonraki fazda yerini bir başka kadın girişimcimize devredecektir. Dernek içi adalet ve eşit temsil modelinin işletilmesi en büyük kurumsal hassasiyetimizdir. GİFED, Türkiye genelinde dikey yönde büyüyen ve ekonomi bürokrasisi tarafından son derece önem verilen vizyoner bir üst kuruluştur. Bölgenin en önemli yapılanmalarından biri olan SAMİKAD, GİFED bünyesinde en güçlü şekilde konumlanacaktır."

B2B Networking Oturumuyla Yeni Ticari Rotalar Çizildi

Genel kurul prosedürlerinin saniyeler içinde tamamlanmasının ardından, üyelerin birbirlerinin ticari kabiliyetlerini yakından tanıması ve mikro/makro düzeyde yeni tedarik zincirleri oluşturması amacıyla özel bir "İkili Görüşmeler / Networking" oturumu gerçekleştirildi. SAMİKAD Genel Koordinatörü Aslı Moral Ergin’in moderasyonunda interaktif bir metodolojiyle yönetilen bu oturumda; sanayiden hizmet sektörüne, dış ticaretten teknolojiye kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren iş kadınları firmalarını tanıttı. Karşılıklı soru-cevap ve kartvizit alışverişiyle yürütülen bu ticari lojistik hamlesi, ortak konsorsiyum projeleri için güçlü bir zemin hazırladı.

Yeni Üyelere Rozet Takdimi ve Aile Bağı Vurgusu

Organizasyonun kurumsal kapanış fazında, SAMİKAD ekosistemine dahil olarak derneğin üretim ve temsil gücünü tahkim eden yeni kadın girişimcilere üyelik rozetleri Başkan Şehnaz Dereli tarafından takdim edildi. Gecenin final seremonisinde ise Haziran ayı içinde doğan dernek üyeleri için sahnede sürpriz bir pasta kesimi gerçekleştirildi. SAMİKAD'ın sadece bir ticari iş birliği platformu değil, aynı zamanda yüksek aidiyet duygusuna sahip büyük bir aile olduğu mesajı bir kez daha kamuoyuna deklare edildi.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2026/06/samsun-ekonomisine-kadin-eli-samikad-resmilesen-gifed-uyeligiyle-ulusal-arenaya-cikti-4854.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2026/06/samsun-ekonomisine-kadin-eli-samikad-resmilesen-gifed-uyeligiyle-ulusal-arenaya-cikti-4854.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2026/06/samsun-ekonomisine-kadin-eli-samikad-resmilesen-gifed-uyeligiyle-ulusal-arenaya-cikti-4854-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2026/06/samsun-ekonomisine-kadin-eli-samikad-resmilesen-gifed-uyeligiyle-ulusal-arenaya-cikti-4854.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/samsun-ekonomisine-kadin-eli-samikad-resmilesen-gifed-uyeligiyle-ulusal-arenaya-cikti/40578/</link>
			<pubDate>Wed, 10 Jun 2026 12:32:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kalp Hastaları Oruç Tutabilir mi? Dr. Ahmet Yanık’tan Hayati Açıklamalar]]></title>
			<description><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ahmet Yanık, Ramazan'da oruç tutması riskli olan kalp hastalarını açıkladı. Yeni ameliyat olanlar ve kalp yetmezliği yaşayanlar dikkat!]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte, kronik rahatsızlığı olan vatandaşların ibadetlerini nasıl sürdüreceği sorusu gündeme geldi. Medicana International Samsun Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Yanık, özellikle kalp hastalarının en çok merak ettiği “Oruç tutabilir miyim?” sorusuna açıklık getirdi. Yanık, her hastanın sağlık durumunun kendine özgü olduğunu belirterek, doktor kontrolü olmadan karar verilmemesi gerektiğini vurguladı.

Her Hasta Kendi Özelinde Değerlendirilmeli

Kalp hastalıklarının çok geniş bir yelpazeyi kapsadığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Yanık, tüm hastaların aynı kategoride değerlendirilmesinin yanlış olacağını söyledi. Polikliniklerde Ramazan ayı öncesi en çok "oruç izni" talebiyle karşılaştıklarını belirten Yanık, bazı durumların hayati risk taşıyabileceğine dikkat çekti. Hastanın güncel sağlık durumu, kullandığı ilaçlar ve hastalığının evresinin bu kararda belirleyici olduğunu ifade etti.

Oruç Tutması Önerilmeyen 5 Risk Grubu

Dr. Ahmet Yanık, tıbbi veriler ışığında oruç tutması sakıncalı görülen ve yüksek risk barındıran hasta gruplarını şu şekilde sıraladı:


	
	Yeni Operasyon Geçirenler: Son 6 ay içerisinde kalp krizi öyküsü olanlar ile yakın zamanda balon, stent veya bypass cerrahisi geçirenler.
	
	
	Kalp Yetmezliği Olanlar: İleri derecede kalp yetmezliği bulunan, yakın zamanda hastanede yatan ve vücuttaki ödemi atmak için idrar söktürücü ilaç kullananlar.
	
	
	Kapak Hastaları: İleri derecede kalp kapak hastalığı tanısı konulan ve takibi süren hastalar.
	
	
	Ritim Bozukluğu Yaşayanlar: Ciddi seyreden ve henüz kontrol altına alınamamış ritim bozukluğu olan kişiler.
	
	
	Dirençli Tansiyon Hastaları: Çoklu ilaç kullanımına rağmen tansiyonu normal sınırlara çekilemeyen hipertansiyon hastaları.
	


Doktor Onayı Olmadan Karar Vermeyin

Oruç ibadetinin uzun süreli susuzluk ve açlık gerektirmesi nedeniyle kalp üzerinde ek bir yük oluşturabileceğini hatırlatan Uzman Dr. Ahmet Yanık, muayenenin önemine değindi. Yanık, "Bu kararı vermeden önce, kalp hastalarının Ramazan öncesi mutlaka bir kardiyoloji uzmanına görünmesi ve ilaç düzenlemelerini hekimiyle birlikte yapması gerekmektedir" uyarısında bulunarak sözlerini tamamladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2026/02/kalp-hastalari-oruc-tutabilir-mi-dr-ahmet-yanik-tan-hayati-aciklamalar-9058.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2026/02/kalp-hastalari-oruc-tutabilir-mi-dr-ahmet-yanik-tan-hayati-aciklamalar-9058.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2026/02/kalp-hastalari-oruc-tutabilir-mi-dr-ahmet-yanik-tan-hayati-aciklamalar-9058-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2026/02/kalp-hastalari-oruc-tutabilir-mi-dr-ahmet-yanik-tan-hayati-aciklamalar-9058.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/kalp-hastalari-oruc-tutabilir-mi-dr-ahmet-yanik-tan-hayati-aciklamalar/39964/</link>
			<pubDate>Sun, 22 Feb 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Korkutan Soru: Menenjit İnsandan İnsana Geçer mi? İşte Korunma Yolları]]></title>
			<description><![CDATA[Menenjit bulaşıcı mıdır? Bakteriyel menenjit öksürük ve yakın temas yoluyla kişiden kişiye geçebilir. Menenjit bulaşma yolları ve korunma yöntemleri haberimizde.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Beyin ve omuriliği koruyan zarların iltihaplanmasıyla ortaya çıkan menenjit, toplum sağlığını tehdit eden ciddi bir enfeksiyon hastalığıdır. İnternet üzerinde en çok aratılan sorulardan biri olan "Menenjit bulaşıcı mıdır?" sorusunun yanıtı, hastalığa neden olan etkene göre değişiklik gösterse de, özellikle bakteriyel türlerin oldukça bulaşıcı olduğu bilinmektedir. Erken müdahale edilmediğinde kalıcı hasarlara yol açabilen bu hastalık, yakın temas yoluyla yayılabilmektedir.

Menenjit Nasıl Bulaşır?

Hastalığın en riskli türü olan bakteriyel menenjit, genellikle solunum yolu ve boğaz salgıları aracılığıyla kişiden kişiye geçer. Bulaşma yolları arasında şunlar yer almaktadır:


	
	Öksürme ve Hapşırma: Hasta kişinin havaya yaydığı damlacıkların solunması.
	
	
	Yakın Temas: Öpüşmek veya çok yakın mesafede uzun süre konuşmak.
	
	
	Ortak Eşya Kullanımı: Bardak, çatal, kaşık gibi mutfak gereçlerinin veya diş fırçası, havlu gibi kişisel eşyaların ortak kullanılması.
	


Okul, yurt, askeri kışla ve kreş gibi insanların toplu halde bulunduğu ortamlar, menenjit mikrobu için en uygun yayılma alanlarını oluşturmaktadır.

Bu Belirtiler Varsa Vakit Kaybetmeyin

Hastalık bulaştıktan sonra belirtiler hızla ortaya çıkar. En yaygın semptomlar şunlardır:


	
	Aniden yükselen yüksek ateş,
	
	
	Şiddetli baş ağrısı ve kusma,
	
	
	Ense sertliği (Boynu hareket ettirirken yaşanan zorluk),
	
	
	Parlak ışığa bakamama (Işığa karşı duyarlılık),
	
	
	Ciltte oluşan döküntüler ve zihin bulanıklığı.
	


Korunma Yolları ve Aşının Rolü

Menenjitten korunmanın en etkili ve bilimsel yolu aşılanmadır. Günümüzde uygulanan modern aşılar, hastalığın en tehlikeli türlerine karşı yüksek koruma sağlar. Bunun yanı sıra, kişisel hijyene dikkat edilmesi, ellerin sabunla sık sık yıkanması ve hasta olduğundan şüphelenilen kişilerle temasın sınırlandırılması bulaşma riskini önemli ölçüde azaltmaktadır. Uzmanlar, özellikle bebeklerin ve bağışıklık sistemi düşük olan bireylerin aşı takvimine uymasının hayati önem taşıdığını vurgulamaktadır.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/12/korkutan-soru-menenjit-insandan-insana-gecer-mi-iste-korunma-yollari-3181.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/12/korkutan-soru-menenjit-insandan-insana-gecer-mi-iste-korunma-yollari-3181.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/12/korkutan-soru-menenjit-insandan-insana-gecer-mi-iste-korunma-yollari-3181-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/12/korkutan-soru-menenjit-insandan-insana-gecer-mi-iste-korunma-yollari-3181.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/korkutan-soru-menenjit-insandan-insana-gecer-mi-iste-korunma-yollari/39361/</link>
			<pubDate>Wed, 24 Dec 2025 14:08:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Başkan Şenol Kul, CEMR Liderler Zirvesi’nde Türkiye’yi Malta’da Temsil Edecek]]></title>
			<description><![CDATA[Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, CEMR Liderler Zirvesi için Malta’ya gidiyor. Zirvede Türkiye’yi temsil edecek olan Kul, kritik yerel yönetim başlıklarını görüşecek.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, Avrupa Belediyeler ve Bölgeler Konseyi (CEMR) tarafından düzenlenen Liderler Zirvesi ve Siyasi Komite Toplantısı’na katılmak üzere Türkiye heyetiyle birlikte Malta’ya gidiyor. Avrupa’nın önde gelen yerel yönetim temsilcilerini bir araya getiren bu önemli organizasyon, 4-5 Aralık 2025 tarihlerinde gerçekleştirilecek.

Göreve geldiği günden bu yana uluslararası platformlardaki aktif rolüyle öne çıkan Başkan Kul, deneyimi ve çalışmaları sayesinde bir kez daha Türkiye’yi temsil etmek üzere Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) tarafından oluşturulan resmi heyette yer aldı. CEMR Zirvesi, Avrupa’daki şehirlerin geleceği açısından kritik öneme sahip konuların ele alındığı en kapsamlı buluşmalardan biri olarak biliniyor.

Zirvede Ele Alınacak Konular

Malta’daki toplantılarda;


	
	Avrupa’da demografik dönüşüm,
	
	
	Bölgesel eşitsizliklerin azaltılması,
	
	
	Yerel yönetimlerin küresel ölçekteki rolü,
	
	
	2028-2034 AB bütçe döneminde şehir ve bölgelerin nasıl güçlendirileceği
	


gibi stratejik başlıklar masaya yatırılacak. Zirve, yerel yönetimler arasında bilgi paylaşımı ve işbirliğinin geliştirilmesine yönelik önemli fırsatlar sunacak.

Başkan Kul: “Terme’mizi gururla temsil edeceğiz”

Zirve öncesi değerlendirmelerde bulunan Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, uluslararası platformlarda bölgeyi temsil etmenin önemine vurgu yaptı:

“Türkiye Belediyeler Birliği çatısı altında, ülkemizi ve Karadeniz’in incisi Terme’mizi Avrupa’nın en stratejik yerel yönetim buluşmalarından birinde temsil edecek olmak bizler için büyük bir gururdur. Bu toplantıdan elde edeceğimiz bilgi ve deneyimler; ilçemizde sürdürülebilir kalkınma, bölgesel uyum ve hizmet kalitesinin artırılması gibi birçok alanda yol gösterici olacaktır. Uluslararası işbirliği fırsatlarını değerlendirerek şehrimizi geleceğe daha güçlü taşımaya kararlıyız.”

Başkan Kul’un Malta’daki temaslarının, Terme’nin uluslararası vizyonuna katkı sağlaması ve yeni işbirliklerine kapı aralaması bekleniyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/12/baskan-senol-kul-cemr-liderler-zirvesi-nde-turkiye-yi-malta-da-temsil-edecek-2948.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/12/baskan-senol-kul-cemr-liderler-zirvesi-nde-turkiye-yi-malta-da-temsil-edecek-2948.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/12/baskan-senol-kul-cemr-liderler-zirvesi-nde-turkiye-yi-malta-da-temsil-edecek-2948-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/12/baskan-senol-kul-cemr-liderler-zirvesi-nde-turkiye-yi-malta-da-temsil-edecek-2948.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/baskan-senol-kul-cemr-liderler-zirvesi-nde-turkiye-yi-malta-da-temsil-edecek/39265/</link>
			<pubDate>Wed, 03 Dec 2025 22:11:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı’ndan Samsun’a Yeni Kadrolar: Kura 20 Ekim’de]]></title>
			<description><![CDATA[Samsun İl Sağlık Müdürlüğü, 14 hastanede görev yapmak üzere 100’ün üzerinde uzman tabip alımı yapacak. Başvurular 8-17 Ekim 2025 tarihleri arasında kabul edilecek.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Samsun İl Sağlık Müdürlüğü, 4924 sayılı Kanun kapsamında şehir genelinde görev yapacak sözleşmeli uzman tabip alımı için yeni bir duyuru yayımladı. Müdürlük tarafından yapılan açıklamaya göre, 8-17 Ekim 2025 tarihleri arasında başvurular kabul edilecek. Kent genelinde 14 farklı hastanede toplam 100’ün üzerinde uzman tabip kadrosu için alım yapılacak.

Başvurular, Samsun İl Sağlık Müdürlüğü Evrak Kayıt Birimi’ne şahsen yapılacak. Adayların başvuru formu ve taahhütname belgelerini eksiksiz ve doğru şekilde teslim etmeleri gerekiyor. Eksik ya da hatalı başvurular değerlendirmeye alınmayacak. Mevcut uzman tabip ve yan dal uzmanları ise, görev yaptıkları kurumlarda açık bulunan kadrolara öncelikli olarak başvuruda bulunabilecek.

Sözleşmeli personel alımına ilişkin kontenjanlar da açıklandı. Yan dal uzman tabip pozisyonlarında Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi için 46, Gazi Devlet Hastanesi için ise 1 boş kontenjan ayrıldı. Ana dal uzman tabip kadroları ise Alaçam, Asarcık, Ayvacık, Bafra, Çarşamba, Havza, Kavak, Ladik, Ondokuzmayıs, Salıpazarı, Terme ve Vezirköprü devlet hastanelerinde yer alıyor. Toplamda 54 ana dal uzman tabip alımı gerçekleştirilecek.

Başvuru sürecinin tamamlanmasının ardından kura çekimi 20 Ekim 2025 Pazartesi günü saat 10.00’da Samsun İl Sağlık Müdürlüğü binasında yapılacak. Kura sonuçları ise 21 Ekim’de kurumun resmi web sitesinde yayımlanacak. Yerleştirilen personelin sözleşme işlemlerinin 1 Kasım 2025 tarihine kadar tamamlanması planlanıyor.

Ayrıca, Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi kadrosuna yerleşen personeller, Şehir Hastanesi’ne geçiş yapmaları halinde otomatik olarak Şehir Hastanesi kadrosunda değerlendirilecek.



Detaylı bilgi ve başvuru şartları, Samsun İl Sağlık Müdürlüğü’nün resmi internet sitesinde yayımlanan duyuruda yer alıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/10/saglik-bakanligi-ndan-samsun-a-yeni-kadrolar-kura-20-ekim-de-7267.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/10/saglik-bakanligi-ndan-samsun-a-yeni-kadrolar-kura-20-ekim-de-7267.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/10/saglik-bakanligi-ndan-samsun-a-yeni-kadrolar-kura-20-ekim-de-7267-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/10/saglik-bakanligi-ndan-samsun-a-yeni-kadrolar-kura-20-ekim-de-7267.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/saglik-bakanligi-ndan-samsun-a-yeni-kadrolar-kura-20-ekim-de/38986/</link>
			<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 11:05:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[MHRS’de Yeni Dönem! Randevu Öncesi Aile Hekimine Gitmek Zorunlu mu?]]></title>
			<description><![CDATA[MHRS’de yeni düzenleme! Uzman randevusu öncesi aile hekimine yönlendirme uygulaması başladı. Detaylar Amisos Haber’de.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) ile ilgili önemli bir düzenleme yaptı. Artık uzman hekim randevusu almadan önce vatandaşların aile hekimine yönlendirilmesi sağlanacak. Amaç, sağlık hizmetlerinde etkinlik ve verimlilik.

Sağlık Bakanlığı’ndan Önemli MHRS Kararı

Vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak ve sistemdeki yoğunluğu azaltmak için Sağlık Bakanlığı yeni bir düzenleme duyurdu. Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu oluşturmak isteyen vatandaşlara, öncelikle aile hekimine başvurma önerisi getirildi.

Bu uygulama ile hem kaynakların daha etkin kullanılması, hem de birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi hedefleniyor.

Aile Hekimi Değerlendirmesi Sonrası Kolay Randevu

Yeni düzenlemeye göre, vatandaş aile hekimine muayene olacak ve uzman hekime sevk gerektiren durumlarda süreç daha hızlı işleyecek.

Aile hekimleri, kayıtlı nüfuslarına ayrılan rezerv kontenjan sayesinde MHRS üzerinden doğrudan uzman hekim için randevu oluşturabilecek. Böylece hastaların hastane randevusu alma süreci kısalacak.

Uygulamanın Hedefi: Daha Etkin Sağlık Sistemi

Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, yeni uygulamanın şu amaçlarla hayata geçirildiği belirtildi:


	
	Vatandaşların uzman hekimlere erişimini hızlandırmak
	
	
	Aile hekimliği kapasitelerinin daha verimli kullanılması
	
	
	Birinci basamakta çözülebilecek sorunların aile hekimlerince yönetilmesi
	


Bakanlık yetkilileri, uygulamanın pilot bölgelerde başarı sağlaması halinde ülke genelinde yaygınlaştırılacağını ifade etti.

MHRS Nedir?

Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS), Türkiye’de vatandaşların internet veya çağrı merkezi üzerinden sağlık kuruluşlarından randevu almasını sağlayan dijital bir platformdur. Bu sistem sayesinde hastanelerdeki yoğunluk daha etkin yönetiliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/07/mhrs-de-yeni-donem-randevu-oncesi-aile-hekimine-gitmek-zorunlu-mu-5837.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/07/mhrs-de-yeni-donem-randevu-oncesi-aile-hekimine-gitmek-zorunlu-mu-5837.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/07/mhrs-de-yeni-donem-randevu-oncesi-aile-hekimine-gitmek-zorunlu-mu-5837-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/07/mhrs-de-yeni-donem-randevu-oncesi-aile-hekimine-gitmek-zorunlu-mu-5837.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/mhrs-de-yeni-donem-randevu-oncesi-aile-hekimine-gitmek-zorunlu-mu/38497/</link>
			<pubDate>Sat, 26 Jul 2025 15:49:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Dr. Mustafa Seyrek’ten Uyarı: Dil Gelişimi Erken Yaşta Desteklenmeli]]></title>
			<description><![CDATA[Dil, bireyin kendini ifade etme ve sosyal ilişkiler kurma becerilerinin temelini oluştururken, özellikle 0-6 yaş arası dönem çocukların dil gelişimi açısından en kritik zaman dilimi olarak öne çıkıyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Uzmanlar, bu hassas dönemde çocukların çevresiyle kurduğu etkileşimin, dil gelişiminde belirleyici rol oynadığını vurguluyor.

Çocuklarda sağlıklı bir dil gelişimi için erken dönemde gösterilen ilginin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Dr. Mustafa Seyrek, dil becerilerinin yalnızca konuşmaktan ibaret olmadığını, dinleme, anlama, ifade etme, kelime bilgisi ve karşılıklı iletişim gibi çok yönlü bir süreci kapsadığını ifade etti.



İlk Sözcükten Karmaşık Cümlelere Giden Yol

Bebeklikten itibaren başlayan dil gelişiminin belirli evrelerle ilerlediğini belirten Dr. Seyrek, 0-6 ay aralığında ağlama ve mırıldanmayla başlayan iletişimin, 1 yaş civarında ilk anlamlı kelimelerle devam ettiğini ve 2 yaşından itibaren kısa cümelerin kurulduğunu aktardı. 3-5 yaş arasında kelime dağarcığı hızla genişlerken, 5-8 yaş aralığında çocukların düşüncelerini akıcı ve anlaşılır şekilde ifade edebildiği bir döneme girildiği kaydedildi.

Aileye Büyük Rol Düşüyor

Dil gelişimini etkileyen faktörlerin başında genetik yapı, işitme sağlığı ve nörolojik gelişimin geldiğini belirten Dr. Seyrek, sosyal çevre ve aile içi iletişimin de süreci doğrudan etkilediğini söyledi. Özellikle okul öncesi dönemde kitap okuma, birlikte oyun oynama ve çocukla etkileşimli konuşma gibi aktivitelerin dil gelişimini desteklediğini vurguladı.



Dijital Ekranlar Risk Taşıyor

Dr. Seyrek, dijital araçların kullanımına da dikkat çekerek, 0-3 yaş arası çocukların ekranla mümkün olduğunca karşılaşmaması gerektiğini ifade etti. Ekran başında geçirilen pasif sürenin yerine, çocukla birlikte vakit geçirme ve sohbet etmenin dil gelişimi için çok daha faydalı olduğunu belirtti. “Bir çocuğun en çok geliştiği an, onun ilgi duyduğu bir konuda konuşma fırsatı yakaladığınız andır” dedi.

Gecikmelerde Erken Müdahale Şart

Çocukların kendi hızlarında geliştiğini ancak bazı dönüm noktalarının göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Dr. Seyrek, “1 yaşında birkaç anlamlı kelime, 2 yaşında iki kelimelik ifadeler, 3 yaşında ise kısa cümlelerle ifade kabiliyeti beklenir. Bu gelişmeler görülmüyorsa mutlaka işitme testi yapılmalı ve bir dil-konuşma terapistine başvurulmalıdır” uyarısında bulundu.



“Sözcük Saymak Yetmez, İletişim Kurma Biçimine Bakılmalı”

Dil gelişiminin yalnızca kelime sayısıyla değil, çocuğun jest, mimik, ilgi gösterdiği nesne ve olaylarla kurduğu bağ üzerinden değerlendirildiğini vurgulayan Dr. Seyrek, “Her çocuk özeldir ve kendi hızında gelişir. Ancak ailelerin ve eğitimcilerin bu süreçte çocuklara aktif bir rehberlik sunması, ileride karşılaşılabilecek akademik ve sosyal zorlukların önüne geçebilir” ifadelerini kullandı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/06/dr-mustafa-seyrek-ten-uyari-dil-gelisimi-erken-yasta-desteklenmeli-1644.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/06/dr-mustafa-seyrek-ten-uyari-dil-gelisimi-erken-yasta-desteklenmeli-1644.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/06/dr-mustafa-seyrek-ten-uyari-dil-gelisimi-erken-yasta-desteklenmeli-1644-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/06/dr-mustafa-seyrek-ten-uyari-dil-gelisimi-erken-yasta-desteklenmeli-1644.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/dr-mustafa-seyrek-ten-uyari-dil-gelisimi-erken-yasta-desteklenmeli/38228/</link>
			<pubDate>Mon, 16 Jun 2025 09:55:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Burhan Mucur'dan 23 Nisan Mesajı: Egemenlik Milletindir]]></title>
			<description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Samsun İl Başkanı Burhan Mucur, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel taşlarından biri olan 23 Nisan 1920’nin önemine dikkat çekti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Burhan Mucur, mesajında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı bu tarihi günün, Türk milletinin bağımsızlık ve egemenlik mücadelesindeki kararlılığını simgelediğini vurguladı. Samsun’un Milli Mücadele'nin başladığı şehir olarak bu anlamlı süreçteki rolüne değinen Burhan Mucur, “23 Nisan 1920, milletimizin istiklal ve istikbal yolunda attığı en kritik adımlardan biridir. Bu özel günde, Samsun’da filizlenen direniş ruhuyla yazılan zafer destanlarını bir kez daha hatırlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Mesajında çocuklara ve gençlere de seslenen Burhan Mucur, Atatürk’ün emaneti olan Cumhuriyet’e sahip çıkma çağrısı yaptı. “23 Nisan, sadece bir bayram değil; aynı zamanda milletimizin inanç, azim ve kararlılığının timsalidir. Gençlerimize bu tarihi doğru anlamalarını ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde yürümelerini tavsiye ediyorum. Onlar, bu milletin yarınlara uzanan en büyük güvencesidir,” dedi.

Tüm dünya çocuklarının bayramını kutlayan Burhan Mucur, mesajını şu sözlerle tamamladı:

“23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle anıyor, TBMM’nin 105. Açılış Yıl Dönümü ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyorum" ifadeleriyle mesajını sonlandırdı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/04/burhan-mucur-dan-23-nisan-mesaji-egemenlik-milletindir-8639.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/04/burhan-mucur-dan-23-nisan-mesaji-egemenlik-milletindir-8639.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/04/burhan-mucur-dan-23-nisan-mesaji-egemenlik-milletindir-8639-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/04/burhan-mucur-dan-23-nisan-mesaji-egemenlik-milletindir-8639.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/burhan-mucur-dan-23-nisan-mesaji-egemenlik-milletindir/37791/</link>
			<pubDate>Tue, 22 Apr 2025 09:25:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Çarşamba Devlet Hastanesi'nden Bir İlk: “Hasta Okulu” Kapılarını Açtı]]></title>
			<description><![CDATA[Çarşamba Devlet Hastanesi, kronik hastalıklarla mücadele eden bireylere yönelik önemli bir sosyal sorumluluk projesine imza attı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye’de sayılı örneği bulunan “Hasta Okulu” uygulaması, hastalara ve hasta yakınlarına rehberlik etmeyi amaçlayan derslerle hayata geçirildi.

Hasta Okulu’nun ilk dersini Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Fatma Selen Ala Çıtlak verdi. İlk dersin konusu ise toplumda sık görülen kronik bir solunum yolu hastalığı olan KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) olarak belirlendi. Derste, KOAH ataklarını azaltmaya yönelik önlemler, tedavi sürecinde ilaç ve cihaz kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalar detaylı şekilde ele alındı.

Derse katılan hastaların ilgisi dikkat çekerken, proje hakkında açıklamalarda bulunan Hastane Başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Aykut Özturan, toplumda kronik hastalık oranlarının giderek arttığını belirtti. Özturan, “Kronik rahatsızlıklar her ne kadar tamamen ortadan kaldırılamasa da yaşam tarzı değişiklikleri, medikal tedavi ve diğer yöntemlerle kontrol altına alınabiliyor. Bu noktada hasta ve yakınlarının hastalık hakkında bilinçlenmesi büyük önem taşıyor. Hasta Okulu projemizle hastalarımıza sadece bilgi sunmakla kalmayıp, onların yaşam kalitelerini de artırmayı hedefliyoruz,” dedi.

Başhekim Özturan, KOAH’ın kontrol altına alınabilmesi için hastaların tedaviye uyumunun ve doğru cihaz kullanımının hayati önem taşıdığını vurgulayarak, eğitimlerin düzenli olarak devam edeceğini dile getirdi. Tüm vatandaşları hasta okuluna katılmaya davet eden Özturan, projede emeği geçen sağlık çalışanlarına da teşekkür etti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/04/carsamba-devlet-hastanesi-nden-bir-ilk-hasta-okulu-kapilarini-acti-8320.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/04/carsamba-devlet-hastanesi-nden-bir-ilk-hasta-okulu-kapilarini-acti-8320.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/04/carsamba-devlet-hastanesi-nden-bir-ilk-hasta-okulu-kapilarini-acti-8320-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/04/carsamba-devlet-hastanesi-nden-bir-ilk-hasta-okulu-kapilarini-acti-8320.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/carsamba-devlet-hastanesi-nden-bir-ilk-hasta-okulu-kapilarini-acti/37748/</link>
			<pubDate>Mon, 14 Apr 2025 09:01:29 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Tıp Dünyasında Yeni Bir Dönem: Dışkı Nakli (FMT) İle Bağırsak Florası Onarılıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Dışkı nakli (FMT), özellikle C. difficile enfeksiyonlarında yüzde 90’ın üzerinde başarı sağlıyor. Uzmanlar uygulamanın tıbbi gözetimde yapılması gerektiğini belirtiyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Son yıllarda tıp dünyasında öne çıkan yöntemlerden biri olan dışkı nakli (FMT), bağırsak sağlığı ve bağışıklık sistemi üzerindeki etkileriyle dikkat çekiyor. Dışkı mikrobiyota transplantasyonu olarak da bilinen bu yöntem, özellikle antibiyotik tedavisine yanıt vermeyen enfeksiyonlarda etkili bir seçenek olarak uygulanıyor. Türkiye’de de belirli sağlık merkezlerinde uygulanmaya başlayan dışkı nakli (FMT), klinik sonuçlarıyla gündemde yer alıyor.

Dışkı nakli (FMT), sağlıklı bir bireyin bağırsak florasından alınan yararlı bakterilerin, hastanın sindirim sistemine aktarılması işlemine dayanıyor. Bağırsaklarda bulunan mikroorganizmaların dengesi bozulduğunda çeşitli hastalıkların ortaya çıkabildiği biliniyor. Bu dengeyi yeniden sağlamak amacıyla uygulanan dışkı nakli (FMT), özellikle sindirim sistemi kaynaklı hastalıklarda kullanılıyor.

Dışkı nakli nasıl uygulanıyor?

Tıbbi olarak farklı yöntemlerle gerçekleştirilen dışkı nakli (FMT) uygulamasında en yaygın yöntem kolonoskopi olarak biliniyor. Bu yöntemde sağlıklı donörden elde edilen mikrobiyota doğrudan kalın bağırsağa yerleştiriliyor. Ayrıca nazogastrik tüp aracılığıyla mide üzerinden ince bağırsağa ulaştırma yöntemi de uygulanabiliyor.

Son yıllarda geliştirilen kapsül yöntemiyle ise dondurulmuş ve özel işlemlerden geçirilmiş mikrobiyota ağız yoluyla alınabiliyor. Bu yöntemlerin tamamı uzman kontrolünde gerçekleştiriliyor ve hasta durumuna göre tercih ediliyor.

En etkili olduğu alan: C. difficile enfeksiyonu

Dışkı nakli (FMT) özellikle yoğun antibiyotik kullanımı sonrası ortaya çıkan Clostridioides difficile enfeksiyonu vakalarında kullanılıyor. Antibiyotiklerin bağırsaktaki yararlı bakterileri azaltmasıyla birlikte zararlı bakterilerin çoğalması sonucu gelişen bu enfeksiyon, ciddi bağırsak problemlerine yol açabiliyor.

Uzmanlara göre standart tedavilere yanıt vermeyen vakalarda uygulanan dışkı nakli (FMT), yüzde 90’ın üzerinde başarı oranı ile dikkat çekiyor. Bu oran, yöntemin özellikle dirençli enfeksiyonlardaki etkisini ortaya koyuyor.

Uzmanlardan uygulama uyarısı

Gastroenteroloji uzmanı Aylin Demirtaş, dışkı nakli (FMT) yönteminin yalnızca tıbbi merkezlerde ve uzman kontrolünde uygulanması gerektiğini belirtiyor. Donör seçim sürecinin detaylı testler içerdiğini ifade eden Demirtaş, kontrolsüz uygulamaların ciddi sağlık riskleri taşıyabileceğini vurguluyor.

Uzmanlar, uygun taramadan geçmeyen donörlerden bulaşıcı hastalıkların geçme ihtimaline dikkat çekiyor. Ayrıca donörün metabolik özelliklerinin alıcıya etkisi üzerine bilimsel çalışmaların sürdüğü ifade ediliyor.

FMT için yeni araştırma alanları

Günümüzde belirli enfeksiyonların tedavisinde kullanılan dışkı nakli (FMT) yöntemi üzerine farklı hastalık gruplarında da araştırmalar devam ediyor. Özellikle inflamatuvar bağırsak hastalıkları, irritabl bağırsak sendromu ve bazı nörolojik durumlar üzerinde yapılan çalışmalar dikkat çekiyor.

Bilimsel araştırmalarda bağırsak mikrobiyotasının sinir sistemi ve metabolizma üzerindeki etkileri incelenirken, dışkı nakli (FMT) uygulamasının farklı hastalıklardaki rolü araştırılmaya devam ediyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/04/diski-transferi-nedir-nasil-yapilir-diski-ile-tedavi-mumkun-mu-7154.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/04/diski-transferi-nedir-nasil-yapilir-diski-ile-tedavi-mumkun-mu-7154.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/04/diski-transferi-nedir-nasil-yapilir-diski-ile-tedavi-mumkun-mu-7154-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/04/diski-transferi-nedir-nasil-yapilir-diski-ile-tedavi-mumkun-mu-7154.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/tip-dunyasinda-yeni-bir-donem-diski-nakli-fmt-ile-bagirsak-florasi-onariliyor/37733/</link>
			<pubDate>Sat, 12 Apr 2025 00:03:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesinde İlk TİPS Ameliyatı]]></title>
			<description><![CDATA[Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi, önemli bir tıbbi başarıya imza attı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Kronik karaciğer hastalığına bağlı tekrarlayan mide kanamaları yaşayan bir hastaya, ilk kez "Transjuguler İntrahepatik Portosistemik Şant (TİPS)" işlemi uygulandı. Bu gelişmeyle birlikte, Samsun'da daha önce gerçekleştirilmemiş olan bu girişimsel işlem artık OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesinde yapılabiliyor.

Portal Hipertansiyona Yenilikçi Çözüm

TİPS işlemi hakkında bilgi veren OMÜ Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Uzunkaya, bu yöntemle karaciğer sirozu başta olmak üzere portal hipertansiyona bağlı komplikasyonların tedavi edilebildiğini belirtti. Doç. Dr. Uzunkaya, "TİPS işlemi, sindirim sisteminden gelen kanı karaciğere taşıyan damar sistemindeki yüksek basıncın düşürülmesine yardımcı olur. Anjiyografik yöntemle karaciğer içindeki iki toplardamar sistemi arasında bir köprü oluşturarak, hastaların geleneksel tedavilere direnç gösterdiği durumlarda iyileşme sağlıyoruz" dedi.



Bölgedeki İlk TİPS İşlemi Başarıyla Gerçekleştirildi

Türkiye’nin büyük sağlık merkezlerinde uzun süredir uygulanan bu işlem, Samsun'da ilk kez gerçekleştirildi. Doç. Dr. Uzunkaya, "Tokat’ta yaşayan ve mide kanamaları nedeniyle uzun süredir tedavi arayışında olan bir hastamız bize başvurduğunda, kendisine TİPS işlemi hakkında bilgi verdik. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nden Doç. Dr. Mustafa Özdemir’i bu önemli süreci birlikte yürütmek için davet ettik. OMÜ Girişimsel Radyoloji ekibiyle birlikte işlemi başarıyla tamamladık" diyerek süreci anlattı.

Bölge Hastaları İçin Büyük Avantaj

Bu önemli gelişmenin, Samsun ve çevre illerdeki hastalar için büyük bir avantaj sunduğunu vurgulayan Doç. Dr. Uzunkaya, "Hastalarımızın bu türden işlemler için büyük şehirlerdeki sağlık merkezlerine gitmesine artık gerek kalmayacak. OMÜ olarak, altyapımızı güçlendirerek ve uzman ekibimizle birlikte yeni teknolojileri hastanemize kazandırarak, komplike işlemleri hastalarımıza sunmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Bu gelişme, OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesinin sağlık alanındaki öncü çalışmalarına bir yenisini eklerken, bölgedeki hastalar için umut verici bir adım olarak değerlendiriliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/02/omu-tip-fakultesi-hastanesinde-ilk-tips-ameliyati-3089.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/02/omu-tip-fakultesi-hastanesinde-ilk-tips-ameliyati-3089.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/02/omu-tip-fakultesi-hastanesinde-ilk-tips-ameliyati-3089-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/02/omu-tip-fakultesi-hastanesinde-ilk-tips-ameliyati-3089.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/omu-tip-fakultesi-hastanesinde-ilk-tips-ameliyati/37057/</link>
			<pubDate>Mon, 17 Feb 2025 16:18:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Udi Hindi Yağı Nedir, Ne İşe Yarar? Faydaları ve Kullanımı]]></title>
			<description><![CDATA[Udi Hindi yağı nedir, nasıl kullanılır? Geleneksel kullanım alanları, olası faydaları ve uzmanların uyarıları bu haberde.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Geleneksel tıpta uzun yıllardır kullanılan Udi Hindi yağı, son dönemde doğal ürünlere ilgi duyanların gündeminde. Peki bu yağ ne işe yarıyor, nasıl kullanılıyor ve dikkat edilmesi gerekenler neler?

Udi Hindi Yağına İlgi Artıyor

Bitkisel ve geleneksel ürünlere olan ilginin artmasıyla birlikte Udi Hindi yağı da yeniden gündeme gelmeye başladı. Özellikle Asya ve Orta Doğu kökenli alternatif tıp uygulamalarında yer aldığı bilinen bu yağ, halk arasında çeşitli sağlık sorunlarına karşı destekleyici olarak kullanılıyor. Ancak uzmanlar, bu tür ürünlerin bilinçsiz kullanımının risk oluşturabileceğine dikkat çekiyor.

Udi Hindi’nin genellikle Costus bitkisinden elde edildiği ve uçucu yağ formunda kullanıldığı belirtiliyor. Geleneksel kaynaklarda birçok alanda adı geçse de modern tıp açısından etkileri üzerine yapılan bilimsel çalışmaların sınırlı olduğu vurgulanıyor.

Bağışıklık Sistemi Üzerindeki Etkileri

Geleneksel kullanımda Udi Hindi yağının bağışıklık sistemini desteklediği ifade ediliyor. Antimikrobiyal özelliklere sahip olabileceği yönünde bazı ön araştırmalar bulunsa da bu etkilerin klinik olarak kanıtlanmış bir tedavi anlamına gelmediği belirtiliyor. Uzmanlar, bağışıklığı güçlendirmek için dengeli beslenme, uyku ve düzenli egzersizin temel faktörler olduğunun altını çiziyor.

Solunum Yolları İçin Kullanımı

Halk arasında buhar yoluyla solunmasının burun tıkanıklığını hafifletebileceği ve solunumu rahatlatabileceği söyleniyor. Özellikle soğuk algınlığı dönemlerinde aromaterapi amaçlı tercih edilebiliyor. Ancak astım ve benzeri kronik hastalıklarda doktor onayı olmadan uçucu yağların kullanılmasının sakıncalı olabileceği hatırlatılıyor.

Sindirim Sistemine Yönelik Geleneksel Kullanım

Bazı kültürlerde Udi Hindi yağının sindirimi desteklediğine inanılıyor. Mide şişkinliği ve hazımsızlık gibi sorunlara karşı kullanıldığı bilinse de, dahili tüketim söz konusu olduğunda mutlaka tıbbi görüş alınması gerektiği belirtiliyor. Uçucu yağların doğrudan tüketimi, yanlış dozda kullanıldığında sağlık riski oluşturabiliyor.

Cilt Sağlığında Kullanımı

Antiseptik özellik gösterebileceği düşünülen Udi Hindi yağı, geleneksel olarak cilt sorunlarında da kullanılıyor. Seyreltilerek uygulandığında bazı kişilerde rahatlama sağladığı ifade edilse de hassas ciltlerde tahrişe yol açabileceği için dikkatli olunması gerekiyor. Dermatologlar, özellikle açık yaralara ya da kronik cilt hastalıklarına karşı bilinçsiz ürün kullanımından kaçınılmasını öneriyor.

Ruh Hali ve Aromaterapi

Aromaterapide kullanılan bazı doğal yağlar gibi Udi Hindi yağı da rahatlatıcı etkisi olduğu düşüncesiyle tercih edilebiliyor. Kokunun zihinsel rahatlama sağlayabileceği belirtilse de bu etkinin kişiden kişiye değişebileceği ifade ediliyor.

Nasıl Kullanılıyor?

Geleneksel kullanım şekilleri şunlar olarak sıralanıyor:


	
	Buhar yöntemi: Sıcak suya birkaç damla eklenerek buharının solunması
	
	
	Cilt uygulaması: Taşıyıcı bir yağ ile seyreltilerek haricen sürülmesi
	
	
	Aromaterapi: Difüzör aracılığıyla ortama koku verilmesi
	


Ancak uzmanlar, doğrudan içilmesinin veya yoğun şekilde kullanılmasının riskli olabileceğini vurguluyor.

Uzmanlar Ne Uyarıyor?

Her doğal ürünün herkes için güvenli olmayabileceğine dikkat çeken sağlık uzmanları, özellikle hamileler, kronik hastalığı olanlar ve düzenli ilaç kullanan kişilerin doktora danışmadan bitkisel yağ kullanmaması gerektiğini belirtiyor. Udi Hindi yağı destekleyici amaçla kullanılabilecek geleneksel bir ürün olarak görülse de tıbbi tedavinin yerine geçmeyeceği özellikle vurgulanıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/02/udi-hindi-yagi-doganin-sifa-kaynagi-faydalariyla-sasirtiyor-9812.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/02/udi-hindi-yagi-doganin-sifa-kaynagi-faydalariyla-sasirtiyor-9812.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/02/udi-hindi-yagi-doganin-sifa-kaynagi-faydalariyla-sasirtiyor-9812-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/02/udi-hindi-yagi-doganin-sifa-kaynagi-faydalariyla-sasirtiyor-9812.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/udi-hindi-yagi-hakkinda-merak-edilenler-ve-kullanim-sekilleri/36964/</link>
			<pubDate>Wed, 12 Feb 2025 21:18:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Tükürük Bezlerinde Oluşan Taşlar: Sessiz Tehlike Ağızda Gizleniyor!]]></title>
			<description><![CDATA[Ağız sağlığı konusunda pek çok konu gündeme gelirken, tükürük bezlerinde oluşan taşlar genellikle göz ardı ediliyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ancak bu küçük taşlar, ciddi rahatsızlıklara yol açabilir. Tıbbi adıyla sialolitler olarak bilinen tükürük bezi taşları, ağız içinde ağrı ve rahatsızlık yaratabilir.

Tükürük Bezi Taşları Nasıl Oluşur?

Medicana International Samsun Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Nesrettin Fatih Turgut'un verdiği bilgilere göre, tükürük bezi taşları, çene altı ve yanak arkasında bulunan tükürük bezlerinde ya da tükürük bezi kanallarında oluşmaktadır. Bu taşlar, büyük oranda çene altı tükürük bezlerinde görülmektedir ve en çok 30-60 yaş arası erkeklerde rastlanmaktadır. Yetersiz sıvı tüketimi, enfeksiyonlar, bazı ilaçlar ve tükürük bezi kanallarındaki darlıklar, taş oluşma riskini artıran faktörler arasındadır.

Belirtileri Nelerdir?

Bu hastalığın en yaygın belirtisi, taşın bulunduğu tükürük bezinde yemeklerden sonra ortaya çıkan şişlik ve ağrıdır. Tükürük salgısının dışarı atılamaması enfeksiyona yol açabilir ve bu durumda şikayetler daha da şiddetlenebilir. Tükürük bezinde büyük şişlik, hassasiyet, ağrı ve ateş görülebilir. Tedavi edilmediği durumlarda, enfeksiyon daha ciddi bir tabloya dönüşebilir.

Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Tedavi yöntemleri taşın büyüklüğüne ve konumuna bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Küçük taşlar ve hafif belirtiler için bol sıvı tüketimi, ekşi gıdaların emilmesi ve ağrı kesici kullanımı önerilir. Daha büyük taşların varlığında cerrahi seçenekler gündeme gelir.

Sialendoskopi Nedir?

Modern tedavi yöntemlerinden biri olan sialendoskopi, tükürük bezi kanallarının içini görüntülemek ve taşları çıkarmak için kullanılan bir kamera sistemidir. Bu yöntem kesi gerektirmez ve işlem sonrasında hastalar genellikle aynı gün taburcu edilir. Ancak, taş büyükse ya da kanal içinde değil de tükürük bezi içinde bulunuyorsa, açık cerrahi girişim gerekli olabilir.

Açık Cerrahi Ne Zaman Gerekir?

Açık cerrahide, taş kanal içinde ise ağız içinden ufak bir kesiyle çıkarılır. Eğer taş tükürük bezi içinde ise ya da tükürük bezi fonksiyonunu kaybetmişse, genel anestezi altında çene altından kesi yapılarak bezin tamamen çıkarılması gerekebilir. Bu durumda, hastalar 2-3 gün hastanede yatış gerektirebilir.

Nasıl Önlem Alınabilir?

Uzmanlar, tükürük bezi taşının oluşmasını önlemek için yeterli sıvı tüketimi ve ağız hijyenine dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor. Ağız içinde fark edilen anormal bir şişlik ya da yemeklerden sonra ortaya çıkan rahatsızlıklar görüldüğünde, bir uzmana başvurmak önem taşıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/02/tukuruk-bezlerinde-olusan-taslar-sessiz-tehlike-agizda-gizleniyor-6713.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/02/tukuruk-bezlerinde-olusan-taslar-sessiz-tehlike-agizda-gizleniyor-6713.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/02/tukuruk-bezlerinde-olusan-taslar-sessiz-tehlike-agizda-gizleniyor-6713-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/02/tukuruk-bezlerinde-olusan-taslar-sessiz-tehlike-agizda-gizleniyor-6713.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/tukuruk-bezlerinde-olusan-taslar-sessiz-tehlike-agizda-gizleniyor/36837/</link>
			<pubDate>Wed, 05 Feb 2025 20:54:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[BFR Hair Trans ile Kadınlara Doğal ve Kalıcı Çözüm: Saç Ekimi Artık Çok Kolay!]]></title>
			<description><![CDATA[BFR Hair Trans Saç Ekim Merkezi’nin kadınlarda güvenli ve etkili saç ekimi uygulaması ile kaybolan saçlara yeniden kavuşmak artık çok kolay]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Liv Hospital Samsun bünyesinde hizmet veren BFR Hair Trans Saç Ekim Merkezi, kaybettiği saçları geri kazanmak isteyen kadınlarımıza,güvenli  ve etkili sonuçlar alabilecekleri saç ekim hizmeti sunuyor. BFR Hair Trans Saç Ekim Merkezi ile kadınlarımız,  kaybettikleri saçlara yeniden kavuşurken, doğal ve kalıcı sonuçlar elde etmenin de ayrıcalığını yaşıyor.

DERİNLEMESİNE İNCELENEN SAĞLIK ÖYKÜSÜ

Kadınlarda saç ekimi ile ilgili açıklamalarda bulunanBFR Hair Trans Saç Ekim MerkeziSaç Ekim Koordinatörü Muhammet Alperen Nacak, “Kadınlarda saç dökülmesi, genellikle erkeklerdeki gibi genetik faktörlü değildir. Kadın danışanlarımız, saç kaybı sorunlarının çözümü için bize geldiklerinde, öncelikle danışanımızın sağlık öyküsünü en ince ayrıntısına kadar inceliyoruz. Kadın hastamızın dermatologla görüşüp görüşmediğini, tahlillerini bir uzmana inceletip inceletmediğini, saç dökülme tedavisi deneyip denemediğini ya da saç dökülmesinin altında, uyguladığı herhangi bir ilaç tedavisi ve psikolojik süreç olup olmadığını öğrendiğimiz sağlık öyküsünü derinlemesine inceliyoruz. Danışanımız; saç dökülmesive kök hücre tedavilerini uygulamış, dökülmelere sebep olabilecek tüm etkilerle ilgili tedavi süreçlerini gerçekleştirmişama halakaybettiği saçlarına ve istediği yoğun görüntüye kavuşamamışsa, en son aşamada saç ekimi uygulamasını yapıyoruz. dedi.

UYGULAMA AŞAMASI

Saç ekimi uygulaması sırasında kadınlara yapılan işlemlerin erkeklere yapılan uygulama ile aynı olduğunu söyleyen Nacak, “Enseden almış olduğumuz kökleri, yine boşluk olan alanlara DHI( Direct  HairImplantation) kalem tekniği ile naklediyoruz.Kadın danışanlarımızın saç uzunlukları, erkeklere göre biraz daha fazla olduğu için,işlem sırasında enseyi tıraşladığımızda ensenin tıraşladığımız bölümünü kamufle edebilecek olan saç görüntüsü olmaktadır. Böylece, kadınlarda tedavi süreci dış görünümden fark edilmeden, kaybedilen saçlara kavuşmak mümkün olmaktadır.” şeklinde konuştu.

DANIŞANLARIMIZIN HER ZAMAN YANINDAYIZ

İşlem yapıldıktansonra da danışanlarının yanında olduklarını vurgulayan Alperen  Nacak, “ İşlem ortalama 6-8 saat sürmektedir. İşlem yapılan bölgeye, bir gün sonra pansuman tedavisi uygulanmaktadır. Saçlar ekildikten sonra, ilk 3 ay içerisinde dökülme sürecine girmektedir. 3 aydan sonra ise saçlar yeniden çıkmaya başlamaktadır. Genel itibariyle 6. ayda ekilen saçların yüzde 50’si, 18 aydan sonra ise tamamı çıkış evresini tamamlamaktadır. “ ifadelerini kullandı.

SAÇ EKİM TEKNİKLERİ

Saç ekim teknikleri ile ilgili de bilgilendirme yapan Nacak, saç ekiminde FUE( Foliküler Ünite Ekstraksiyonu) ve DHI ( Direct HairImplantation) olmak üzere iki teknik bulunduğunu söyledi. Nacak, açıklamalarını şu şekilde sürdürdü: “ FUE Tekniği, mikromotor adı verilen bir cihaz tarafından gerçekleştirilir. Bu işlemin amacı, mikromotor ile kıl köklerinin daha rahat alınmasını sağlamaktır.DHI tekniği ise, choipenadı verilen özel bir kalemle donör bölgesinden alınan greftlerin, çok kısa bir zaman diliminde, ekim yapılacak yerlere ekilmesi işlemidir.Bu yöntemi özel kılan ise choipenadı verilen özel kaleme sahip olmasıdır. Bu medikal kalem sayesinde hem greftler toplanabilir, hem de saç ekimi yapılabilir.Kadın danışanlarımızda saçlar erkeklere göre daha uzun olduğu için, DHI tekniği ile saç ekimi yapmak daha uygun olmaktadır.”

 
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/02/bfr-ile-kadinlarda-guvenli-ve-etkili-sac-ekimi-4652.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/02/bfr-ile-kadinlarda-guvenli-ve-etkili-sac-ekimi-4652.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/02/bfr-ile-kadinlarda-guvenli-ve-etkili-sac-ekimi-4652-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/02/bfr-ile-kadinlarda-guvenli-ve-etkili-sac-ekimi-4652.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/bfr-hair-trans-ile-kadinlara-dogal-ve-kalici-cozum-sac-ekimi-artik-cok-kolay/36829/</link>
			<pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:38:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Uzmanından Uyarı: Rahim Ağzı Kanseri Erken Teşhisle Tamamen Önlenebilir]]></title>
			<description><![CDATA[Op. Dr. Kadir Şahin, rahim ağzı kanserinin HPV aşısı ve düzenli tarama testleriyle büyük oranda önlenebileceğini açıkladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Özel Atasam Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Kadir Şahin, rahim ağzı kanserinin HPV aşısı ve düzenli tarama testleri sayesinde büyük oranda önlenebildiğini belirtti.

Dünya genelinde kadın sağlığını tehdit eden en önemli hastalıklardan biri olan rahim ağzı kanseri, erken teşhis ve düzenli tarama programlarıyla büyük ölçüde önlenebiliyor. Ancak birçok kadın, belirtileri önemsemediği veya tarama testlerini ihmal ettiği için hastalıkla geç evrede mücadele etmek zorunda kalıyor. Konuyla ilgili detaylı bilgi almak için Özel Atasam Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Kadir Şahin ile görüştük.

Rahim Ağzı Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

Op. Dr. Şahin, rahim ağzı kanserinin çoğu zaman adet düzensizlikleri ve yaygın jinekolojik şikâyetlerle karıştırılabildiğini belirtti. En sık görülen belirtiler arasında ilişki sonrası, adet dönemleri arasında veya menopoz sonrası vajinal kanama, adet kanamasının normalden uzun sürmesi, kötü kokulu ve kanlı vajinal akıntı, pelvik ağrı ve cinsel ilişki sırasında ağrı yer alıyor.

Kanser Gelişimini Tetikleyen Faktörler

Rahim ağzı kanserinin en önemli nedeni human papilloma virüsü (HPV) enfeksiyonu olarak öne çıkıyor. HPV ile rahim ağzı kanseri arasındaki ilişkinin, akciğer kanseri ile sigara arasındaki ilişkiden bile daha güçlü olduğu vurgulanıyor. Bunun yanı sıra çok eşlilik, erken yaşta cinsel ilişki, kötü genital hijyen, sigara kullanımı, genetik yatkınlık ve bağışıklık sisteminin zayıflığı da hastalık riskini artıran faktörler arasında yer alıyor.

HPV Enfeksiyonu Nasıl Bulaşır?

HPV’nin en yaygın bulaş yolu cinsel temastır. Ancak, korunma yöntemleri virüsün bulaşmasını tamamen engelleyemez. Toplumda erkeklerin çoğu zaman taşıyıcı olmalarına rağmen hekime başvuru oranlarının düşük olması, kadınları daha fazla risk altında bırakmaktadır.

PAP Smear Testi Neden Hayati Önem Taşır?

Rahim ağzı kanserinin erken tanısında en etkili yöntemlerden biri PAP Smear testidir. Bu test, kanser oluşmadan önce hücresel değişiklikleri tespit ederek erken müdahale imkânı sağlar. Op. Dr. Şahin, jinekolojik muayeneden duyulan çekincelerin birçok kadının bu testi yaptırmasını engellediğini, bunun da erken teşhisi geciktirdiğini belirtti.

Tarama Testleri Ne Sıklıkla Yapılmalı?


	
	21 yaşından itibaren cinsel aktif tüm kadınlara PAP Smear testi önerilmektedir.
	
	
	30 yaşından sonra test sonucu normalse, 3 yılda bir tarama yeterlidir.
	
	
	HPV testi ile birlikte yapılan CO-test, 30 yaş üzeri kadınlarda 5 yılda bir uygulanmaktadır.
	
	
	Tarama programları, 65 yaşına kadar düzenli olarak sürdürülmelidir.
	


Rahim Ağzı Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?

Teşhis konulduğunda hastalığın evresine göre cerrahi müdahale, kemoterapi ve radyoterapi gibi tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Ancak erken teşhis sayesinde bu tedavilere gerek kalmadan hastalığın önüne geçmek mümkündür. Günümüzde HPV aşısı ve düzenli tarama programları sayesinde rahim ağzı kanseri görülme sıklığı önemli ölçüde azalmaktadır.

“Bu Hastalık Tamamen Önlenebilir”

Op. Dr. Kadir Şahin, rahim ağzı kanserinin tamamen önlenebilir bir hastalık olduğunu vurgulayarak, “Tarama testleri ve HPV aşısı sayesinde kanser gelişmeden önce müdahale edilebilmektedir,” dedi.

Ocak ayının rahim ağzı kanseri farkındalık ayı olduğunu hatırlatan Dr. Şahin, tüm kadınlara düzenli jinekolojik muayene olmaları ve HPV aşısı yaptırmaları çağrısında bulundu.

“Sağlığınızı ihmal etmeyin; erken teşhis hayat kurtarır,” diyerek sözlerini tamamladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/02/rahim-agzi-kanserinde-erken-teshisin-onemi-6754.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/02/rahim-agzi-kanserinde-erken-teshisin-onemi-6754.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/02/rahim-agzi-kanserinde-erken-teshisin-onemi-6754-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/02/rahim-agzi-kanserinde-erken-teshisin-onemi-6754.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/uzmanindan-uyari-rahim-agzi-kanseri-erken-teshisle-tamamen-onlenebilir/36828/</link>
			<pubDate>Wed, 05 Feb 2025 16:26:12 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Filizlenmiş Patates Tüketmek Güvenli mi? İşte Dikkat Edilmesi Gerekenler]]></title>
			<description><![CDATA[Patates, mutfakların vazgeçilmez besinlerinden biri olarak bilinir. Ancak uzun süre bekleyen patateslerin filizlenmesi sık karşılaşılan bir durumdur. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Peki, filizlenmiş patatesler yenir mi? Bu sorunun cevabı, patatesin durumuna ve nasıl hazırlandığına bağlı olarak değişiyor. İşte filizlenmiş patateslerin tüketimiyle ilgili bilmeniz gerekenler...

Filizlenme Nedir ve Neden Olur?

Patateslerin filizlenmesi, doğal bir süreçtir. Uygun sıcaklık ve nem koşullarında, patatesler uyku halindeki tomurcuklarından filiz vermeye başlar. Bu durum, özellikle patateslerin uzun süre saklandığı ortamlarda görülür. Filizlenme, patatesin nişastasının şekere dönüşerek yeni bir bitki oluşturma sürecinin bir parçasıdır. Ancak bu süreç, patatesin kimyasal yapısını da değiştirerek bazı riskleri beraberinde getirebilir.

Filizlenmiş Patates Tüketmek Güvenli mi?

Filizlenmiş patateslerin tüketilip tüketilemeyeceği, filizlenme derecesine ve patatesin genel durumuna bağlıdır. Filizlenen patateslerde solanin ve chaconine gibi doğal toksinlerin seviyesi artabilir. Bu bileşikler, patatesin zararlı organizmalara karşı kendini korumak için ürettiği maddelerdir. Yüksek miktarda solanin ve chaconine tüketmek, mide bulantısı, baş ağrısı, kusma ve hatta sinir sistemi üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir.

Filizlenmiş Patatesin Tüketilebilir Olduğu Nasıl Anlaşılır?

Filizlenmiş bir patatesin hala tüketime uygun olup olmadığını anlamak için şu ipuçlarına dikkat edebilirsiniz:


	
	Filizlerin Boyutu: Kısa ve ince filizleri olan patatesler genellikle daha az toksik bileşen içerir. Bu tür patateslerde filizleri keserek kullanabilirsiniz.
	
	
	Patatesin Görünümü: Patates buruşmuş, yumuşamış veya çürümeye başlamışsa tüketilmemelidir.
	
	
	Yeşil Renk: Patates kabuğunda yeşil renk oluşmuşsa, bu solanin miktarının arttığını gösterir. Yeşil kısımlar kesilip atılmalıdır.
	


Filizlenmiş Patates Nasıl Değerlendirilir?

Filizlenmiş patateslerin tamamen atılması gerekmez, ancak tüketmeden önce bazı önlemler alınmalıdır:


	
	Filizleri Temizleyin: Filizleri keserek veya kopararak patatesi kullanabilirsiniz.
	
	
	Yeşil Kısımları Ayırın: Yeşil renkli kısımlar toksin içerir, bu nedenle bu bölgeler kesilip atılmalıdır.
	
	
	Derin Soyma Yapın: Patatesi normalden daha kalın soyarak toksik maddelerin tüketim riskini azaltabilirsiniz.
	
	
	Pişirme Yöntemi: Kızartma yerine haşlama veya fırınlama gibi yöntemler tercih edilerek toksin seviyesi azaltılabilir.
	


Filizlenmiş Patates Tüketiminin Riskleri Nelerdir?

Filizlenmiş patateslerde artan toksik bileşenler, sağlık açısından bazı riskler taşır:


	
	Mide Rahatsızlıkları: Mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı gibi semptomlara yol açabilir.
	
	
	Sinir Sistemi Sorunları: Yüksek miktarda solanin, sinir sistemi üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir.
	
	
	Gıda Zehirlenmesi: Aşırı toksin alımı, ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
	


Filizlenmeyi Önlemek İçin Ne Yapılmalı?

Patateslerin filizlenmesini engellemek için depolama koşullarına dikkat etmek önemlidir:


	
	Serin ve Kuru Ortam: Patatesler, 10-15 °C arasında, serin ve karanlık bir yerde saklanmalıdır.
	
	
	Buzdolabından Kaçının: Buzdolabında saklanan patateslerde nişasta şekere dönüşebilir ve filizlenme hızlanabilir.
	
	
	Elma ile Saklama: Patatesleri elma ile birlikte saklamak, elmanın saldığı etilen gazı sayesinde filizlenmeyi yavaşlatabilir.
	


Filizlenmiş patateslerin tüketimi konusunda dikkatli olunmalıdır. Kısa filizli ve sağlıklı görünümdeki patatesler, uygun şekilde temizlenip tüketilebilir. Ancak yumuşamış, buruşmuş ve yeşil renge dönmüş patatesler kesinlikle tüketilmemelidir. Patateslerinizi doğru koşullarda saklayarak hem gıda israfını önleyebilir hem de sağlığınızı koruyabilirsiniz. Bilinçli gıda tüketimi, hem bireysel hem de toplumsal sağlık açısından büyük önem taşır.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/01/filizlenmis-patates-tuketmek-guvenli-mi-iste-dikkat-edilmesi-gerekenler-152.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/01/filizlenmis-patates-tuketmek-guvenli-mi-iste-dikkat-edilmesi-gerekenler-152.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/01/filizlenmis-patates-tuketmek-guvenli-mi-iste-dikkat-edilmesi-gerekenler-152-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/01/filizlenmis-patates-tuketmek-guvenli-mi-iste-dikkat-edilmesi-gerekenler-152.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/filizlenmis-patates-tuketmek-guvenli-mi-iste-dikkat-edilmesi-gerekenler/36778/</link>
			<pubDate>Tue, 28 Jan 2025 22:38:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İnfilanza Nedir? Belirtileri ve Korunma Yolları]]></title>
			<description><![CDATA[Son yıllarda adını daha sık duymaya başladığımız infilanza, griple benzer belirtiler gösteren ancak daha ağır seyredebilen bir solunum yolu hastalığıdır. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Özellikle mevsim geçişlerinde ve kış aylarında yaygınlaşan bu hastalık, toplum sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturabilir.

İnfilanza Nedir?

İnfilanza, grip ve nezleye benzer şekilde bir virüsün neden olduğu enfeksiyondur. Ancak bu hastalığın en dikkat çeken yanı, hızlı yayılması ve bağışıklık sistemi zayıf kişilerde ağır komplikasyonlara yol açabilmesidir. Çoğu zaman grip ile karıştırılan infilanza, doğru tedavi edilmediğinde zatürre, bronşit gibi ciddi solunum yolu hastalıklarına dönüşebilir.

Belirtileri Nelerdir?

İnfilanza belirtileri genellikle grip ile benzerdir, ancak daha yoğun ve uzun süreli hissedilir. İşte en yaygın belirtiler:


	Yüksek ateş: Genellikle 38°C’nin üzerinde seyreder.
	Şiddetli baş ağrısı ve kas ağrıları
	Kuru öksürük: Balgamsız ve inatçı bir öksürük olarak kendini gösterir.
	Boğaz ağrısı ve yutkunma zorluğu
	Şiddetli halsizlik ve bitkinlik hissi
	Burun akıntısı veya tıkanıklığı


İnfilanzadan Nasıl Korunulur?

İnfilanzadan korunmak için alınabilecek önlemler, gripten korunma yollarına benzer. Ancak daha dikkatli olunması gerekebilir.


	Hijyen Kurallarına Uyun: Ellerinizi sık sık yıkayın ve dezenfektan kullanın.
	Bağışıklığınızı Güçlendirin: Sağlıklı ve dengeli beslenerek, düzenli uyuyarak ve bol sıvı tüketerek bağışıklık sisteminizi destekleyin.
	Kapalı Alanlarda Maske Kullanın: Özellikle kalabalık ve havalandırması zayıf ortamlarda maske takmayı ihmal etmeyin.
	Mevsimsel Aşılar: İnfilanza için özel bir aşı bulunmasa da grip aşısı yaptırmak dolaylı koruma sağlayabilir.
	Hasta İnsanlarla Temastan Kaçının: İnfilanza, virüs yoluyla bulaştığı için enfekte bireylerle yakın temastan kaçınmak önemlidir.


Kimler Risk Altında?

Bağışıklık sistemi zayıf olanlar, hamileler, çocuklar ve kronik hastalığı bulunan kişiler infilanzaya karşı daha savunmasızdır. Bu gruptakilerin semptom gösterdiklerinde hemen bir sağlık kuruluşuna başvurmaları önerilir.

Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Tedavi edilmediği durumlarda infilanza, akciğerlere inerek zatürreye yol açabilir. Ayrıca kalp hastalıkları veya diğer kronik rahatsızlıkları tetikleyebilir. Erken teşhis ve tedavi, hastalığın ağırlaşmasını önlemek için kritik öneme sahiptir.

İnfilanza, hafife alınmaması gereken ciddi bir sağlık sorunudur. Özellikle kış aylarında yaygınlaşan bu hastalıktan korunmak için bireysel hijyen ve sağlık önlemlerine dikkat edilmesi büyük önem taşır. Unutmayın, erken teşhis hayat kurtarır!
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/01/infilanza-nedir-belirtileri-ve-korunma-yollari-9672.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/01/infilanza-nedir-belirtileri-ve-korunma-yollari-9672.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/01/infilanza-nedir-belirtileri-ve-korunma-yollari-9672-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/01/infilanza-nedir-belirtileri-ve-korunma-yollari-9672.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/infilanza-nedir-belirtileri-ve-korunma-yollari/36678/</link>
			<pubDate>Mon, 20 Jan 2025 18:28:41 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Trifokal ve EDOF Merceklerle Gözlük ve Lensten Kalıcı Kurtuluş]]></title>
			<description><![CDATA[Trifokal ve EDOF mercek tedavileriyle gözlük ve lensten kurtulmak mümkün. Op. Dr. Murat Ayan, mercek ameliyatlarının avantajlarını anlattı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gözlük ve kontakt lens kullanmaktan kurtulmak isteyenler için geliştirilen trifokal ve EDOF (genişletilmiş odak mesafeli) mercek tedavileri, göz sağlığı alanında devrim niteliğinde çözümler sunuyor. Dünyagöz Samsun Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Murat Ayan, bu yenilikçi merceklerin hem kırma kusurlarında hem de yaşa bağlı görme problemlerinde etkili sonuçlar sağladığını belirtti.

Günümüzde lazer tedavisi herkes için uygun olmayabiliyor. Bu noktada trifokal ve EDOF mercekler, kalıcı ve konforlu bir alternatif olarak öne çıkıyor.

Lazer Uygun Değilse Çözüm Mercek Tedavilerinde

Op. Dr. Murat Ayan, lazer ameliyatı için uygun olmayan hastalar için bu merceklerin önemli bir seçenek sunduğunu ifade etti:

“Gözlük ya da kontakt lens kullanmak istemeyen, ancak lazer tedavisi için uygun olmayan hastalar trifokal ve EDOF merceklerle kalıcı bir çözüme kavuşabiliyor. Bu yöntem, göz içindeki doğal merceğin çıkarılarak yerine yapay mercek yerleştirilmesi esasına dayanıyor.”

Bu mercekler sayesinde yakın, uzak ve ara mesafe görme kusurları tek bir ameliyatla düzeltilebiliyor.

️Doğal Merceğin Yerini Alan Akıllı Mercekler

Trifokal ve EDOF merceklerin gözün doğal işlevlerini taklit ettiğini vurgulayan Dr. Ayan, şu bilgileri paylaştı:

“Yaşa bağlı yakını görememe, katarakt ve astigmat sorunlarında trifokal ve EDOF mercekler oldukça başarılı. Bu mercekler, uzak, yakın ve ara mesafede net görüş sağlar. Torik trifokal modelleri ise astigmatı da düzeltir. Hastalar kısa sürede adapte olur ve gözlük ihtiyacı büyük ölçüde ortadan kalkar.”

Katarakt Tedavisinde Yenilikçi Yaklaşım

Trifokal merceklerin katarakt ameliyatlarında da yaygın olarak kullanıldığını belirten Op. Dr. Murat Ayan, bu yöntemin sunduğu avantajlara dikkat çekti:

“Bu tedavi yalnızca kataraktı ortadan kaldırmakla kalmaz, aynı zamanda hastanın uzak, yakın ve ara mesafe gözlük ihtiyacını da azaltabilir. Merceklerin ömür boyu dayanıklı olması ve göz dokusuyla uyumlu yapısı, tedaviyi daha cazip hale getiriyor.”

Doğru Hasta Seçimi Başarıyı Belirliyor

Tedavinin başarısında hasta seçiminin kritik rol oynadığını vurgulayan Dr. Ayan, ameliyat öncesi sürecin önemine değindi:

“Hastanın görme beklentileri, yaşı, mesleği ve yaşam tarzı mutlaka değerlendirilmelidir. Detaylı göz muayenesi ve doğru bilgilendirme, ameliyatın başarısını doğrudan etkiler. Hastanın tedaviden ne beklediğini anlamak en önemli adımdır.”

Kısa Sürede Net Görüş

Ameliyat sonrası sürecin oldukça konforlu geçtiğini belirten Dr. Ayan, iyileşme süreciyle ilgili şu bilgileri verdi:

“Operasyon sonrası yaklaşık 3-4 hafta damla tedavisi uygulanır. Görme kalitesi çoğu hastada 1-2 gün içinde belirgin şekilde düzelir. Hastalar kısa sürede günlük yaşamlarına geri döner.”
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/01/gozluk-ve-lense-veda-premium-merceklerle-kalici-cozum-4642.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/01/gozluk-ve-lense-veda-premium-merceklerle-kalici-cozum-4642.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/01/gozluk-ve-lense-veda-premium-merceklerle-kalici-cozum-4642-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2025/01/gozluk-ve-lense-veda-premium-merceklerle-kalici-cozum-4642.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/trifokal-ve-edof-merceklerle-gozluk-ve-lensten-kalici-kurtulus/36580/</link>
			<pubDate>Thu, 16 Jan 2025 16:39:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Doç. Dr. Sefa Gül’den Kalp Sağlığı İçin Kritik Uyarılar]]></title>
			<description><![CDATA[Samsun'da görev yapan Kardiyolog Doç. Dr. Sefa Gül, kalp sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken konulara dair önemli açıklamalarda bulundu. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Gül, yaşam tarzı değişikliklerinin kalp hastalıklarına yakalanma riskini önemli ölçüde azaltabileceğini belirtti.

Kalp Sağlığını Korumak İçin Yapılması Gerekenler

Doç. Dr. Gül, kalp sağlığını korumak adına şu önerilerde bulundu:


	Düzenli Doktor Kontrolleri: Yıllık sağlık kontrollerini aksatmamak, kalp hastalığı riskini düşürmede kritik bir adım.
	Sağlıklı Beslenme: Kolesterolü yükselten gıdalardan uzak durarak dengeli ve sağlıklı bir beslenme düzeni oluşturulmalı.
	Zararlı Alışkanlıklardan Uzak Durun: Tütün ürünlerinden kaçınmak ve alkol tüketimini minimum seviyeye indirmek ya da tamamen bırakmak, kalp sağlığı üzerinde olumlu etkiler yaratır.


Aktar Ürünlerine Dikkat

Gül, kalp sağlığı üzerinde koruyucu etkisi olduğu iddia edilen vitamin ve mineral destekleriyle ilgili yanlış bilgilere karşı uyarılarda bulundu.
“Bitkisel ürünler satan aktarlarda veya eczanelerde satılan vitamin ve minerallerin kalp sağlığını koruduğuna dair bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır. Bu ürünlere güvenerek kalp hastalığı riskinizi düşürebileceğinizi düşünüyorsanız, sağlıklı bir karar verdiğinizi söyleyemem,” ifadelerini kullandı.

Sağlıklı Yaşamın Önemi

Kalp sağlığını korumanın basit ama etkili yollarının olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Gül, bireylerin bu konuda bilinçlenerek daha uzun ve kaliteli bir yaşam sürdürebileceğini belirtti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/12/doc-dr-sefa-gul-den-kalp-sagligi-icin-kritik-uyarilar-5587.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/12/doc-dr-sefa-gul-den-kalp-sagligi-icin-kritik-uyarilar-5587.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/12/doc-dr-sefa-gul-den-kalp-sagligi-icin-kritik-uyarilar-5587-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/12/doc-dr-sefa-gul-den-kalp-sagligi-icin-kritik-uyarilar-5587.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/doc-dr-sefa-gul-den-kalp-sagligi-icin-kritik-uyarilar/36166/</link>
			<pubDate>Fri, 20 Dec 2024 13:14:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kardiyolog Doç. Dr. Sefa Gül’den Bitkisel Ürün Uyarısı]]></title>
			<description><![CDATA[Doç. Dr. Sefa Gül, bitkisel ürünlerin damar tıkanıklığını açmadığını belirterek tıbbi müdahalenin tek çözüm olduğunu vurguladı. Koruyucu kullanımın önemine dikkat çekti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Samsun’da görev yapan Kardiyolog Doç. Dr. Sefa Gül, damar tıkanıklığı tedavisi konusunda bitkisel gıdalar ve takviyelere yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Bitkisel ürünlerin damar sağlığına olumlu katkılar sunabildiğini belirten Doç. Dr. Gül, ancak tıkanmış damarların bu yöntemlerle açılamayacağını vurguladı.

“Bilimsel Bir Kanıt Yok”

Bitkisel ürünlerin genel sağlık açısından faydalı olduğu bilinse de damar açıcı etkisine dair herhangi bir bilimsel çalışma bulunmadığını ifade eden Doç. Dr. Sefa Gül, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bitkisel gıdalar ve takviyeler damar sağlığını korumada önemli bir role sahiptir. Ancak damar tıkanıklığını açtığına dair hiçbir bilimsel delil ya da ispat yoktur. Hastalarımız bu tür ürünleri damar tıkanıklığını önlemek için kullanabilirler. Antioksidan özellikleri sayesinde damar tıkanıklığının gelişmesini yavaşlatabilir ve yeni tıkanıklıkların oluşumunu azaltabilirsiniz. Ancak tıkanmış bir damarın sadece bitkisel ürünlerle açılması mümkün değildir.”

“Damar Açmanın Yolu Tıbbi Müdahaleden Geçer”

Damar tıkanıklığının tedavisinde bitkisel yöntemlerle zaman kaybedilmesinin ciddi riskler doğurabileceğini belirten Doç. Dr. Gül, tıbbi müdahalelerin zorunlu olduğunu vurguladı:

“Eğer tıkanmış bir damarınız varsa bitkisel ürünlerle bunu açmanız imkânsızdır. Bu tür yanlış inançlar nedeniyle hastaların zaman kaybetmesini istemiyoruz. Tıkanmış damarların açılması ancak balon, stent gibi tıbbi uygulamalar veya cerrahi yöntemlerle mümkündür.”

“Damar Sağlığını Korumak İçin Kullanılabilir”

Bitkisel takviyelerin tamamen etkisiz olmadığını, ancak hastalık geliştikten sonra tedavi edici bir rol üstlenemeyeceğini belirten Doç. Dr. Gül, özellikle sağlıklı bireylerde koruyucu amaçla kullanılabileceğini söyledi:

“Damar tıkanıklığı gelişmeden önce bitkisel ürünlerin kullanımı faydalıdır. Damar sağlığını korur ve riskleri azaltır. Ancak tıkanıklık oluştuktan sonra tek çare, mutlaka uzman bir doktor tarafından uygulanan tıbbi tedavidir.”

Doğru Bilgi İçin Uzmanlara Başvurun

Damar sağlığı konusunda yanlış bilgilerle hareket edilmemesi gerektiğini vurgulayan Gül, vatandaşları tıbbi tedaviyi geciktirmemeleri konusunda uyardı. Doğru değerlendirme ve etkili tedavi için uzman kardiyologlara danışılması gerektiğinin altını çizdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/12/doc-dr-sefa-gul-den-onemli-uyari-bitkisel-urunler-damar-tikanikligini-acmaz-4125.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/12/doc-dr-sefa-gul-den-onemli-uyari-bitkisel-urunler-damar-tikanikligini-acmaz-4125.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/12/doc-dr-sefa-gul-den-onemli-uyari-bitkisel-urunler-damar-tikanikligini-acmaz-4125-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/12/doc-dr-sefa-gul-den-onemli-uyari-bitkisel-urunler-damar-tikanikligini-acmaz-4125.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/kardiyolog-doc-dr-sefa-gul-den-bitkisel-urun-uyarisi/36026/</link>
			<pubDate>Fri, 13 Dec 2024 16:20:03 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kabak Çekirdeğinin Sağlığa Faydaları: Gözden Kaçırılmaması Gereken Bir Süper Gıda]]></title>
			<description><![CDATA[Kuru yemiş dünyasında fındık, ceviz ve fıstık gibi popüler seçeneklerin gölgesinde kalan kabak çekirdeği, aslında sağlığa olan katkılarıyla eşsiz bir konumda. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Eğer bu zamana kadar kabak çekirdeğine gereken önemi vermediyseniz, onun faydalarını öğrendikten sonra sofralarınızdan eksik etmek istemeyeceksiniz. İşte, boyut olarak küçük ama içerik olarak devasa bir besin olan kabak çekirdeğinin inanılmaz faydaları...

1. Bağışıklık Sistemini Güçlendirir

Kabak çekirdeği, içeriğindeki çinko ve demir mineralleri sayesinde bağışıklık sisteminizi destekler. Bu mineraller, vücudun virüs ve mantarlarla mücadelesine yardımcı olurken aynı zamanda gün içinde enerjinizi artırır ve ruh halinizi iyileştirir.

2. Kilo Vermeye Destek Olur

Yüksek lif içeriğiyle kabak çekirdeği, uzun süre tok hissetmenize yardımcı olarak kilo kontrolüne katkı sağlar. Tok tutma özelliği sayesinde sağlıklı ara öğünlerde kullanabilir, yoğurt veya salatalarınıza ekleyerek tüketebilirsiniz.

3. Uyku Kalitesini Yükseltir

Uyku problemi yaşayanlar için kabak çekirdeği adeta doğal bir destekçi. İçerdiği triptofan adlı amino asit sayesinde düzenli tüketildiğinde uyku sorunlarını gidermeye yardımcı olur. Özellikle yatmadan önce bir avuç kabak çekirdeği tüketmek, uyku kalitenizi artırabilir.

4. Göz Sağlığını Korur

Göz sağlığı için önemli vitaminlerden biri olan E vitamini, kabak çekirdeğinde bol miktarda bulunur. Düzenli tüketimiyle gözlerinizin sağlığını koruyabilir ve mevcut göz rahatsızlıklarının tedavi sürecine destek olabilirsiniz.

5. Kalp Hastalıklarına Karşı Koruma Sağlar

Kabak çekirdeği, omega-3 yağ asitleri ve antioksidan içeriğiyle kalp dostu bir besindir. Kalp damarlarının iltihaplanma riskini azaltır, kötü kolesterolü dengeler ve kronik hastalıkların oluşumunu en aza indirir.

6. Kolayca Diyetinize Dahil Edebilirsiniz

Kabak çekirdeğini sade olarak tüketebileceğiniz gibi ekmek, salata, yulaf ezmesi gibi tariflere ekleyerek de kullanabilirsiniz. Bu şekilde hem lezzetli hem de besleyici öğünler hazırlayabilirsiniz.

Kabak Çekirdeği Tüketimi İçin İpuçları

Kabak çekirdeğini taze ve tuzsuz olarak tüketmeye özen gösterin. Günlük 1 avuç kadar tüketmek, faydalarından maksimum düzeyde yararlanmanız için yeterlidir. Ancak herhangi bir alerjiniz varsa ya da özel bir diyet programı uyguluyorsanız, tüketmeden önce bir uzmana danışmayı unutmayın.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/12/kabak-cekirdeginin-sagliga-faydalari-gozden-kacirilmamasi-gereken-bir-super-gida-8659.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/12/kabak-cekirdeginin-sagliga-faydalari-gozden-kacirilmamasi-gereken-bir-super-gida-8659.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/12/kabak-cekirdeginin-sagliga-faydalari-gozden-kacirilmamasi-gereken-bir-super-gida-8659-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/12/kabak-cekirdeginin-sagliga-faydalari-gozden-kacirilmamasi-gereken-bir-super-gida-8659.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/kabak-cekirdeginin-sagliga-faydalari-gozden-kacirilmamasi-gereken-bir-super-gida/35985/</link>
			<pubDate>Wed, 11 Dec 2024 12:15:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Prof. Dr. Canan Karatay’ın Aşı Açıklamaları Tartışma Yarattı]]></title>
			<description><![CDATA[Prof. Dr. Canan Karatay’ın aşılarla ilgili açıklamaları sosyal medyada ve uzmanlar arasında tartışma yarattı. Kamuoyunda gündem olan iddialar geniş yankı buldu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Prof. Dr. Canan Karatay, katıldığı bir televizyon programında aşılarla ilgili yaptığı açıklamalarla ülke gündeminde yeni bir tartışma başlattı. Sağlıklı yaşam ve beslenme önerileriyle uzun süredir kamuoyunda bilinen Karatay, programda aşıların içeriğine dair şüphelerini dile getirerek bugüne kadar hiçbir aşı yaptırmadığını ifade etti.

Aşıların içeriğinde belirsizlikler bulunduğunu iddia eden Karatay, “Aşıların içinde bilmediğimiz 55 farklı madde var. İçerik kamuoyuna açık değil. Şu anda herkesin hastalanmasının nedeni de bu belirsizlikler” sözleriyle dikkat çekti. “Grafen” ve “diken proteini” gibi maddelerden bahseden Karatay’ın ifadeleri sosyal medyada kısa sürede gündem olurken, tıp çevrelerinde de tartışma yarattı.

Kendi sağlık geçmişine değinen Karatay, yaşamı boyunca hiçbir aşı yaptırmadığını belirterek “Aşı olmadım ama sağlıklıyım, hasta olmuyorum” dedi. Viral hastalıklara ilişkin yaptığı değerlendirmede ise “Herkesin vücudunda virüsler bulunur. Üşütürsem sadece ağrı hissederim” ifadesini kullandı.

Geçmişte tüberküloz geçirdiğini de anlatan Karatay, bu süreçte doğal bağışıklık kazandığını söyleyerek “Tedavi sürecinde bağışıklığım güçlendi. Bir nevi doğal yoldan bağışıklık elde ettim” dedi.

Karatay’ın açıklamaları, toplumda süregelen aşı tartışmalarını yeniden gündeme taşırken, bilim insanlarının konuyla ilgili değerlendirmelerinin önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor. Uzmanlar, kamuoyunda yanlış anlaşılmalara yol açabilecek iddiaların bilimsel veriler ışığında ele alınması gerektiğini vurguluyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/canan-karatay-dan-dikkat-ceken-asi-aciklamalari-hic-asi-olmadim-4120.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/canan-karatay-dan-dikkat-ceken-asi-aciklamalari-hic-asi-olmadim-4120.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/canan-karatay-dan-dikkat-ceken-asi-aciklamalari-hic-asi-olmadim-4120-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/canan-karatay-dan-dikkat-ceken-asi-aciklamalari-hic-asi-olmadim-4120.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/prof-dr-canan-karatay-in-asi-aciklamalari-tartisma-yaratti/35674/</link>
			<pubDate>Tue, 26 Nov 2024 20:36:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Samsun Büyükşehir’den Soğuk Günlerde Sıcak Bir Dokunuş]]></title>
			<description><![CDATA[Samsun Büyükşehir Belediyesi, kış mevsiminin zorlu şartlarında evsiz ve sokakta kalan vatandaşları yalnız bırakmıyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[“İnsana dokunan hizmet” anlayışıyla hareket eden belediye, Samsun Valiliği, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ve diğer ilgili kurumlarla iş birliği yaparak, dışarıda kalan bireyler için güvenli ve sıcak bir barınma imkanı sunuyor.

Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, toplumun her bireyinin değerli olduğunu vurgulayarak, sokakta kalan vatandaşlar için başlatılan bu sosyal sorumluluk projesinin önemine dikkat çekti. Başkan Doğan, “Hepimiz büyük bir aileyiz. Bu ailenin her bir ferdinin huzur ve güven içinde yaşaması için elimizden geleni yapıyoruz. Kış günlerinde dışarıda kalan hemşehrilerimizin sağlıklı ve güvenli bir şekilde barınabileceği alanlar oluşturduk. Bu çalışmanın başarıya ulaşması için tüm vatandaşlarımızdan destek bekliyoruz” dedi.

Sıcak Bir Çatı ve İnsani Destek

Belediyenin hayata geçirdiği proje kapsamında evsiz bireyler, güvenli alanlara yerleştirilerek temel ihtiyaçları karşılanıyor. Barınma merkezlerinde sıcak yemek, giysi ve diğer temel ihtiyaçlar sunulurken, bireylerin fiziksel ve ruhsal sağlıklarının korunması için de özel bir özen gösteriliyor.

Samsun Büyükşehir Belediyesi, vatandaşlardan projeye destek olmalarını bekliyor. Sokakta veya dışarıda kalan birini görenlerin ALO 153 Hattı üzerinden belediyeye ulaşmaları rica ediliyor. Gelen ihbarlar doğrultusunda ekipler hızlıca harekete geçerek, zor durumda olan kişileri barınma merkezlerine ulaştırıyor.

“Ne Kadar Çok İnsana Ulaşabilirsek O Kadar Güçlüyüz”

Başkan Halit Doğan, sosyal dayanışmanın önemine vurgu yaparak şunları söyledi:
“Bu projeyle, dışarıda kalan vatandaşlarımıza yalnız olmadıklarını hissettirmek ve onların yanında olmak istiyoruz. Ne kadar çok insana ulaşır ve hayatlarına dokunabilirsek, o kadar güzel adımlar atmış oluruz. Tüm vatandaşlarımızdan bu toplumsal dayanışmaya katkı sağlamalarını rica ediyorum. Unutmayalım ki yardımlaşma, güçlü bir toplumun en önemli yapı taşıdır.”

Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin bu insani odaklı girişimi, hem toplumsal dayanışmayı artırıyor hem de zorlu kış şartlarında evsiz bireylere umut oluyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/samsun-buyuksehir-den-soguk-gunlerde-sicak-bir-dokunus-2308.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/samsun-buyuksehir-den-soguk-gunlerde-sicak-bir-dokunus-2308.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/samsun-buyuksehir-den-soguk-gunlerde-sicak-bir-dokunus-2308-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/samsun-buyuksehir-den-soguk-gunlerde-sicak-bir-dokunus-2308.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/samsun-buyuksehir-den-soguk-gunlerde-sicak-bir-dokunus/35648/</link>
			<pubDate>Mon, 25 Nov 2024 17:21:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Antep Fıstığının Göz ve Beyin Sağlığındaki Yeni Rolü: Lutein Mucizesi]]></title>
			<description><![CDATA[Tufts Üniversitesi Friedman Beslenme Bilimi ve Politikası Okulu tarafından yapılan yeni bir çalışma, günlük antep fıstığı tüketiminin göz ve beyin sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini ortaya koyuyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Araştırma, bu lezzetli kuruyemişin, içeriğindeki lutein pigmenti sayesinde hem yaşa bağlı göz hastalıklarını önlemede hem de bilişsel işlevleri desteklemede önemli bir rol oynadığını gösteriyor.

Göz Sağlığındaki Etkileri

Antep fıstığının temel faydası, göz sağlığı için kritik bir gösterge olan Maküler Pigment Optik Yoğunluğu (MPOD) değerini artırması. Çalışma sonuçlarına göre:


	6 haftada fark yaratıyor: Katılımcılar, günlük 57 gram antep fıstığı tüketimiyle MPOD seviyelerinde anlamlı bir artış gösterdi. Bu etki 12 hafta boyunca sürdü.
	Lutein kaynağı: Antep fıstığı, doğal lutein içeriğiyle diğer kuruyemişlerden ayrışıyor. Bu güçlü antioksidan, gözleri zararlı mavi ışıktan koruyarak yaşa bağlı makula dejenerasyonu (AMD) riskini azaltıyor.
	Doğal bir koruma: Sadece bir avuç antep fıstığı tüketmek, günlük lutein alımını neredeyse iki katına çıkarabiliyor.


Beyin Sağlığına Faydaları

Araştırma, antep fıstığında bulunan luteinin yalnızca göz sağlığına değil, aynı zamanda bilişsel işlevlere de katkı sağladığını ortaya koyuyor:


	Beyin bariyerini geçiyor: Lutein, beyindeki oksidatif stresi ve iltihabı azaltarak bilişsel gerileme riskini düşürüyor.
	Daha iyi hafıza ve işlem hızı: Daha yüksek lutein seviyelerinin, bilişsel performansın iyileşmesine yardımcı olduğu bulunmuştur.


Doğal ve Pratik Bir Seçim

Dr. Scott, çalışmanın sonuçlarını değerlendirerek, “Diyetinize günlük bir avuç antep fıstığı eklemek, hem gözlerinizi hem de beyninizi koruma yolunda basit ama etkili bir adım” diyor. Ayrıca, antep fıstığındaki sağlıklı yağların luteinin vücutta daha iyi emilmesini sağladığını belirtiyor.

Antep Fıstığı: Sağlıklı Yaşamın Anahtarı

Hem göz hem de beyin sağlığını destekleyen antep fıstığı, yaşa bağlı hastalıkların önlenmesinde doğal bir müttefik olarak öne çıkıyor. Gözleri zararlı ışıklardan koruyan ve bilişsel performansı destekleyen bu lezzetli kuruyemiş, sağlıklı yaşlanmayı destekleyen bir diyetin vazgeçilmez parçası olmaya aday.

Siz de yaşamınıza sağlık katmak için diyetinize bir avuç antep fıstığı ekleyebilir, hem gözlerinizi hem de zihninizi koruyabilirsiniz.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/antep-fistiginin-goz-ve-beyin-sagligindaki-yeni-rolu-lutein-mucizesi-7827.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/antep-fistiginin-goz-ve-beyin-sagligindaki-yeni-rolu-lutein-mucizesi-7827.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/antep-fistiginin-goz-ve-beyin-sagligindaki-yeni-rolu-lutein-mucizesi-7827-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/antep-fistiginin-goz-ve-beyin-sagligindaki-yeni-rolu-lutein-mucizesi-7827.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/antep-fistiginin-goz-ve-beyin-sagligindaki-yeni-rolu-lutein-mucizesi/35552/</link>
			<pubDate>Mon, 18 Nov 2024 22:55:55 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[İngiltere’de Mpox’un Yeni Varyantı: Klad 1b Üç Vakaya Ulaştı]]></title>
			<description><![CDATA[İngiltere Sağlık Güvenlik Ajansı (UKHSA), mpox virüsünün yeni varyantı Klad 1b ile bağlantılı iki yeni vaka daha tespit edildiğini ve toplam doğrulanmış vaka sayısının üçe yükseldiğini duyurdu. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İlk vaka geçtiğimiz hafta Londra’da tespit edilmişti.

Yeni Varyant Klad 1b Nedir?

Mpox’un Klad 1b varyantı, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) ağustos ayında küresel acil durum olarak ilan ettiği salgınla ilişkili bir tür. Klad 1b’nin, mpox virüsünün önceki türlerine kıyasla daha şiddetli hastalıklara yol açabileceği belirtiliyor.

İngiltere’deki Vakalar

İlk vaka, kısa süre önce Afrika’daki etkilenen bölgelere seyahat eden bir kişide tespit edilmiş ve hastaneye sevk edilmişti. UKHSA, Londra’daki iki yeni vakanın da uzman bakımı altında olduğunu açıkladı. Ajans, mpox’un özellikle aynı ev içerisinde yakın temasla hızla bulaşabildiğini, ancak sağlık ekiplerinin bu duruma müdahale etmek için hazırlıklı olduğunu vurguladı.

Afrika’da Mpox Alarmı

Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’ne (Africa CDC) göre, kıtada bu yıl 19 ülkede 48 binden fazla şüpheli mpox vakası rapor edildi. Bu vakalardan 1.048’i ölümle sonuçlandı ve toplam vaka sayısında geçtiğimiz yıla oranla %500’lük bir artış yaşandı.

Klad 1b’nin Global Görünümü

Klad 1b varyantına Almanya, İsveç, Hindistan ve Tayland gibi ülkelerde de rastlandı. Uzmanlar, bu varyantın daha ciddi semptomlara yol açabileceğini ve yayılmasını önlemek için erken müdahalenin kritik olduğunu ifade ediyor.

Mpox Nedir?

Mpox, grip benzeri semptomlar ve irin dolu cilt lezyonları ile kendini gösteren viral bir enfeksiyon. Genellikle hafif seyretse de, özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde ölümcül olabiliyor. Klad 1b’nin, diğer varyant olan Klad 2’ye kıyasla daha ağır seyrettiği belirtiliyor. Virüs, cinsel temas da dahil olmak üzere yakın fiziksel temas yoluyla bulaşıyor.

UKHSA’dan Uyarı ve Önlemler

UKHSA, mpox şüphesi taşıyan kişilerin en kısa sürede sağlık kuruluşlarına başvurmasını ve hijyen kurallarına azami dikkat edilmesini öneriyor. Sağlık çalışanlarının donanımlı olduğu ve müdahale sürecinin kontrol altında olduğu belirtildi.

Daha Fazla Bilgi İçin: Mpox’un belirtileri ve korunma yöntemleri hakkında bilgi sahibi olmak, bulaş zincirini kırmada kritik rol oynuyor. Sağlık otoritelerinin yönergelerine uyulması, salgının yayılmasını önlemek için hayati önem taşıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/ingiltere-de-mpox-un-yeni-varyanti-klad-1b-uc-vakaya-ulasti-4020.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/ingiltere-de-mpox-un-yeni-varyanti-klad-1b-uc-vakaya-ulasti-4020.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/ingiltere-de-mpox-un-yeni-varyanti-klad-1b-uc-vakaya-ulasti-4020-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/ingiltere-de-mpox-un-yeni-varyanti-klad-1b-uc-vakaya-ulasti-4020.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/ingiltere-de-mpox-un-yeni-varyanti-klad-1b-uc-vakaya-ulasti/35551/</link>
			<pubDate>Mon, 18 Nov 2024 22:39:59 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Organik Zeytinyağı Alırken Dikkat Edilmesi Gereken 6 Altın Kural]]></title>
			<description><![CDATA[Organik zeytinyağı, mutfaklarımızın vazgeçilmezi olmasının yanı sıra sağlık açısından sunduğu faydalarla da dikkat çekiyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Ancak kaliteli bir zeytinyağı seçmek, zannedildiği kadar kolay değil. İşte organik zeytinyağı alırken dikkat edilmesi gereken önemli detaylar!

1. Erken Hasat Tercihi Kaliteyi Belirler

Erken hasat zeytinyağları, henüz tam olgunlaşmadan toplanan zeytinlerden elde edilir. Bu yöntemle üretilen yağlar, keskin ve meyvemsi bir tada sahiptir. Antioksidanlar açısından oldukça zengin olan erken hasat yağlar, hem lezzet hem de sağlık açısından en iyi seçenektir.

2. Asit Oranı Kalitenin İpucu

Bir zeytinyağının asit oranı, onun kalitesini belirleyen en önemli göstergelerdendir. %0.8’in altında asit oranına sahip sızma zeytinyağları, saf ve kaliteli kabul edilir. Düşük asitli yağlar sadece daha lezzetli olmakla kalmaz, aynı zamanda sindirim sistemi için de faydalıdır.

3. Soğuk Sıkım Yöntemiyle Doğal Lezzet Korunur

Zeytinyağının besin değerlerini koruması için soğuk sıkım yöntemi tercih edilmelidir. Kimyasal işlem görmeyen ve düşük sıcaklıklarda sıkılan bu yağlar, vitamin ve minerallerini kaybetmez. Ayrıca yoğun aroması ve doğal lezzetiyle fark yaratır.

4. Renk ve Koku Doğallığın İşaretidir

Gerçek organik zeytinyağı, yeşil veya sarı tonlarında bir renge sahip olur. Renk, zeytinin hasat zamanına göre değişiklik gösterebilir. Ayrıca kaliteli zeytinyağı, taze çimen, yeşil meyve veya hafif bir meyvemsi koku taşır. Sentetik bir koku hissedilmesi, yağın doğal olmadığına işaret edebilir.

5. Tadıyla Kalitesini Anlayın

Gerçek organik zeytinyağı, ağızda hafif bir acılık ve boğazda yanma hissi bırakır. Bu, zeytinyağının yüksek fenol seviyesine sahip olduğunu gösterir. Kalitesiz yağlar ise düz ve sönük bir tada sahiptir.

6. Etiket Detaylarını İnceleyin

Organik zeytinyağı seçerken etiketleri dikkatlice okumak önemlidir. Ürünün organik sertifikasına sahip olup olmadığı, menşei, üretim yöntemleri ve içeriği etiketinde belirtilmelidir. "USDA Organic" veya "EU Organic" gibi sertifikalar, ürünün kimyasal gübre veya pestisit kullanılmadan üretildiğini garantiler.

Organik Zeytinyağı Neden Önemli?

Organik zeytinyağı, içeriğindeki doğal antioksidanlar, E vitamini ve sağlıklı yağlarla sağlık dostu bir seçenektir. Kalp sağlığını korumaktan kötü kolesterolü düşürmeye, cilt sağlığını desteklemekten bağışıklık sistemini güçlendirmeye kadar birçok faydası bulunmaktadır.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/organik-zeytinyagi-alirken-dikkat-edilmesi-gereken-6-altin-kural-1160.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/organik-zeytinyagi-alirken-dikkat-edilmesi-gereken-6-altin-kural-1160.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/organik-zeytinyagi-alirken-dikkat-edilmesi-gereken-6-altin-kural-1160-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/organik-zeytinyagi-alirken-dikkat-edilmesi-gereken-6-altin-kural-1160.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/organik-zeytinyagi-alirken-dikkat-edilmesi-gereken-6-altin-kural/35550/</link>
			<pubDate>Mon, 18 Nov 2024 22:39:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Prof. Dr. Canan Karatay’dan Çarpıcı Uyarı: Dubai Çikolatası Zehir Saçıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Dubai çikolatası tüketimi için dükkanların önünde uzun kuyruklar oluşmasını eleştiren Karatay, bu tür ürünlere olan rağbetin sağlığı tehdit eden yapay alışkanlıklardan kaynaklandığını ifade etti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[latasına dair önemli uyarılarda bulundu. TGRT Haber’de yayınlanan Gündem Özel Programına konuk olan Karatay, bu çikolatanın sağlık için ciddi riskler barındırdığını belirterek özellikle vücutta asit birikimine ve kansere yol açabileceğine dikkat çekti.

"Dubai Çikolatası Zehir Saçıyor"

Son dönemde birçok yerde satılmaya başlayan ve kısa sürede yok satan Dubai çikolatasına karşı vatandaşları uyaran Prof. Dr. Karatay, bu tür fabrikasyon ürünlerin insan sağlığına olumsuz etkilerine vurgu yaptı. Karatay, canlı yayında yaptığı açıklamada, Dubai çikolatasını şu ifadelerle eleştirdi:


"Zehir. Firmaların ürettiği bir zehir. Vücuda asit yapıyor, hastalıklara zemin hazırlıyor. Kanser riskini artırıyor ve ardından insanlar 'Ailemde kanser vardı, ben de olacağım' diye düşünüyorlar."


"Hazır Olan Her Şey Zehir"

İnsanların hazır gıdalara olan ilgisinin sağlıksız bir kültüre dönüşmeye başladığını belirten Karatay, sözlerine şöyle devam etti:


"İnsanlar akıllarını yapay zekaya bıraktılar. Yapay zeka, şeytandır. Beyinlerinizi şeytana teslim etmeyin. Hazır olan her şey zehir, fabrikadan çıkan her şey zehir artık bu dünyada. Bunu kabul etmek zorundayız."


Sağlık İçin Doğal Beslenme Önerisi

Prof. Dr. Canan Karatay’ın bu açıklamaları, özellikle işlenmiş gıdalara yönelik uyarılarını bir kez daha gündeme taşıdı. Fabrikasyon ürünlerin giderek daha büyük bir sağlık sorunu haline geldiğini belirten Karatay, sağlıklı bir yaşam için doğal ve katkısız ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.

Dubai çikolatasına yönelik eleştirileriyle dikkat çeken Prof. Dr. Canan Karatay, sağlıklı beslenme konusunda daha bilinçli tercihler yapılması gerektiğine dair önemli mesajlar verdi.

latasına dair önemli uyarılarda bulundu. TGRT Haber’de yayınlanan Gündem Özel Programına konuk olan Karatay, bu çikolatanın sağlık için ciddi riskler barındırdığını belirterek özellikle vücutta asit birikimine ve kansere yol açabileceğine dikkat çekti.

"Dubai Çikolatası Zehir Saçıyor"

Son dönemde birçok yerde satılmaya başlayan ve kısa sürede yok satan Dubai çikolatasına karşı vatandaşları uyaran Prof. Dr. Karatay, bu tür fabrikasyon ürünlerin insan sağlığına olumsuz etkilerine vurgu yaptı. Karatay, canlı yayında yaptığı açıklamada, Dubai çikolatasını şu ifadelerle eleştirdi:


"Zehir. Firmaların ürettiği bir zehir. Vücuda asit yapıyor, hastalıklara zemin hazırlıyor. Kanser riskini artırıyor ve ardından insanlar 'Ailemde kanser vardı, ben de olacağım' diye düşünüyorlar."


"Hazır Olan Her Şey Zehir"

Dubai çikolatası tüketimi için dükkanların önünde uzun kuyruklar oluşmasını eleştiren Karatay, bu tür ürünlere olan rağbetin sağlığı tehdit eden yapay alışkanlıklardan kaynaklandığını ifade etti. İnsanların hazır gıdalara olan ilgisinin sağlıksız bir kültüre dönüşmeye başladığını belirten Karatay, sözlerine şöyle devam etti:


"İnsanlar akıllarını yapay zekaya bıraktılar. Yapay zeka, şeytandır. Beyinlerinizi şeytana teslim etmeyin. Hazır olan her şey zehir, fabrikadan çıkan her şey zehir artık bu dünyada. Bunu kabul etmek zorundayız."


Sağlık İçin Doğal Beslenme Önerisi

Prof. Dr. Canan Karatay’ın bu açıklamaları, özellikle işlenmiş gıdalara yönelik uyarılarını bir kez daha gündeme taşıdı. Fabrikasyon ürünlerin giderek daha büyük bir sağlık sorunu haline geldiğini belirten Karatay, sağlıklı bir yaşam için doğal ve katkısız ürünlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.

Dubai çikolatasına yönelik eleştirileriyle dikkat çeken Prof. Dr. Canan Karatay, sağlıklı beslenme konusunda daha bilinçli tercihler yapılması gerektiğine dair önemli mesajlar verdi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/prof-dr-canan-karatay-dan-carpici-uyari-dubai-cikolatasi-zehir-saciyor-355.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/prof-dr-canan-karatay-dan-carpici-uyari-dubai-cikolatasi-zehir-saciyor-355.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/prof-dr-canan-karatay-dan-carpici-uyari-dubai-cikolatasi-zehir-saciyor-355-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/prof-dr-canan-karatay-dan-carpici-uyari-dubai-cikolatasi-zehir-saciyor-355.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/prof-dr-canan-karatay-dan-carpici-uyari-dubai-cikolatasi-zehir-saciyor/35496/</link>
			<pubDate>Wed, 13 Nov 2024 19:51:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Mikro Penis Durumu: Nadir Görülen Bir Gelişim Sorunu ve Tedavi Yolları]]></title>
			<description><![CDATA[Mikro penis, hormonal ve genetik nedenlerle ortaya çıkan nadir bir gelişim sorunudur. Erken teşhisle çocuklukta başlanan hormon ve psikolojik tedavi önemlidir.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Doğum sırasında penis boyutunun yaş grubuna göre belirlenen normal aralığın altında olmasıyla tanımlanan mikro penis, her 200 ila 300 doğumda bir görülebilen nadir bir tıbbi durumdur. Bu durum, sadece fiziksel bir özellik olmanın ötesinde, bireyin cinsel sağlığı ve psikolojik refahı üzerinde önemli etkilere sahip olabilen, dikkatle ele alınması gereken bir sağlık sorunudur. Tıbbi teşhis, yaş, gelişim durumu ve hormonal değerler gibi faktörler dikkate alınarak uzman hekimler tarafından konulur.

Temel Nedenler: Hormonal Dengesizlikler ve Genetik Etkiler

Mikro penisin ortaya çıkışında çoğunlukla genetik ve hormonal faktörler rol oynar. Uzmanlara göre en yaygın nedenler şunlardır:


	
	Hormon Eksiklikleri: Özellikle anne karnındaki fetal gelişim sürecinde cinsel hormonların (androjenler) yetersiz salgılanması, penis gelişimini doğrudan olumsuz etkileyebilir.
	
	
	Genetik ve Kalıtsal Özellikler: Bireyin genetik yapısı ve kalıtsal yatkınlıklar bu durumun oluşma riskini artırabilir.
	
	
	Gelişim Bozuklukları: Büyüme hormonu eksikliği veya çeşitli endokrin sistem bozuklukları da mikro penis riskini tetikleyen gelişimsel sorunlar arasındadır.
	


Tedavide Erken Teşhisin Önemi

Mikro penis teşhisi konulduktan sonra tedavi sürecinde birden fazla yöntem izlenebilir. Erken teşhis, özellikle hormon tedavisinin etkinliği açısından büyük önem taşır.


	
	Hormon Tedavisi: Çocukluk döneminde başlanan hormon tedavileri, ergenlikte penis boyutunun normal seviyelere ulaşmasını desteklemek amacıyla kullanılır.
	
	
	Cerrahi Çözümler: Hormon tedavisinin yetersiz kaldığı durumlarda cerrahi müdahaleler bir seçenek olarak değerlendirilebilir.
	
	
	Psikolojik Destek: Bu durumun bireyin özgüveni ve sosyal ilişkileri üzerindeki olası etkileri nedeniyle, psikolojik destek ve danışmanlık hizmetleri, tedavi sürecinin ayrılmaz bir parçası olarak görülmektedir.
	


Toplumda bu konuda farkındalık yaratılması ve bireylere destekleyici bir yaklaşımla yaklaşılması, mikro penis sorunu yaşayan kişilerin yaşam kalitesini artırmak için atılacak en önemli adımlardır.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/mikro-penis-nedir-nedenleri-ve-tedavi-yontemleri-2699.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/mikro-penis-nedir-nedenleri-ve-tedavi-yontemleri-2699.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/mikro-penis-nedir-nedenleri-ve-tedavi-yontemleri-2699-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/11/mikro-penis-nedir-nedenleri-ve-tedavi-yontemleri-2699.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/mikro-penis-durumu-nadir-gorulen-bir-gelisim-sorunu-ve-tedavi-yollari/35365/</link>
			<pubDate>Tue, 05 Nov 2024 09:58:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Kışın Yüzünüzdeki Kızarıklık ve Kurulukla Baş Etmenin Yolları: Seboreik Dermatiti Yönetmek]]></title>
			<description><![CDATA[Kış aylarında yüzünüzdeki kızarıklık, kuruma ve kabuklanma gibi cilt sorunlarıyla mı mücadele ediyorsunuz? Dermatolog Dr. Babür Süer, kışın cilt sağlığınızı etkileyen ve sıkça rastlanan seboreik dermatit hakkında önemli bilgiler paylaşıyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Seboreik dermatit nedir, nasıl yönetilir, işte merak edilen tüm detaylar!

Seboreik Dermatit Nedir?

Seboreik dermatit, özellikle kış mevsiminde yaygınlaşan bir cilt rahatsızlığıdır. Genellikle yüz, saçlı deri, kaşlar ve burun çevresinde kızarıklık, pullanma ve kepeklenme gibi belirtilerle ortaya çıkar. Dr. Süer’e göre, bu rahatsızlık, cildin yüzeyinde artan mantarlara karşı vücudun verdiği tepkisel bir yanıt olarak görülür. Soğuk hava, semptomları daha belirgin hale getirir ve tedavi edilmediğinde cildin doğal yapısını bozabilir.

Kış Aylarında D Vitamininin Rolü

Kış aylarında güneş ışığının azalması, vücudun D vitamini üretimini sınırlar. D vitamini eksikliği, seboreik dermatit belirtilerini şiddetlendirebilir. Dr. Süer, "D vitamini, cilt sağlığını destekler ve inflamasyonu hafifletebilir. Güneş ışığı eksikliği, stres ve yorgunluk bu sorunu daha da artırabilir" diyor. Bu nedenle, kış aylarında güneş ışığından olabildiğince faydalanmak ve gerekirse takviye almak önemli.

Seboreik Dermatiti Tetikleyen Faktörler

Kışın cilt sorunlarının artmasının başlıca sebeplerinden biri, soğuk hava ve güneş ışığının azalmasıdır. Ayrıca kapalı ve kuru ortamlarda uzun süre kalmak ciltte kuruluğa neden olur ve bu, seboreik dermatiti tetikleyebilir. Dr. Süer, stresin de bu rahatsızlığın en yaygın tetikleyicilerinden biri olduğunu belirtiyor. Özellikle stres, yorgunluk ve uykusuzluk, cildin dengesini bozarak semptomları kötüleştirebilir.

Tedavi Yöntemleri: Şampuanlar ve Cilt Mikrobiyomu

Seboreik dermatit tedavisinde, mantarlara karşı etkili şampuanlar ve kremler kullanılır. Dr. Süer, cildin mikrobiyom dengesinin önemine dikkat çekerek probiyotik içeren kremlerin tedaviye yardımcı olabileceğini ifade ediyor. Cildin doğal dengesini korumak, bu rahatsızlığın kontrol altına alınmasında büyük rol oynar. Son araştırmalar, probiyotiklerin cilt sağlığına faydalı olduğunu ve seboreik dermatit belirtilerini hafifletebileceğini gösteriyor.

Kişiye Özel Tedavi Şart

Seboreik dermatit tedavisi her bireyde farklılık gösterir. Doğru ürünlerin ve tedavi yöntemlerinin seçilmesi, kişisel cilt yapısına uygun olmalıdır. Dr. Süer, tedavinin yanı sıra stres yönetiminin de önemine dikkat çekiyor ve "Cilt problemlerinizin çözümünde mutlaka bir dermatoloğa başvurarak kişiye özel bir tedavi planı oluşturmalısınız" diyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/kisin-yuzunuzdeki-kizariklik-ve-kurulukla-bas-etmenin-yollari-seboreik-dermatiti-yonetmek-2144.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/kisin-yuzunuzdeki-kizariklik-ve-kurulukla-bas-etmenin-yollari-seboreik-dermatiti-yonetmek-2144.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/kisin-yuzunuzdeki-kizariklik-ve-kurulukla-bas-etmenin-yollari-seboreik-dermatiti-yonetmek-2144-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/kisin-yuzunuzdeki-kizariklik-ve-kurulukla-bas-etmenin-yollari-seboreik-dermatiti-yonetmek-2144.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/kisin-yuzunuzdeki-kizariklik-ve-kurulukla-bas-etmenin-yollari-seboreik-dermatiti-yonetmek/35167/</link>
			<pubDate>Wed, 23 Oct 2024 12:01:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Alternatif Sağlık-Sen: Sağlıkta Yeni Bir Nefes İçin Liyakat ve Adalet Şart!]]></title>
			<description><![CDATA[Alternatif Sağlık-Sen Genel Başkanı Tamer Bayrak, sağlık çalışanlarının karşı karşıya olduğu zorlukları ve sendika olarak çözüm önerilerini açıkladı.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bugün düzenlenen basın toplantısında konuşan Genel Başkan Bayrak, "Sağlık çalışanlarının özlük haklarını savunmak için yola çıktık. Hedefimiz, hak, adalet, kariyer ve liyakat ilkeleri doğrultusunda sağlık camiasına yeni bir nefes getirmek" dedi. Sağlık çalışanlarının karşılaştığı mobbing, şiddet ve ağır çalışma koşullarına dikkat çeken Bayrak, "Bugün sağlık çalışanlarının büyük bir kısmı mesleki saygınlığını kaybetmiş hissediyor ve tükenmişlik sendromu yaşıyor" ifadelerini kullandı.

Tükenmişlik Sendromu Yaygın ve Antidepresan Kullanımı Yüksek Sendikanın yaptığı ankete göre, sağlık çalışanlarının %68’i antidepresan ilaç kullanıyor. Bayrak, "Bu sonuç, sağlık çalışanlarının ciddi bir mental baskı altında olduğunu gösteriyor. Tükenmişlik sendromu, çalışma koşullarındaki zorluklar ve idarecilerin mobbingi bu durumu tetikliyor" diye konuştu.



Sağlıkta Şiddet ve Yolsuzluklar Ankette sağlıkta şiddetin nedenleri de sorgulandı. Katılımcılar, hekim ve personel eksikliği, yetersiz kurumlar ve kötü örnek olan televizyon dizilerini başlıca nedenler olarak gösterdi. Sağlık çalışanlarının %70'i siyasi söylemlerin vatandaşı olumsuz etkilediğini ve bu söylemlerin sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti artırdığını belirtti.



Liyakatsizlik ve Adam Kayırma İddiaları Bayrak, ankete katılanların büyük çoğunluğunun sağlık yöneticilerinin liyakat sahibi olmadığını düşündüğünü belirtti. Katılımcıların %69’u amirlerinin liyakatsiz olduğunu düşünürken, %73’ü mobbing gördüğünü ifade etti. Ayrıca, yöneticilerin siyasi torpil ve cemaat bağlantılarıyla göreve geldiği görüşü dikkat çekti.

Sendikal Baskılar ve Mevzuat Değişikliği Talepleri Ankete göre, sağlık çalışanlarının %88’i atama ve nakil mevzuatlarının değişmesini istiyor. Ayrıca, %72'si idarecilerin sendikal baskı uyguladığını ifade etti. Bayrak, "Bu sonuçlar, idarecilerin sendikal bağlantılarla göreve geldiği iddialarını destekliyor" dedi.



Genel Başkan Tamer Bayrak’tan Çağrı Tamer Bayrak, sağlık çalışanlarının sorunlarının çözümü için somut adımlar atılması gerektiğini belirterek, "Sağlık çalışanları, baskı ve adaletsizlikten kurtulmalı. Liyakate dayalı bir yönetim anlayışı benimsenmeli ve çalışma koşulları iyileştirilmelidir" diye ekledi.



Alternatif Sağlık-Sen, sağlık çalışanlarının hakları için mücadeleye devam edeceğini vurguladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/alternatif-saglik-sen-saglikta-yeni-bir-nefes-icin-liyakat-ve-adalet-sart-473.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/alternatif-saglik-sen-saglikta-yeni-bir-nefes-icin-liyakat-ve-adalet-sart-473.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/alternatif-saglik-sen-saglikta-yeni-bir-nefes-icin-liyakat-ve-adalet-sart-473-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/alternatif-saglik-sen-saglikta-yeni-bir-nefes-icin-liyakat-ve-adalet-sart-473.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/alternatif-saglik-sen-saglikta-yeni-bir-nefes-icin-liyakat-ve-adalet-sart/35106/</link>
			<pubDate>Sun, 20 Oct 2024 15:58:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Doç. Dr. Sefa Gül'den Mitral Kapak Hastalıkları Hakkında Hayati Uyarılar]]></title>
			<description><![CDATA[Samsun'da görev yapan Kardiyolog Doç. Dr. Sefa Gül, mitral kapak hastalıkları hakkında önemli bilgiler paylaştı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Mitral kapak hastalıklarının genel olarak üç farklı grupta incelendiğini belirten Dr. Gül, bu hastalıkların belirtileri, teşhis yöntemleri ve tedavi süreçleri hakkında detaylı açıklamalarda bulundu.

Mitral Kapak Hastalıkları Üç Gruba Ayrılabilir

Doç. Dr. Sefa Gül, mitral kapak hastalıklarını üç ana başlık altında değerlendirdi: Mitral Valv Prolapsusu, Mitral Darlığı ve Mitral Yetersizliği.


	
	Mitral Valv Prolapsusu (Mitral Kapakta Çökme): Bu durum, daha çok genç bireylerde görülen ve halk arasında "kalp kapağında çökme" olarak bilinen bir rahatsızlıktır. Genellikle genç ve zayıf kadınlarda ortaya çıkan bu hastalık, kapaktaki kollajen dokunun zayıflığından dolayı meydana gelir. Kapaklar tam kapanmaz ve göğüs ağrısı, çarpıntı ya da nefes darlığı gibi belirtilerle kendini gösterir. Hastalığın genellikle yoğun takip gerektirmediğini belirten Dr. Gül, ilaç tedavisi ile kontrol altına alınabileceğini vurguladı.
	
	
	Mitral Kapak Darlığı: Mitral darlığı, genellikle çocukluk çağında geçirilen boğaz enfeksiyonlarının kalp kapaklarını etkilemesi sonucunda ortaya çıkar. Kapaklar daralarak, kalbin kasılması sırasında kanın düzgün bir şekilde akışını engeller ve çabuk yorulma ile nefes darlığına yol açar. Tedavi seçenekleri arasında açık kalp cerrahisi ve balon yöntemi ile kapağın genişletilmesi bulunmaktadır. Hangi tedavi yönteminin uygulanacağı, ekokardiyografik değerlendirme ile belirlenir.
	
	
	Mitral Yetersizliği: Toplumda en sık görülen mitral kapak hastalığı olan mitral yetersizliği, kapağın tam olarak işlev görmemesi sonucu kanın kalpte geri kaçması ile ortaya çıkar. Bu durum nefes darlığı, akciğerlerde su toplanması ve gece yatarken zorluk çekme gibi belirtilerle kendini gösterir. Mitral yetersizliği, genellikle ekokardiyografi ile teşhis edilir ve tedavi olarak açık kalp cerrahisi ile kapağın tamir edilmesi ya da mekanik bir kapakla değiştirilmesi önerilir. Yüksek riskli durumlarda, kasıktan girilerek kapağın mandallama yöntemiyle onarılması da mümkündür.
	


Mitral kapak hastalıklarıyla ilgili detaylı bilgi almak isteyenler, Dr. Sefa Gül ile iletişime geçebilir:

İletişim Bilgileri:
Telefon: 0545 924 34 24
Adres: Kale, Sahil Cd. No:160, 55030 İlkadım/Samsun (Anadolu Hastanesi Meydan Şubesi)
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/doc-dr-sefa-gul-den-mitral-kapak-hastaliklari-hakkinda-hayati-uyarilar-2306.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/doc-dr-sefa-gul-den-mitral-kapak-hastaliklari-hakkinda-hayati-uyarilar-2306.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/doc-dr-sefa-gul-den-mitral-kapak-hastaliklari-hakkinda-hayati-uyarilar-2306-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/doc-dr-sefa-gul-den-mitral-kapak-hastaliklari-hakkinda-hayati-uyarilar-2306.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/doc-dr-sefa-gul-den-mitral-kapak-hastaliklari-hakkinda-hayati-uyarilar/35071/</link>
			<pubDate>Sat, 19 Oct 2024 14:21:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[GSS prim borçları ertelenecek mi? Meclis’te yeni çalışma başlıyor]]></title>
			<description><![CDATA[GSS prim borcu olan vatandaşlar için yeni düzenleme geliyor. Hükümet, borçların ertelenmesi ve sağlık hizmeti erişiminin uzatılması üzerinde çalışıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye’de sosyal güvencesi olmayan vatandaşların sağlık hizmetlerinden faydalanabilmeleri için yürürlükte olan Genel Sağlık Sigortası (GSS) sistemi, milyonlarca kişiyi yakından ilgilendiriyor. 1 Ocak 2012 tarihinde yeşil kart uygulamasının yerine geçen GSS ile, vatandaşlar brüt asgari ücretin yüzde 3’ü oranında prim ödeyerek sağlık hizmetlerinden yararlanabiliyor. Ancak GSS prim borcu olan vatandaşların 1 Ocak 2024’ten itibaren sağlık hizmetlerinden faydalanamayacağı belirtiliyor.

GSS Kapsamında 9 Milyon Vatandaş Bulunuyor

Türkiye genelinde yaklaşık 9 milyon kişi GSS sistemi kapsamında yer alıyor. 2024 yılı için belirlenen GSS prim tutarı ise aylık 600 TL olarak açıklandı. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan bilgilendirmeye göre, gelir testi yaptıran ve ödeme gücü olmadığını beyan eden vatandaşlar prim ödemeden sağlık hizmetlerinden yararlanabiliyor.

Ancak gelir testi yaptırmayan veya prim borcu biriken vatandaşlara SGK tarafından tebligatlar gönderilmeye başlandı. Bu durumda olan vatandaşların, sağlık hizmetlerinden yararlanabilmeleri için borçlarını ödemeleri veya gelir testi yaptırmaları gerekiyor.

Hükümetten Yeni Düzenleme Hazırlığı

Hükümet, GSS prim borcu bulunan vatandaşların mağduriyet yaşamaması için yeni bir düzenleme üzerinde çalışıyor. Türkiye Gazetesi’nin haberine göre, AK Parti’nin gündeminde GSS borçlarının ertelenmesi veya yapılandırılması seçenekleri bulunuyor.

Meclis’e sunulması planlanan yeni torba yasa kapsamında, GSS borçlularına kolaylık sağlayacak düzenlemelerin yer alabileceği ifade ediliyor. Bu düzenleme ile, özellikle gelir testi yaptırmamış ve prim borcu nedeniyle sağlık hizmetlerinden faydalanamayan vatandaşlara yeniden sağlık hizmeti erişimi sağlanması hedefleniyor.

Cumhurbaşkanı Kararıyla Süre Uzatılabilir

Geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanı Kararı ile, GSS prim borcu olan vatandaşların kamu hastanelerinden ücretsiz şekilde yararlanma süresi 31 Aralık 2024’e kadar uzatılmıştı. Bu uygulamanın benzeri bir kararın yeniden alınabileceği konuşuluyor.

Hükümet kaynakları, hem borçların ertelenmesi hem de sağlık hizmetlerinden yararlanma süresinin uzatılmasının gündemde olduğunu belirtiyor. Bu sayede, borcu nedeniyle mağduriyet yaşayan milyonlarca vatandaşın sağlık hizmetlerinden kesintisiz biçimde yararlanması amaçlanıyor.

GSS Nedir, Kimleri Kapsar?

Genel Sağlık Sigortası (GSS), Türkiye’de ikamet eden her vatandaşın temel sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesini sağlayan bir sistemdir. Çalışmayan, sosyal güvencesi olmayan veya herhangi bir kurumdan sağlık yardımı almayan vatandaşlar GSS kapsamına alınır. Primler, brüt asgari ücretin yüzde 3’ü oranında belirlenir ve her yıl güncellenir.

Uzmanlar, GSS’nin sosyal devlet anlayışının önemli bir parçası olduğunu, ancak prim borçlarının düzenli olarak güncellenmesi ve yapılandırma fırsatlarının artırılması gerektiğini vurguluyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/gss-borcu-olanlara-mujde-saglik-hizmeti-duzenlemesi-yolda-9929.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/gss-borcu-olanlara-mujde-saglik-hizmeti-duzenlemesi-yolda-9929.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/gss-borcu-olanlara-mujde-saglik-hizmeti-duzenlemesi-yolda-9929-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/gss-borcu-olanlara-mujde-saglik-hizmeti-duzenlemesi-yolda-9929.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/gss-prim-borclari-ertelenecek-mi-meclis-te-yeni-calisma-basliyor/34957/</link>
			<pubDate>Tue, 15 Oct 2024 10:24:37 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Gıdada Taklit ve Tağşiş Listesi Güncellendi: Sahte Ürünler Açıklandı]]></title>
			<description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, 8 Ekim itibarıyla gıda sahtekârlığı yapan firmaları ifşa etti. Zeytinyağı, sucuk ve bitkisel macunlarda hile tespit edildi.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, halk sağlığını tehdit eden gıda sahtekârlığına karşı denetimlerini kararlılıkla sürdürüyor. 2 Ekim itibarıyla bakanlık, taklit ve tağşiş yapan firmaların listesini her gün güncelleyerek kamuoyuna sunmaya başladı. 8 Ekim tarihli son güncelleme ile birlikte, gıda güvenliğini ihlal eden firmalar ve ürünler yeniden açıklandı.

Yeni yayımlanan listeye göre, zeytinyağı, bitkisel macun, sucuk ve çiğ adana kebap gibi ürünlerde ciddi hileler tespit edildi. Zeytinyağında tohum yağlarının karıştırıldığı, bitkisel macunlarda ilaç etken maddesi kullanıldığı, çiğ adanada ise sakatat (kalp) bulunduğu belirtildi. Ayrıca, kangal sucuklarda kanatlı eti tespit edilmesi de tüketicilerde büyük tepkiye neden oldu.

Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda güvenliği ihlallerini “guvenilirgida.tarimorman.gov.tr” adresi üzerinden kamuoyuyla paylaşarak tüketicilerin daha bilinçli hareket etmesini hedefliyor. Listede, hile yapan firmaların adı, markası ve uygunsuzluk tespit edilen ürünleri açıkça yer alıyor.

Bakanlık yetkilileri, yayımlanan listelerin hem tüketicilere hem de üreticilere önemli bir uyarı niteliğinde olduğunu vurguladı. Gıda sahteciliğiyle mücadele kapsamında yapılan ifşalar, sektörde şeffaflığı artırırken, yasa dışı uygulamalara karşı caydırıcı bir etki oluşturuyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı, denetimlerin kesintisiz şekilde devam edeceğini belirterek, “Tüketicilerimizin güvenli gıdaya ulaşması için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Sahteciliğe karşı sıfır tolerans politikamız devam edecek” açıklamasında bulundu.

Vatandaşların, satın aldıkları gıdalarda etiket bilgilerini dikkatle incelemeleri ve Bakanlık tarafından yayımlanan listeleri düzenli olarak takip etmeleri öneriliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/gida-terorune-gecit-yok-sahtecilik-yapan-firmalar-tek-tek-ifsa-edildi-5071.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/gida-terorune-gecit-yok-sahtecilik-yapan-firmalar-tek-tek-ifsa-edildi-5071.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/gida-terorune-gecit-yok-sahtecilik-yapan-firmalar-tek-tek-ifsa-edildi-5071-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/gida-terorune-gecit-yok-sahtecilik-yapan-firmalar-tek-tek-ifsa-edildi-5071.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/gidada-taklit-ve-tagsis-listesi-guncellendi-sahte-urunler-aciklandi/34781/</link>
			<pubDate>Wed, 09 Oct 2024 09:19:45 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Prof. Dr. Canan Karatay’dan Kuru Öksürüğe Doğal Çözüm Reçetesi]]></title>
			<description><![CDATA[Prof. Dr. Canan Karatay, kış aylarında sıkça görülen kuru öksürüğe karşı doğal çözümler önerdi. Zeytinyağı, çiğ yumurta, karbonatlı su ve kemik suyuyla hazırlanan karışımlar, boğazı yumuşatarak öksürüğü hafifletiyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Prof. Dr. Canan Karatay, sağlıklı yaşam ve doğal beslenme konularındaki önerileriyle dikkat çekmeye devam ediyor. Özellikle kış aylarında sıkça görülen kuru öksürük problemini doğal yollarla hafifletmek isteyenler için Karatay, etkili reçetelerini paylaştı. Doğal malzemelerle hazırlanan bu karışımlar, hem boğazı yumuşatıyor hem de öksürüğü kısa sürede azaltıyor.

 Zeytinyağı ve Çiğ Yumurta Mucizesi

Karatay’ın en çok dikkat çeken önerilerinden biri, zeytinyağı ile çiğ yumurta karışımı. Bu doğal karışım, boğazda oluşan tahrişi giderip rahatlama sağlıyor. Zeytinyağı, yatıştırıcı etkisiyle boğazı nemlendirirken; çiğ yumurta, epitelyum dokusunu koruyarak öksürük refleksini azaltıyor. Karatay’a göre bu karışım, düzenli tüketildiğinde boğazda koruyucu bir tabaka oluşturarak öksürüğün kısa sürede geçmesine yardımcı oluyor.

Karbonatlı Su ile Gargara

Bir diğer doğal çözüm ise karbonatlı su gargarası. Karatay, karbonatın boğazdaki bakteri ve virüslere karşı etkili bir savunma sağladığını belirtiyor. Karbonatlı suyla yapılan gargara, boğazı temizleyip yenilerken tahrişi de azaltıyor. Gün içinde birkaç kez uygulanabilen bu yöntem, boğazda kalıcı bir rahatlama sağlıyor. Ayrıca karbonatlı suyun içilmesinin de iyileşme sürecine katkıda bulunduğu ifade ediliyor.

Kemik Suyu, Limon ve Tuz Üçlüsü

Karatay, kemik suyu, limon ve kristal kaya tuzu karışımının da öksürük tedavisinde etkili olduğunu söylüyor. Kemik suyunun içeriğindeki kolajen, boğazı yumuşatırken; limon ve tuzun antibakteriyel özellikleri mikropları yok ediyor. Ilık olarak tüketilen bu karışım, hem öksürüğü hafifletiyor hem de bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

Doğal Yöntemlerle Kışı Sağlıklı Geçirin

Kış aylarında sıkça karşılaşılan soğuk algınlığı ve kuru öksürük, doğal yöntemlerle hafifletilebilir. Canan Karatay’ın önerdiği bu reçeteler, kimyasal ilaçlara yönelmeden doğal yollarla sağlığı destekliyor. Zeytinyağı, çiğ yumurta, karbonatlı su ve kemik suyu gibi evde kolayca bulunabilen malzemelerle hazırlanan karışımlar, boğazı rahatlatırken vücudu da güçlendiriyor.

Karatay, bu doğal çözümlerin düzenli uygulanmasının öksürüğü hızla hafifleteceğini ve genel bağışıklık sistemini destekleyeceğini vurguluyor. Özellikle kış aylarında doğal ve sağlıklı yollarla korunmak isteyenler için bu reçeteler pratik ve etkili alternatifler sunuyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/canan-karatay-dan-gecmeyen-kuru-oksuruge-dogal-cozum-bu-karisim-oksuruge-son-veriyor-318.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/canan-karatay-dan-gecmeyen-kuru-oksuruge-dogal-cozum-bu-karisim-oksuruge-son-veriyor-318.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/canan-karatay-dan-gecmeyen-kuru-oksuruge-dogal-cozum-bu-karisim-oksuruge-son-veriyor-318-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/canan-karatay-dan-gecmeyen-kuru-oksuruge-dogal-cozum-bu-karisim-oksuruge-son-veriyor-318.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/prof-dr-canan-karatay-dan-kuru-oksuruge-dogal-cozum-recetesi/34751/</link>
			<pubDate>Mon, 07 Oct 2024 20:37:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Düzce’de Gıda Skandalı: Saydamlar Catering’in Rosto Köftesinde Domuz Eti Bulundu]]></title>
			<description><![CDATA[Düzce’de KYK yurtlarına yemek sağlayan Saydamlar Catering’in rosto köftesinde yapılan testlerde domuz eti bulundu. Firma “vatan ve bayrak” vurgulu açıklamasıyla tepki topladı. Olay geniş çaplı soruşturmayla inceleniyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Düzce’de uzun yıllardır yemek hizmeti veren ve KYK yurtlarına da yemek sağlayan Saydamlar Catering firması, büyük bir gıda skandalının merkezine oturdu. Firmanın menüsünde yer alan rosto köftede yapılan testler sonucunda domuz eti tespit edilmesi, hem yerel hem de ulusal basında geniş yankı buldu.

️ Skandalın Detayları

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın rutin gıda kontrolleri kapsamında yapılan analizlerde, Saydamlar Catering’in hazırladığı rosto köftede domuz eti izine rastlandı. Bu durum, özellikle dini hassasiyetleri yüksek tüketiciler arasında büyük tepkiye yol açtı.

️ Firmanın Açıklaması: "Vatan ve Bayrak Vurgusu"

Saydamlar Catering yetkilileri, 40 yıllık geçmişlerinde hiçbir olumsuzluk yaşamadıklarını belirterek, olayın tek bir numune ile sınırlı olduğunu savundu. Ancak firma açıklamasında yer alan “devletine ve bayrağına bağlı, vatanını seven bir kuruluşuz” ifadeleri kamuoyunda tepki topladı. Sosyal medyada birçok kullanıcı, dini ve milli duyguların bu şekilde savunma amacıyla kullanılmasını eleştirdi.



Test Sonuçları ve Tepkiler

Bakanlık raporuna göre, yalnızca bir numunede domuz eti tespit edilse de bu bulgu firmanın itibarını ciddi biçimde sarstı. KYK yurtlarına yemek tedarik eden bir firmanın bu tür bir ihlalle gündeme gelmesi, öğrenciler ve aileleri arasında da endişe yarattı.

Hukuki ve Ticari Süreç

Skandalın ardından Saydamlar Catering hakkında idari ve hukuki inceleme başlatıldı. Firma, itibarını yeniden kazanmak için çeşitli girişimlerde bulunacağını duyurdu. Ancak uzmanlara göre, oluşan güven kaybını gidermek uzun bir süreç gerektirebilir.

Olay, Türkiye’de gıda güvenliği standartlarının sıkı şekilde uygulanması gerektiğini bir kez daha gündeme getirdi. Vatandaşlar, özellikle kamu kurumlarına yemek sağlayan firmalarda daha titiz denetim yapılması çağrısında bulundu.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/duzce-de-buyuk-skandal-unlu-yemek-firmasinin-koftesinde-domuz-eti-tespit-edildi-7275.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/duzce-de-buyuk-skandal-unlu-yemek-firmasinin-koftesinde-domuz-eti-tespit-edildi-7275.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/duzce-de-buyuk-skandal-unlu-yemek-firmasinin-koftesinde-domuz-eti-tespit-edildi-7275-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/duzce-de-buyuk-skandal-unlu-yemek-firmasinin-koftesinde-domuz-eti-tespit-edildi-7275.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/duzce-de-gida-skandali-saydamlar-catering-in-rosto-koftesinde-domuz-eti-bulundu/34736/</link>
			<pubDate>Mon, 07 Oct 2024 17:02:39 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Ruanda’da Marburg Virüsü Salgını: 9 Kişi Hayatını Kaybetti]]></title>
			<description><![CDATA[Ruanda’da Marburg virüsü salgını: 9 kişi hayatını kaybetti, 27 vaka tespit edildi. Ebola’ya benzeyen ve yüksek ölüm oranıyla bilinen Marburg virüsü DSÖ ve CDC tarafından yakından izleniyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Doğu Afrika ülkesi Ruanda’da, ölümcül Marburg virüsü salgını endişe yaratıyor. Ebola virüsüne benzer özellikler taşıyan ve yüksek ölüm oranıyla bilinen Marburg virüsü nedeniyle şu ana kadar 9 kişi yaşamını yitirdi, 27 vaka tespit edildi. Özellikle sağlık çalışanları arasında hızla yayılan virüs, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (CDC) tarafından yakından izleniyor.

Marburg virüsü, tıpkı Ebola gibi vücut sıvılarıyla yakın temas sonucunda bulaşıyor. Hastaların kanı, teri ve diğer vücut sıvılarıyla temas eden kişilerde bulaş riski oldukça yüksek. Virüsün doğal taşıyıcısı olan Mısır meyve yarasası, salgının yayılmasında önemli rol oynuyor. Ruanda’da yaklaşık 300 temaslı kişi gözetim altında tutuluyor. Henüz etkili bir tedavi veya aşı bulunmayan hastalığa karşı sağlık yetkilileri izolasyon ve temas takibi çalışmalarına hız vermiş durumda.

Özellikle Kigali’deki sağlık tesislerinde görev yapan doktor ve hemşireler, virüsten en çok etkilenen gruplar arasında. DSÖ, temaslı kişilerin sağlık durumlarını yakından takip ediyor. CDC verilerine göre Marburg virüsünün ilk belirtileri arasında yüksek ateş, kas ağrısı, titreme ve ishal bulunuyor. Hastalığın ilerleyen evrelerinde kanamalar, organ yetmezliği ve şok gibi ölümcül komplikasyonlar ortaya çıkabiliyor.

Bilim insanları, virüse karşı etkili tedavi ve aşı geliştirmek için çalışmalarını hızlandırdı. Ancak şu an için yalnızca destekleyici bakım yöntemleri uygulanabiliyor. Bu nedenle hastaların izole edilmesi, vücut sıvılarıyla temasın engellenmesi ve sağlık çalışanlarının kişisel koruyucu ekipman kullanması büyük önem taşıyor.

Marburg virüsü salgınları dünya genelinde sınırlı sayıda görülse de, Ruanda’daki mevcut durum hem Afrika kıtasında hem de uluslararası sağlık otoritelerinde büyük kaygı uyandırıyor. Uzmanlar, virüsün yayılmasını önlemek için bireysel hijyen kurallarına dikkat edilmesi, temaslı kişilerin gözetim altında tutulması ve uluslararası işbirliğinin artırılması gerektiğini vurguluyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/ruanda-da-marburg-virusu-salgini-alarm-verdi-9-olum-ve-27-vaka-7732.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/ruanda-da-marburg-virusu-salgini-alarm-verdi-9-olum-ve-27-vaka-7732.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/ruanda-da-marburg-virusu-salgini-alarm-verdi-9-olum-ve-27-vaka-7732-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/ruanda-da-marburg-virusu-salgini-alarm-verdi-9-olum-ve-27-vaka-7732.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/ruanda-da-marburg-virusu-salgini-9-kisi-hayatini-kaybetti/34734/</link>
			<pubDate>Mon, 07 Oct 2024 16:32:18 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[11 Ekim’de açılıyor: Sigara Bıraktırma Polikliniği hasta kabulüne başlıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Çarşamba Devlet Hastanesi, sigara bağımlılığıyla mücadele için 11 Ekim’de Sigara Bıraktırma Polikliniği açıyor. Poliklinik, sigara bırakmak isteyen vatandaşlara bilimsel yöntemlerle destek sunacak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Çarşamba Devlet Hastanesi, sigara bağımlılığıyla mücadelede önemli bir adım atarak Sigara Bıraktırma Polikliniği açıyor. Poliklinik, 11 Ekim 2024 tarihinde hasta kabulüne başlayacak ve sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara bilimsel yöntemlerle destek sunacak.

Sigaranın, özellikle akciğer başta olmak üzere birçok organı olumsuz etkilediğini vurgulayan Çarşamba Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Aykut Özturan, yeni polikliniğin vatandaşların yaşam kalitesine katkı sağlayacağını belirtti. Özturan, “Sigara ve nikotin bağımlılığı tedavi edilebilir bir sağlık problemidir. Bu poliklinik sayesinde vatandaşlarımızın sigara nedeniyle artan hastalık riskini azaltmayı ve sağlıklı bir yaşama adım atmalarını hedefliyoruz” dedi.

Polikliniğin sorumlu hekimi olan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Fatma Selen Ala Çıtlak ise sigara kullanımının Türkiye’de yetişkin nüfusun yaklaşık %20’sini etkilediğini hatırlatarak, dünya genelinde her yıl 8 milyondan fazla insanın sigara ve ilişkili hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiğini aktardı. Dr. Çıtlak, “Sigara halk sağlığını tehdit eden en önemli risklerden biri. Polikliniğimizle bu zararlı alışkanlıktan kurtulmak isteyen vatandaşlarımıza yanlarında olduğumuzu göstereceğiz” ifadelerini kullandı.

Vatandaşlar, 11 Ekim’den itibaren MHRS üzerinden randevu alarak poliklinikten yararlanabilecek. Uzman hekimler tarafından sağlanacak tedavi desteği, sigarayı bırakmak isteyenler için büyük bir fırsat olarak görülüyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/carsamba-devlet-hastanesi-nden-sigara-birakmak-isteyenlere-mujde-3649.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/carsamba-devlet-hastanesi-nden-sigara-birakmak-isteyenlere-mujde-3649.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/carsamba-devlet-hastanesi-nden-sigara-birakmak-isteyenlere-mujde-3649-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/carsamba-devlet-hastanesi-nden-sigara-birakmak-isteyenlere-mujde-3649.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/11-ekim-de-aciliyor-sigara-biraktirma-poliklinigi-hasta-kabulune-basliyor/34503/</link>
			<pubDate>Wed, 02 Oct 2024 16:35:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Dünyagöz Samsun, Cumhuriyet Meydanı’nda Yeni Hastane Projesini Duyurdu]]></title>
			<description><![CDATA[Dünyagöz Samsun, 13. yılını kutlarken Cumhuriyet Meydanı’nda yeni hastane yatırımıyla bölgeye hizmet kapasitesini iki katına çıkaracak.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Türkiye’de göz sağlığı alanında öncü konumda olan Dünyagöz Hastaneler Grubu, Samsun şubesinde 13. yılını kutladı. 1996 yılında tam teşekküllü branş hastaneciliği anlayışıyla hizmet vermeye başlayan grup, Samsun’daki yatırımları ve ileri teknolojili tedavi yöntemleriyle bölge halkının göz sağlığı ihtiyaçlarına yanıt veriyor.

Dünyagöz Samsun, açıldığı günden bu yana sunduğu yenilikçi çözümler ve uzman hekim kadrosu ile bölgedeki sağlık standartlarını yükseltiyor. 13 yıl boyunca gerçekleştirdiği çalışmalarla göz hastalıkları alanında önemli bir merkez haline geldi.

Genel Müdür Melih Tayfun Sanlı, Samsun’daki başarılarına ilişkin açıklamasında, “1996’da başladığımız yolculukta bugün 28. yılımızı kutlamanın gururunu yaşıyoruz. 12 ilde 21 hastanemizle gözün 29 branşında 500 farklı tedavi yöntemi uyguluyoruz. 350’si öğretim üyesi ve uzman doktorlardan oluşan 800 kişilik medikal kadromuz ve 3.500’ün üzerinde çalışanımızla hizmet veriyoruz. Her yıl %100 büyüme kaydediyoruz ve yeni hastanelerimizle 2.000’den fazla kişiye istihdam sağlayacağız” dedi.

Sanlı, Samsun’da yapılacak yeni yatırımlara da değinerek, Cumhuriyet Meydanı’nda modern ve ileri teknolojiye sahip yeni bir hastane inşa edileceğini ve mevcut kapasitenin iki katına çıkarılacağını söyledi. Yeni tesisin sadece Samsun’a değil, komşu ülkelerden gelen hastalara da hizmet sunacağını belirtti. Grup ayrıca, Türkiye genelinde toplamda 120 milyon dolarlık yatırım planını sürdürüyor.

Samsun Şube Müdürü Sıtkı Aslan, 13. yıla özel yaptığı açıklamada, “2011 yılında faaliyete geçen Dünyagöz Samsun, göz sağlığının tüm branşlarında sunduğu 500 farklı tedavi yöntemi ile bölgenin medikal referans merkezi haline geldi. Sinop, Amasya, Tokat, Ordu, Giresun ve Trabzon’dan gelen hastalara da hizmet veriyoruz. Lazer teknolojileri, katarakt ameliyatları, retina tedavileri ve çocuk göz sağlığı gibi hizmetlerle bölgenin en donanımlı göz hastanesi olma vizyonumuzu sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

Aslan ayrıca, sosyal sorumluluk projelerine verdikleri desteği vurgulayarak, okul ve halk tarama programları ile göz sağlığının önemini küçük yaşlardan itibaren yaymayı hedeflediklerini belirtti. “Bir Samsunlu olarak şehrimize ve bölgemize hizmet etmenin onurunu yaşıyoruz” dedi.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/dunyagoz-samsun-da-13-yil-donumunu-buyuk-yatirimlarla-kutluyor-bolge-sagligina-damga-vuracak-projeler-yolda-7310.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/dunyagoz-samsun-da-13-yil-donumunu-buyuk-yatirimlarla-kutluyor-bolge-sagligina-damga-vuracak-projeler-yolda-7310.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/dunyagoz-samsun-da-13-yil-donumunu-buyuk-yatirimlarla-kutluyor-bolge-sagligina-damga-vuracak-projeler-yolda-7310-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/10/dunyagoz-samsun-da-13-yil-donumunu-buyuk-yatirimlarla-kutluyor-bolge-sagligina-damga-vuracak-projeler-yolda-7310.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/dunyagoz-samsun-cumhuriyet-meydani-nda-yeni-hastane-projesini-duyurdu/34472/</link>
			<pubDate>Tue, 01 Oct 2024 11:48:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Dr. Semanur Dikenli: Samsun’daki Hava Kirliliği Çocuk Sağlığını Tehdit Ediyor]]></title>
			<description><![CDATA[Dr. Semanur Dikenli’nin araştırması, Samsun’daki hava kirliliğinin çocuklarda solunum ve alerjik hastalıkları artırdığını ortaya koydu. Kış aylarında kirlilik zirveye çıkarken, uzmanlar acil önlem çağrısı yapıyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Samsun’da artan hava kirliliği, özellikle çocukların sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturuyor. Dr. Semanur Dikenli’nin yaptığı kapsamlı araştırma, hava kalitesi ile 18 yaş altı bireylerin sağlık durumu arasındaki doğrudan ilişkiyi ortaya koydu. Çalışmaya göre, kirliliğin yoğun olduğu dönemlerde çocuklarda solunum yolu ve alerjik hastalıklar belirgin şekilde artıyor.

Kış Aylarında Kirlilik Zirvede

Araştırmada, Samsun’un merkez ilçelerinde ölçülen yıllık PM10 (partikül madde) seviyelerinin Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) sınırlarını aştığı belirlendi. Özellikle Kasım ve Aralık aylarında PM10 ve diğer kirleticilerin zirveye ulaştığı, bu dönemde çocukların solunum yolu rahatsızlıkları nedeniyle hastane başvurularında keskin bir artış yaşandığı tespit edildi.

Solunum ve Alerjik Hastalıklar Arttı

Dr. Dikenli’nin bulgularına göre, Aralık ayında hastane başvuruları en yüksek seviyeye çıkarken, en düşük oranlar Ocak ayında görüldü. Çocuklarda hava kirliliği yalnızca solunum problemlerine değil; alerjik hastalıklara, cilt rahatsızlıklarına ve farklı sağlık sorunlarına da yol açıyor.

Kirleticiler DSÖ Sınırlarını Aşıyor

Samsun’da yapılan ölçümlerde PM10, azot dioksit (NO2) ve kükürt dioksit (SO2) seviyelerinin hem ulusal hem de uluslararası standartların üzerinde olduğu saptandı. NO2 seviyeleri Şubat ayında zirve yaparken, ozon (O3) değerleri Mayıs ayında en yüksek seviyeye ulaştı.

Çocuklar Daha Savunmasız

Çalışmada, çocukların gelişmemiş organ yapıları, hızlı solunum oranları ve açık havada daha fazla vakit geçirmeleri nedeniyle hava kirliliğine karşı yetişkinlere kıyasla daha savunmasız oldukları vurgulandı.

Çözüm Önerileri

Dr. Dikenli, kirlilikle mücadele için kirlilik ölçüm istasyonlarının artırılması, fosil yakıt kullanımının azaltılması, temiz enerjiye geçişin hızlandırılması, toplu taşımaya teşvik sağlanması ve araç egzoz kontrollerinin düzenli yapılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, çocuk sağlığını korumak için hava kirliliğiyle ilgili daha uzun dönemli bilimsel çalışmaların yapılmasının ve elde edilen verilerin sağlık politikalarına yön vermesinin önem taşıdığını belirtti.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/09/samsun-da-hava-kirliligi-cocuk-sagligini-tehdit-ediyor-solunum-ve-alerjik-hastaliklar-artista-9784.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/09/samsun-da-hava-kirliligi-cocuk-sagligini-tehdit-ediyor-solunum-ve-alerjik-hastaliklar-artista-9784.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/09/samsun-da-hava-kirliligi-cocuk-sagligini-tehdit-ediyor-solunum-ve-alerjik-hastaliklar-artista-9784-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/09/samsun-da-hava-kirliligi-cocuk-sagligini-tehdit-ediyor-solunum-ve-alerjik-hastaliklar-artista-9784.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/dr-semanur-dikenli-samsun-daki-hava-kirliligi-cocuk-sagligini-tehdit-ediyor/34165/</link>
			<pubDate>Mon, 16 Sep 2024 10:58:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Listeria Virüsü Nedir? Gıdalar Üzerinden Nasıl Bulaşır?]]></title>
			<description><![CDATA[Listeria virüsü gıdalar yoluyla bulaşarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Peki, Listeria nedir, nasıl bulaşır ve hangi önlemlerle korunabilir?]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Son günlerde sağlık otoriteleri, gıda kaynaklı hastalıklar arasında önemli bir yere sahip olan Listeria virüsü hakkında vatandaşları uyarıyor. Özellikle yaz aylarında artan gıda tüketimi ve yetersiz soğuk zincir uygulamaları, bu bakterinin yayılmasını kolaylaştırıyor.

Listeria monocytogenes adı verilen bu bakteri, düşük sıcaklıklarda dahi çoğalabilme özelliğine sahiptir. Pastörize edilmemiş süt ve süt ürünleri, çiğ veya az pişmiş et, dondurulmuş ya da yıkanmamış sebzeler, bakterinin başlıca bulaş kaynakları arasında yer alır.

Nasıl Bulaşır?
Listeria enfeksiyonu, kontamine gıdaların tüketilmesiyle insanlara geçer. Özellikle hamile kadınlar, yaşlı bireyler, bebekler ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler için ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Enfeksiyon; yüksek ateş, kas ağrıları, mide bulantısı ve ishal gibi belirtilerle kendini gösterir. Hamile kadınlarda ise düşük, erken doğum veya yeni doğan enfeksiyonlarına neden olabilir.

Korunma Yolları
Uzmanlar, Listeria virüsünden korunmak için şu önlemleri öneriyor:


	
	Gıdaları iyice yıkayın ve uygun şekilde saklayın.
	
	
	Et ve süt ürünlerini tam olarak pişirin.
	
	
	Pastörize süt ve süt ürünlerini tercih edin.
	
	
	Risk grubundaki bireyler, yüksek riskli gıdalardan uzak durmalı.
	


Gıda güvenliği konusunda alınacak bu basit ama etkili önlemler, Listeria enfeksiyonunun önüne geçmek için büyük önem taşıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/08/listeria-virusu-nedir-nasil-bulasir-ve-korunma-yollari-nelerdir-3211.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/08/listeria-virusu-nedir-nasil-bulasir-ve-korunma-yollari-nelerdir-3211.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/08/listeria-virusu-nedir-nasil-bulasir-ve-korunma-yollari-nelerdir-3211-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/08/listeria-virusu-nedir-nasil-bulasir-ve-korunma-yollari-nelerdir-3211.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/listeria-virusu-nedir-gidalar-uzerinden-nasil-bulasir/34032/</link>
			<pubDate>Thu, 29 Aug 2024 22:22:50 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Doğu At Ensefaliti: Sivrisineklerin Taşıdığı Gizli Tehlike]]></title>
			<description><![CDATA[Doğu At Ensefaliti (Eastern Equine Encephalitis, EEE), Amerika Birleşik Devletleri’nin doğu kıyılarında, Kanada’da ve bazı Güney Amerika ülkelerinde görülen, oldukça nadir ama ciddi bir virüs hastalığıdır. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İnsanlarda, atlarda ve bazı kuş türlerinde beyin iltihabına neden olabilir. Hastalık, enfekte sivrisinekler aracılığıyla insanlara ve atlara bulaşır.

Doğu At Ensefaliti: Nadiren Görülen, Ancak Ciddi Bir Tehdit

Virüsün Kaynağı ve Yayılma Şekli

Doğu At Ensefaliti, genellikle bataklık gibi sucul ortamlarda yaşayan kuşlardan alınan bir virüsle enfekte olan sivrisinekler aracılığıyla yayılır. Sivrisinekler, enfekte kuşlardan virüsü alır ve bunu insanlara veya atlara bulaştırır. Özellikle yaz ve sonbahar aylarında, sivrisinek popülasyonunun arttığı dönemlerde bu hastalığın yayılma riski daha yüksektir.

Belirtileri ve Etkileri

Doğu At Ensefaliti, insanlarda çoğunlukla belirti göstermese de, bazı vakalarda ani başlangıçlı yüksek ateş, baş ağrısı, halsizlik, kas ağrıları ve ciddi beyin iltihabına bağlı olarak nörolojik sorunlar gibi belirtiler görülebilir. Bu nörolojik sorunlar arasında konvülsiyonlar, bilinç kaybı ve komaya kadar varabilen durumlar yer alır. Hastalığa yakalanan kişilerin yaklaşık üçte biri hayatını kaybederken, hayatta kalanlar ise genellikle kalıcı beyin hasarı ile karşı karşıya kalır.

Atlarda ise hastalık, genellikle hızlı bir şekilde ilerler ve belirtiler arasında ateş, koordinasyon bozukluğu, körlük, felç ve ani ölüm yer alır. EEE, atlarda da oldukça ölümcüldür ve hastalığa yakalanan atların büyük bir kısmı hayatını kaybeder.

Korunma ve Tedavi

Doğu At Ensefaliti için özel bir tedavi yöntemi bulunmamakla birlikte, hastalığın önlenmesi için alınacak bazı önlemler vardır. Sivrisinek ısırıklarından korunmak için uzun kollu giysiler giymek, sivrisinek kovucular kullanmak ve özellikle su birikintilerinden uzak durmak önemlidir. Atlar için ise aşılar mevcuttur ve bu aşılar, hastalığın önlenmesinde en etkili yöntem olarak kabul edilir.

Türkiye İçin Potansiyel Tehdit

Her ne kadar Doğu At Ensefaliti Türkiye’de yaygın olmasa da, küresel ısınma ve artan sivrisinek popülasyonları bu tür egzotik hastalıkların yayılma riskini artırmaktadır. Bu nedenle, halk sağlığı yetkilileri ve veteriner hekimler, bu tür hastalıkların yayılmasını önlemek için düzenli izleme ve kontrol çalışmalarına önem vermelidir.

Doğu At Ensefaliti, nadir görülen ancak son derece ciddi sonuçlara yol açabilen bir hastalıktır. Sivrisinek ısırıklarından korunma ve atlar için aşıların kullanılması, hastalığın önlenmesinde temel önlemler olarak öne çıkmaktadır. Türkiye’de bu tür hastalıkların yayılma riski düşük olmakla birlikte, küresel iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilikteki değişimler, bu riski göz ardı etmememiz gerektiğini göstermektedir.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/08/dogu-at-ensefaliti-sivrisineklerin-tasidigi-gizli-tehlike-1314.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/08/dogu-at-ensefaliti-sivrisineklerin-tasidigi-gizli-tehlike-1314.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/08/dogu-at-ensefaliti-sivrisineklerin-tasidigi-gizli-tehlike-1314-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/08/dogu-at-ensefaliti-sivrisineklerin-tasidigi-gizli-tehlike-1314.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/dogu-at-ensefaliti-sivrisineklerin-tasidigi-gizli-tehlike/34008/</link>
			<pubDate>Tue, 27 Aug 2024 08:43:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Elma Sirkesinin Mucizevi Etkileri: 1 Kaşığıyla Gelen Sağlık Faydaları]]></title>
			<description><![CDATA[Elma sirkesi, yalnızca mutfaklarda değil, sağlık ve güzellik alanlarında da sıklıkla kullanılan mucizevi bir üründür. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[İçeriğindeki asetik asit, antioksidanlar ve diğer besin maddeleri sayesinde vücudumuza birçok fayda sunar. Peki, elma sirkesinin bu kadar değerli kılan özellikleri neler?

1. Sindirim Sistemini Düzenler

Elma sirkesi, sindirim sisteminin düzenli çalışmasına büyük katkı sağlar. Yemeklerden önce tüketilen bir kaşık elma sirkesi, sindirimi hızlandırır ve mideyi rahatlatır. Bu da yemek sonrası yaşanabilecek hazımsızlık problemlerini en aza indirir.

2. Kan Şekerini Dengelemede Yardımcı

Araştırmalar, düzenli elma sirkesi tüketiminin kan şekerini dengeleyici bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle diyabet hastaları için bu doğal ürün, kan şekeri seviyesinin kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir.

3. Bağışıklık Sistemini Güçlendirir

Elma sirkesi, güçlü antioksidan özellikleri sayesinde bağışıklık sistemini destekler. Vücudu zararlı bakterilere ve hastalıklara karşı korur, bu da özellikle soğuk algınlığı gibi mevsimsel hastalıkların önlenmesinde etkili olabilir.

4. Doğal Cilt Bakımı Ürünü

Cilt bakımında da önemli bir yere sahip olan elma sirkesi, cildin pH dengesini koruyarak akne oluşumunu engeller. Yarı yarıya su ile karıştırılarak cilde uygulandığında, cilt temizliği ve bakımında harikalar yaratır.

5. Saç Sağlığına Katkıları

Elma sirkesi, saç derisinin pH dengesini düzenler ve saçların daha parlak ve sağlıklı görünmesini sağlar. Ayrıca, kepek problemi yaşayanlar için de etkili bir çözüm sunar.

Elma Sirkesi Yapımı: Evde Kolayca Hazırlayabilirsiniz

Elma sirkesini evde hazırlamak düşündüğünüzden çok daha kolay. İşte basit bir tarif:

Malzemeler:


	4 kg elma
	1 su bardağı şeker
	1 yemek kaşığı sirke mayası
	1 tatlı kaşığı tuz
	Su


Hazırlanışı:


	Elmalar yıkanır ve sapları ile çekirdekleri çıkarılmadan dört parçaya bölünür.
	5 litrelik bir cam kavanoza elmalar yerleştirilir.
	1 yemek kaşığı sirke mayası, 1 su bardağı şeker ve 1 tatlı kaşığı tuz ilave edilir.
	Kavanozun yarısına kadar su doldurulur ve üzerine bir tülbent kapatılarak kavanozun kapağı sıkıştırılmadan kapatılır.
	Bu şekilde 3 ay bekletildikten sonra elma sirkesi süzülerek posa atılır.
	Süzülen sirke aynı kavanoza doldurulur, tülbentle kapatılıp kapağı sıkıca kapatılır ve bir 3 ay daha bekletilir.


Sonuç olarak, ev yapımı elma sirkesi hazır hale gelir ve sağlıkla tüketilebilir.

Afiyet olsun! Elma sirkesi, sağlığınızı destekleyen doğal bir mucize olarak mutfağınızda mutlaka yer almalı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/08/elma-sirkesinin-mucizevi-etkileri-1-kasigiyla-gelen-saglik-faydalari-7390.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/08/elma-sirkesinin-mucizevi-etkileri-1-kasigiyla-gelen-saglik-faydalari-7390.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/08/elma-sirkesinin-mucizevi-etkileri-1-kasigiyla-gelen-saglik-faydalari-7390-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/08/elma-sirkesinin-mucizevi-etkileri-1-kasigiyla-gelen-saglik-faydalari-7390.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/elma-sirkesinin-mucizevi-etkileri-1-kasigiyla-gelen-saglik-faydalari/33997/</link>
			<pubDate>Thu, 22 Aug 2024 21:23:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'ndan Batı Nil Virüsü Açıklaması: 2024 Yılında 6 Vaka Tespit Edildi]]></title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, 2024 yılında Türkiye'de 6 kişide Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu tespit edildiğini duyurdu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Bakanlık, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, virüsün sivrisineklerin sokmasıyla bulaştığını ve kişiden kişiye doğrudan geçmediğini vurguladı.

Açıklamada, Batı Nil Virüsü’nün genellikle yaz mevsiminde ve sonbaharın erken dönemlerinde görüldüğü, ülkemizde ise 2010 yılından bu yana zaman zaman vakaların tespit edildiği belirtildi. Bu yıl görülen 6 vaka ile ilgili olarak ise hastaların takip ve tedavi süreçlerinin devam ettiği kaydedildi.

Sağlık Bakanlığı, enfeksiyonun yayılımını önlemek ve mevcut durumun kontrol altında tutulması amacıyla gerekli çalışmaların sürdürüldüğünü belirterek, sürecin titizlikle takip edildiğini açıkladı. Bakanlık, gelişmelerin kamuoyu ile paylaşılacağını da ekledi.

Bakanlık ayrıca, vatandaşları özellikle sivrisinek ısırıklarına karşı önlem almaları konusunda uyardı.


]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/08/saglik-bakanligi-ndan-bati-nil-virusu-aciklamasi-2024-yilinda-6-vaka-tespit-edildi-8960.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/08/saglik-bakanligi-ndan-bati-nil-virusu-aciklamasi-2024-yilinda-6-vaka-tespit-edildi-8960.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/08/saglik-bakanligi-ndan-bati-nil-virusu-aciklamasi-2024-yilinda-6-vaka-tespit-edildi-8960-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/08/saglik-bakanligi-ndan-bati-nil-virusu-aciklamasi-2024-yilinda-6-vaka-tespit-edildi-8960.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/saglik-bakanligi-ndan-bati-nil-virusu-aciklamasi-2024-yilinda-6-vaka-tespit-edildi/33993/</link>
			<pubDate>Thu, 22 Aug 2024 20:17:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Maymun Çiçeği Virüsü Hakkında Uzman Uyarısı: Bulaşma Yolları ve Belirtiler]]></title>
			<description><![CDATA[Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, maymun çiçeği virüsünün bulaşma yolları, belirtileri ve alınması gereken hijyen önlemleri hakkında önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[VM Medical Park Samsun’dan Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, maymun çiçeği virüsünün bulaşma yolları, belirtileri ve önlemler hakkında önemli bilgiler verdi.

Maymun çiçeği virüsü (Monkeypox/Mpox), Afrika’nın bazı bölgelerinde yıllardır bilinen bir hastalık olmasına rağmen, son dönemde dünya genelinde artan vaka sayıları ile yeniden gündeme geldi.

VM Medical Park Samsun Hastanesi Enfeksiyon ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, virüsün yalnızca cinsel yolla değil, enfekte kişilerle yakın temas yoluyla da bulaşabileceğini vurguladı.

Bulaşma Yolları

Prof. Dr. Leblebicioğlu, virüsün yayılma yollarını şöyle açıkladı:


	
	Cinsel ilişki
	
	
	Doğrudan cilt teması
	
	
	Vücut sıvıları
	
	
	Enfekte hayvanlarla temas
	


Bu yollar, virüsün sadece belirli bir grubu değil, genel olarak herkesi tehdit ettiğini gösteriyor.

Belirtiler ve Risk Grupları

Virüsün belirtileri genellikle enfeksiyondan 1-2 hafta sonra ortaya çıkar. Ateş, baş ağrısı, kas ağrıları, lenf bezlerinde şişme, yorgunluk ve cilt döküntüleri yaygın semptomlar arasında yer alıyor. Döküntüler genellikle yüzde başlar ve vücuda yayılır, zamanla içi su dolu kabarcıklara dönüşebilir.

Bağışıklık sistemi zayıf bireyler, sağlık çalışanları ve hemcinsleriyle cinsel birliktelik yaşayan erkekler risk grubunda bulunuyor.

Küresel Salgın Riski

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), maymun çiçeği virüsü nedeniyle küresel acil durum ilan etti. Orta Afrika’da genetik olarak farklı bir tür hızla yayılıyor ve çocukları etkiliyor. Örneğin, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde bu yıl 6.500’den fazla vaka ve 345 ölüm rapor edildi; vakaların yarısından fazlası 15 yaş altı çocukları etkiledi.

Hijyen ve Önlemler

Virüsün yayılmasını önlemek için Prof. Dr. Leblebicioğlu, şu önlemleri önerdi:


	
	Hasta kişilerle yakın temastan kaçının
	
	
	Kişisel hijyene dikkat edin
	
	
	Sağlık çalışanları koruyucu ekipman kullansın
	
	
	İzolasyon önlemleri sıkı uygulansın
	


Türkiye’de Durum

Türkiye’de ilk vaka 2022’de bildirildi. 2024 itibarıyla yeni bir vaka rapor edilmedi. Ancak virüsün beklenmedik yerlerde ortaya çıkma riski nedeniyle hijyen önlemlerine dikkat etmek önem taşıyor.

Prof. Dr. Leblebicioğlu, salgının kontrol altına alınabilmesi için toplumsal bilincin artırılması ve kişisel hijyen kurallarına uyulması gerektiğini vurguladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/08/maymun-cicegi-virusu-cinsel-yolla-mi-bulasiyor-uzmanlar-uyardi-6482.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/08/maymun-cicegi-virusu-cinsel-yolla-mi-bulasiyor-uzmanlar-uyardi-6482.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/08/maymun-cicegi-virusu-cinsel-yolla-mi-bulasiyor-uzmanlar-uyardi-6482-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/08/maymun-cicegi-virusu-cinsel-yolla-mi-bulasiyor-uzmanlar-uyardi-6482.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/maymun-cicegi-virusu-hakkinda-uzman-uyarisi-bulasma-yollari-ve-belirtiler/33931/</link>
			<pubDate>Sat, 17 Aug 2024 10:04:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[M Çiçeği Virüsü Nedir? Yeni Tehdit Dünya Sağlık Uzmanlarını Alarmda]]></title>
			<description><![CDATA[Afrika’dan dünyaya yayılan M çiçeği virüsü, bulaşıcı yapısı ve ciddi sağlık riskleri nedeniyle küresel sağlık otoritelerinin gündeminde.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Son dönemde sağlık uzmanları, M çiçeği virüsü olarak adlandırılan yeni ve bulaşıcı bir virüs hakkında uyarılarda bulunuyor. Poxviridae ailesine ait bu virüs, ilk olarak Afrika’nın kırsal bölgelerinde tespit edilmesine rağmen, farklı kıtalarda da vakaların görülmesiyle küresel bir sağlık tehdidi haline geldi.

M Çiçeği Virüsü Nedir?
M çiçeği virüsü, özellikle enfekte hayvanlarla temas yoluyla insanlara bulaşan bir patojendir. Virüs, yüksek ateş, baş ağrısı, kas ağrıları ve yüz ile ekstremitelerde ortaya çıkan yoğun cilt döküntüleri gibi belirtilerle seyrediyor. Kuluçka süresi genellikle 7 ila 14 gün arasında değişiyor.

Bulaşma Yolları ve Risk Grupları
Virüs insandan insana doğrudan temas, solunum yolu salgıları ve kontamine yüzeyler aracılığıyla bulaşabilir. Özellikle sağlık çalışanları ve enfekte kişilerle yakın temas halinde olanlar yüksek risk altında bulunuyor.

Korunma Yöntemleri ve Tedavi İmkanları
Şu an için M çiçeği virüsüne özgü bir aşı bulunmamakla birlikte, diğer çiçek virüsü aşılarının kısmi koruma sağlayabileceği düşünülüyor. Uzmanlar, hijyen kurallarına dikkat edilmesini, enfekte kişilerle temastan kaçınılmasını ve sağlık önlemlerinin artırılmasını öneriyor. Tedavi ise semptomlara yönelik destekleyici bakım esasına dayanıyor; antiviral ilaçların etkinliği ise halen araştırılıyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nden Global Uyarı
DSÖ, M çiçeği virüsünün yayılımının kontrol altına alınması için uluslararası iş birliğinin önemine vurgu yaptı. Küresel sağlık sistemlerinin güçlendirilmesi ve hızlı araştırmaların yapılması gerektiği belirtildi.

Geleceğe Dair Öngörüler ve Hazırlıklar
Uzmanlar, toplumun bilinçlendirilmesinin ve salgınlara karşı hazırlıklı olunmasının kritik olduğunu söylüyor. M çiçeği virüsünün yayılma potansiyeli tam olarak bilinmemekle birlikte, proaktif önlemlerle ciddi sağlık risklerinin önlenebileceği umut ediliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/07/m-cicegi-virusu-yeni-bir-tehdit-mi-5836.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/07/m-cicegi-virusu-yeni-bir-tehdit-mi-5836.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/07/m-cicegi-virusu-yeni-bir-tehdit-mi-5836-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/07/m-cicegi-virusu-yeni-bir-tehdit-mi-5836.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/m-cicegi-virusu-nedir-yeni-tehdit-dunya-saglik-uzmanlarini-alarmda/33720/</link>
			<pubDate>Tue, 23 Jul 2024 22:55:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Diyetisyen Manolya Ejder'den Sağlıklı Kilo Verme Tüyoları]]></title>
			<description><![CDATA[Kilo sorunu, birçok insanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen önemli bir sağlık problemi. Bu soruna çözüm arayanlar genellikle çeşitli yöntemlere başvururken, Diyetisyen Manolya Ejder, bilinçsiz diyet uygulamalarının sağlık problemlerine yol açabileceği konusunda uyarıyor ve sürdürülebilir beslenmenin önemine dikkat çekiyor.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Obezite oranlarının artmasıyla birlikte, kilo verme çabaları birçok kişinin odak noktası haline geldi. Samsun'da hizmet veren Diyetisyen Manolya Ejder, kilo sorunuyla mücadele edenleri bilinçsiz diyetlerden uzak durmaları konusunda uyarıyor. Ejder, “Kilo vermek adına herhangi bir ürün, ilaç veya mama kullanımını asla desteklemiyorum. Kısa süreli çözümler karaciğer, böbrek ve kalp rahatsızlıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir” diyor.

Sürdürülebilir Beslenme Şart

Kilo vermenin sihirli bir değnekle mümkün olmadığını belirten Diyetisyen Ejder, “Önemli olan, sürdürülebilir bir beslenme programıdır. Sürdürülebilir beslenme, aşırı kalorisi kısıtlanmış ve sizi mutsuz eden bir program değildir. En önemli şey dengedir. Hayatımızın her alanında dengeyi yakalamak zorundayız” şeklinde konuşuyor.

Su Tüketiminin Önemi

Denge sağlamanın yanı sıra su tüketiminin de önemine vurgu yapan Ejder, “Günlük su tüketimi metabolizmanın sağlıklı çalışması için hayati önem taşır. Kış aylarında su tüketiminin azalması, metabolizmanın yavaşlamasına sebep olabilir. Sağlıklı bir metabolizma için günde 2-2,5 litre su içmeye özen gösterilmelidir” diyor.

Kaçamakları Dengelemek

Diyet yaparken en büyük hatalardan birinin, “nasıl olsa diyetimi bozdum” diyerek kontrolsüzce yemek yemeye başlamak olduğunu ifade eden Ejder, “Bu en tehlikeli durumlardan biridir. Kaçamak yaptığınızda, bunu dengelemek için ertesi gün daha dikkatli olmalısınız. Böylece sürekli en baştan başlamak zorunda kalmazsınız. Yaptığınız yanlışlar için kendinizi bağışlayın ve asla sevmekten vazgeçmeyin” diye ekliyor.

Sürekli Tartılmaktan Kaçının

Sürekli tartılmanın strese yol açtığını belirten Ejder, “Sürekli tartılmak, motivasyonunuzu düşürür ve yoldan sapmanıza neden olabilir. Bırakın tartı ne derse desin, önemli olan doğru beslenme programını hayatınıza adapte etmektir. Asıl ölçüt beden ölçülerinizdir. Beslenme programına başlamadan önce bel-kalça gibi bölgelerinizi ölçün ve 2-3 hafta aralıklarla değişimleri kontrol edin. Tartı sizin için hiçbir zaman ilk hedef olmasın” şeklinde konuşuyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/06/diyetisyen-manolya-ejder-den-saglikli-kilo-verme-tuyolari-3586.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/06/diyetisyen-manolya-ejder-den-saglikli-kilo-verme-tuyolari-3586.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/06/diyetisyen-manolya-ejder-den-saglikli-kilo-verme-tuyolari-3586-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/06/diyetisyen-manolya-ejder-den-saglikli-kilo-verme-tuyolari-3586.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/diyetisyen-manolya-ejder-den-saglikli-kilo-verme-tuyolari/33391/</link>
			<pubDate>Sun, 09 Jun 2024 19:31:52 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Psikiyatrist Akif Taşdemir: İlaç Tedavisine Sınavdan Hemen Önce Başlanmamalı]]></title>
			<description><![CDATA[Büyük Anadolu Hastaneleri Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Akif Taşdemir, sınav kaygısının fiziksel belirtilerine dikkat çekerek bilişsel davranışçı terapi ile 5-6 seansta çözüm sağlanabileceğini belirtti.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sınav takvimlerinin yaklaşmasıyla birlikte milyonlarca öğrenci ve aile için stresli bir maraton başlarken, uzmanlardan çocukların ruh ve beden sağlığını korumaya yönelik hayati uyarılar geliyor. Büyük Anadolu Hastaneleri Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Akif Taşdemir, çocuklarda bu dönemde baş gösteren sınav kaygısının sadece psikolojik bir gerilim olmadığını; hem fiziksel hem de davranışsal ağır semptomlarla kendini belli edebileceğini vurguladı.

Ebeveynleri çocuklardaki ani değişimleri yakından gözlemlemeye davet eden Uzm. Dr. Taşdemir, sınav kaygısının tedavi edilebilir bir klinik tablo olduğunu hatırlattı.

Eğitim sistemindeki geçiş sınavları öğrencilerin geleceğini şekillendirirken, süreçte yönetilemeyen yüksek stres akademik performansı baltalamakla kalmıyor, çocukların genel ruh sağlığını da tehdit ediyor. Büyük Anadolu Hastaneleri Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Akif Taşdemir, sınav kaygısının küçümsenmemesi gereken psikiyatrik bir olgu olduğuna dikkat çekerek ebeveynler ve eğitimciler için kritik bir rehber sundu.

Kalp Çarpıntısından Mide Bulantısına: Vücut Alarm Veriyor!

Sınav kaygısının çocukların yaşam konforunu ve odaklanma becerilerini doğrudan baltaladığını belirten Uzm. Dr. Akif Taşdemir, özellikle sınav salonunda ya da hazırlık sürecinde sıklıkla klinik ortamda karşılaştıkları somatik (fiziksel) belirtileri şu şekilde sıraladı:


	
	Aniden gelişen kalp çarpıntısı ve nefes darlığı,
	
	
	Vücutta aşırı terleme, el ve ayaklarda titreme,
	
	
	Psikosomatik mide bulantıları, karın ağrıları ve ani ağız kuruluğu.
	


Bu semptomların çocuğun elinde olmadan, yoğun kaygı baskısıyla otonom sinir sisteminin verdiği tepkiler olduğunu ifade eden Taşdemir, fiziksel acıların yanı sıra çocukta özgüven kaybı, uyku bozuklukları ve öfke patlamalarının da eş zamanlı görülebileceğini aktardı.

"Yüksek Beklenti ve Baskı Kaygıyı Körüklüyor"

Sınav kaygısının kökeninde sadece ders yoğunluğunun yer almadığını, çevresel faktörlerin de büyük rol oynadığını ifade eden Uzm. Dr. Taşdemir, ebeveyn iğnesini ailelere batırdı. Birçok anne ve babanın iyi niyetle de olsa sergilediği mükemmeliyetçi tutumun ters teptiğini belirterek, "Çocuklar, kendi geleceklerinden ziyade ailelerinin yüksek beklentilerini boşa çıkarma, onları hayal kırıklığına uğratma ve başarısızlık durumunda sevgi/takdir görememe korkusuyla devasa bir baskı hissediyor. Ailelerin empati kuran, kıyaslama yapmayan ve destekleyici bir üslup benimsemesi şarttır" dedi.

5-6 Seanslık Terapiyle Başarı Mümkün: Medikal Tedavide Zamanlama Uyarısı

Sınav kaygısının profesyonel destekle tamamen kontrol altına alınabileceğinin müjdesini veren Uzm. Dr. Akif Taşdemir, modern psikiyatride uygulanan tedavi protokollerine değindi:

"Sınav kaygısıyla klinik mücadelede Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) metodu son derece efektif sonuçlar vermektedir. Öğrencinin sınava ve başarıya yüklediği olumsuz, gerçek dışı otomatik düşünceleri yapılandırdığımız 5-6 seanslık kompakt bir terapi süreciyle kaygı düzeyinde gözle görülür, kalıcı bir azalma sağlayabiliyoruz. Öte yandan, günlük işlevselliği tamamen bozulan, panik atak boyutunda yoğun kaygı yaşayan evlatlarımız için medikal (ilaç) tedavisi de güçlü bir seçenektir. Ancak burada ailelerin çok dikkat etmesi gereken bir kırmızı çizgimiz var: İlaç tedavisine sınavdan 1-2 hafta önce, aceleyle başlanmamalıdır. İlacın olası yan etkilerinin (sersemlik, uyku hali) uyum sürecinin sınav anına denk gelmemesi için bu tarz tedavilerin çok daha önceden, planlı şekilde planlanması gerekir."

Sınav kaygısının sadece bir karne veya puan meselesi olmadığının altını çizen Taşdemir, “Tehlikede olan sadece sınav başarısı değil, bir çocuğun yaşam kalitesi ve sosyal kimliğidir. Eğitimcilerimiz ve velilerimiz omuz omuza vererek gençlere bu yolda yalnız olmadıklarını hissettirmeli, gerektiği an uzman bir psikiyatrist veya psikologdan profesyonel yardım almaktan asla imtina etmemelidir” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/05/cocuklarda-sinav-kaygisina-dikkat-belirtiler-ve-tedavi-yontemleri-9594.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/05/cocuklarda-sinav-kaygisina-dikkat-belirtiler-ve-tedavi-yontemleri-9594.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/05/cocuklarda-sinav-kaygisina-dikkat-belirtiler-ve-tedavi-yontemleri-9594-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/05/cocuklarda-sinav-kaygisina-dikkat-belirtiler-ve-tedavi-yontemleri-9594.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/psikiyatrist-akif-tasdemir-ilac-tedavisine-sinavdan-hemen-once-baslanmamali/33296/</link>
			<pubDate>Wed, 29 May 2024 10:58:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Salmonella Tehlikesine Dikkat: Gıda Güvenliği Hayat Kurtarıyor]]></title>
			<description><![CDATA[Gıda kaynaklı hastalıklar arasında önemli bir yere sahip olan Salmonella bakterisi, özellikle yaz aylarında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Uzmanlar, hijyen ve gıda güvenliğine dikkat edilmesi konusunda vatandaşları uyarıyor.

Yaygın olarak kontamine (mikrop bulaşmış) yiyecekler ve su aracılığıyla bulaşan Salmonella bakterisi, “salmonelloz” adı verilen hastalığa neden oluyor. Genellikle çiğ veya az pişmiş et, tavuk, yumurta ve pastörize edilmemiş süt ürünleri ile taşınan bu bakteri, aynı zamanda enfekte kişilerle temas ve evcil hayvanlar aracılığıyla da yayılabiliyor.

BELİRTİLER 6 SAAT İLE 6 GÜN ARASINDA ORTAYA ÇIKIYOR

Sağlık uzmanlarına göre, Salmonella enfeksiyonunun belirtileri genellikle bakteri alındıktan sonraki 6 saat ile 6 gün içerisinde ortaya çıkıyor. En yaygın belirtiler arasında:


	
	Karın ağrısı ve kramplar
	
	
	İshal (bazen kanlı olabilir)
	
	
	Ateş
	
	
	Mide bulantısı ve kusma
	
	
	Baş ağrısı
	
	
	Titreme ve kas ağrıları
	


yer alıyor. Bu belirtiler genellikle 4 ila 7 gün arasında sürüyor ve çoğu kişi tıbbi müdahaleye gerek kalmadan iyileşiyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerde hastalık ciddi komplikasyonlara yol açabiliyor.

TEDAVİDE SIVI TAKVİYESİ VE DİNLENME ÖNEMLİ

Uzmanlar, Salmonella enfeksiyonunun tedavisinde en önemli unsurun vücut sıvı dengesini korumak olduğunu belirtiyor. Kaybedilen sıvının su, elektrolit içeren içecekler ya da tuzlu-su karışımları ile yerine konulması gerekiyor. Ayrıca pirinç, yoğurt, muz gibi sindirimi kolay yiyeceklerin tercih edilmesi öneriliyor.

Hafif vakalarda antibiyotik kullanılmasa da, ciddi seyreden enfeksiyonlarda doktor kontrolünde antibiyotik tedavisi uygulanabiliyor.

HİJYEN HAYAT KURTARIR

Sağlık otoriteleri, Salmonella riskine karşı özellikle şu önlemlere dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor:


	
	Ellerin sık sık ve doğru şekilde yıkanması
	
	
	Et ve yumurtaların tam pişirilmesi
	
	
	Çiğ gıdaların pişmiş gıdalardan ayrı tutulması
	
	
	Pastörize edilmemiş süt ürünlerinden kaçınılması
	
	
	Evcil hayvanlarla temas sonrası ellerin mutlaka yıkanması
	


UZMANLARDAN UYARI

Uzmanlar, “Salmonella enfeksiyonu, genellikle hafif seyreder ancak bazı durumlarda ciddi sağlık problemlerine neden olabilir. Şiddetli ishal, yüksek ateş ya da kusma gibi belirtiler varsa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır” uyarısında bulunuyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/05/salmonella-nedir-ve-nasil-bulasir-7011.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/05/salmonella-nedir-ve-nasil-bulasir-7011.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/05/salmonella-nedir-ve-nasil-bulasir-7011-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/05/salmonella-nedir-ve-nasil-bulasir-7011.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/salmonella-tehlikesine-dikkat-gida-guvenligi-hayat-kurtariyor/33294/</link>
			<pubDate>Tue, 28 May 2024 19:39:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[VM Medical Park ve Liv Hospital Samsun Hastaneleri, İkiztepe Sağlık Zirvesi'nde Öne Çıktı]]></title>
			<description><![CDATA[Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Samsun Şubesi tarafından düzenlenen 'İkiztepe Sağlık Zirvesi', büyük bir katılımla başladı. ]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Liv Hospital Samsun ve VM Medical Park Samsun Hastaneleri, bu önemli etkinlikte yer aldı. Samsun'da üç gün sürecek olan '2. Uluslararası İkiztepe Sağlık Zirvesi', 200'ün üzerinde yabancı alım heyetinin katılımıyla Türk sağlık sektörünü dünya vitrinine taşıdı.

Samsun, Sağlık Turizminin Parlayan Yıldızı

VM Medical Park Samsun Hastanesi Bölge Koordinatörü Dr. Hakan Özcan, Samsun'un Türkiye'nin en önemli sağlık kentlerinden biri olduğunu vurgulayarak, İkiztepe Sağlık Zirvesi'nin uluslararası düzeyde gerçekleştirildiğini belirtti. Dr. Özcan, "ASKON'un önderliğinde ve Ticaret Bakanlığı'nın desteği ile düzenlenen bu etkinlikte, VM Medical Park Samsun ve Liv Hospital Samsun hastaneleri olarak 2023 yılında sağlık hizmeti ihracatı yapan öncü kurumlar arasında yer aldık. Bölgede sağlık turizmi hizmeti veren kurumların başında geliyoruz ve sürekli yatırımlarımızı artırıyoruz. Bu organizasyonun bölgemize ve tüm sağlık camiasına hayırlı olmasını diliyorum," dedi.

Samsun İçin Gurur Verici Bir Zirve

Liv Hospital Samsun Genel Müdürü Dr. Mustafa Şen ise zirvenin yüksek katılımla gerçekleştirildiğini ifade ederek, "Bu yıl katılımın yüksek olduğu bir zirve gerçekleştiriliyor. Samsun'u gururlandıracak bir organizasyon. Samsun gerçek anlamda bir sağlık kenti. Bu açıdan şehrimizde böyle bir zirvenin olması hem sağlık kurumları hem de Samsun açısından çok önem taşıyor. Bu zirve, Samsun'umuz için çok güzel sonuçlar doğuracaktır," dedi.

Ortak Talep: Samsun'a Direkt Uçak Seferleri

Zirveye katılan yerli ve yabancı sağlık kuruluşları, Samsun'a direkt uçak seferlerinin başlatılması konusunda ortak talepte bulundu. Bu talep, şehrin sağlık turizmindeki önemini daha da artıracak adımlar arasında yer aldı.

İkiztepe Sağlık Zirvesi, Samsun'un sağlık turizmindeki potansiyelini dünya çapında tanıtmayı ve bu alandaki yatırımları artırmayı hedefliyor. Zirve, hem yerel hem de uluslararası sağlık camiası için önemli bir platform olma özelliği taşıyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/05/vm-medical-park-ve-liv-hospital-samsun-hastaneleri-ikiztepe-saglik-zirvesi-nde-one-cikti-3525.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/05/vm-medical-park-ve-liv-hospital-samsun-hastaneleri-ikiztepe-saglik-zirvesi-nde-one-cikti-3525.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/05/vm-medical-park-ve-liv-hospital-samsun-hastaneleri-ikiztepe-saglik-zirvesi-nde-one-cikti-3525-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/05/vm-medical-park-ve-liv-hospital-samsun-hastaneleri-ikiztepe-saglik-zirvesi-nde-one-cikti-3525.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/vm-medical-park-ve-liv-hospital-samsun-hastaneleri-ikiztepe-saglik-zirvesi-nde-one-cikti/33231/</link>
			<pubDate>Tue, 21 May 2024 22:17:33 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title><![CDATA[Sağlıkta Dijital Dönem Başlıyor: Devlet Hastanelerinde "Uzaktan Muayene" Yarın Resmen Yürürlükte!]]></title>
			<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı hastanelerinde görüntülü uzaktan muayene dönemi yarın başlıyor. SGK'nın karşılayacağı görüntülü muayenede MHRS randevusu, e-reçete ve e-rapor detayları.]]></description>
		    <content:encoded><![CDATA[Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Türkiye’deki sağlık sisteminde tarihi bir dönüşüme imza atıyor. Yarın itibarıyla, Sağlık Bakanlığı’na bağlı ikinci ve üçüncü basamak devlet hastanelerinde görüntülü "uzaktan muayene" dönemi resmen başlıyor. Üstelik dijital ortamda gerçekleştirilecek bu muayenelerin tüm hizmet bedelleri, SGK tarafından genel sağlık sigortası kapsamında karşılanacak.

Özellikle kronik hastalar, yaşlılar ve kırsal bölgelerde yaşayıp hastaneye ulaşımda zorluk çeken vatandaşlar için devrim niteliğinde bir kolaylık hayata geçiyor. Altyapı çalışmaları tamamlanan ve yasal zemini hazırlanan "Uzaktan Sağlık Hizmeti", yarından itibaren kamu hastanelerinde hasta kabulüne başlıyor.

MHRS Üzerinden Görüntülü Randevu Şartı

Yeni nesil dijital muayene sisteminden yararlanmak isteyen hastaların, mevcut Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden görüntülü muayene seçeneğini işaretleyerek randevu alması gerekecek. SGK, suiistimallerin önüne geçmek ve sistem yoğunluğunu dengelemek amacıyla bazı finansal sınırlar da getirdi. Buna göre; SGK aynı hastanede bir hasta için günde yalnızca bir uzaktan muayene ücretini ödeyecek. Ayrıca, aynı branşta 10 gün içerisinde yapılacak mükerrer (tekrar) muayeneler için kuruma faturalandırma yapılamayacak. Acil servis başvuruları ise her zaman olduğu gibi bu kısıtlamaların dışında tutulacak.

Tek Tıkla E-Reçete ve E-Rapor Alınabilecek

Görüntülü muayeneler, hastanelerin ilgili branşlarında görev yapan uzman hekimler tarafından en gelişmiş bilişim altyapıları kullanılarak gerçekleştirilecek. Dijital ortamda hastasını dinleyen ve değerlendiren uzman doktorlar, tedaviye yönelik e-reçete düzenleyerek doğrudan sisteme ilaç yazabilecek. Vatandaşlar bu ilaçları SGK anlaşmalı tüm eczanelerden TC kimlik numaralarıyla temin edebilecek. Hekimler, gerekli gördükleri durumlarda hastaya hastaneye gelmesine gerek kalmadan e-rapor (istirahat veya ilaç raporu) tanımlama yetkisine de sahip olacak.

Uygulama Hangi Hastanelerde Geçerli?

Uzaktan sağlık hizmeti, Sağlık Bakanlığı'nın onay verdiği ve gerekli teknolojik donanıma sahip birinci basamak (sağlık ocakları) hariç, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarında sunulacak:


	
	İkinci Basamak Kuruluşlar: Devlet hastaneleri, dal hastaneleri, semt poliklinikleri ve entegre ilçe devlet hastaneleri.
	
	
	Üçüncü Basamak Kuruluşlar: Eğitim ve araştırma hastaneleri ile dev şehir hastaneleri.
	


Doktorlar görüntülü görüşme esnasında fiziki müdahaleyi zorunlu görürlerse, hastayı doğrudan yüz yüze muayene için hastaneye davet edebilecek. İlerleyen süreçte sisteme entegre edilecek giyilebilir sağlık teknolojileri ve akıllı tıbbi cihazlar sayesinde, hastaların tansiyon, şeker ve nabız gibi hayati verileri de uzaktan ölçülerek anlık takip edilebilecek.

Pandemi Mirası Yönetmeliklerle Güvence Altında

Koronavirüs salgını döneminde pilot uygulamaları yapılan sistem, Şubat 2022’de yayımlanan “Uzaktan Sağlık Hizmetinin Sunulmasına Dair Yönetmelik” ile yasal bir çerçeveye oturtulmuştu. SGK'nın Sağlık Uygulama Tebliği'nde (SUT) yaptığı son düzenlemeyle birlikte bütçe kapsamına alınan bu hizmet, hem hastanelerdeki fiziki kuyrukları azaltmayı hem de kamuda ciddi bir zaman ve kaynak tasarrufu sağlamayı hedefliyor.
]]></content:encoded>
		    <image>https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/05/saglikta-yeni-donem-basliyor-uzaktan-muayene-ucretleri-sgk-tarafindan-karsilanacak-8977.jpg</image>
		    <media:content url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/05/saglikta-yeni-donem-basliyor-uzaktan-muayene-ucretleri-sgk-tarafindan-karsilanacak-8977.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
<media:thumbnail url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/05/saglikta-yeni-donem-basliyor-uzaktan-muayene-ucretleri-sgk-tarafindan-karsilanacak-8977-t.jpg"/>
<enclosure url="https://www.amisoshaber.com/images/haberler/2024/05/saglikta-yeni-donem-basliyor-uzaktan-muayene-ucretleri-sgk-tarafindan-karsilanacak-8977.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
			<link>https://www.amisoshaber.com/saglikta-dijital-donem-basliyor-devlet-hastanelerinde-uzaktan-muayene-yarin-resmen-yururlukte/33228/</link>
			<pubDate>Tue, 21 May 2024 10:32:46 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>